YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5762
KARAR NO : 2023/6873
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/439 E., 2015/886 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/439 Esas, 2015/886 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infaz sonrası denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiş, aynı Kanun’un 50 nci maddesindeki kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi, 51 inci maddesindeki erteleme, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 231 inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükümlerinin ise uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde; dosyasının Yargıtay Ceza Dairesi tarafından incelenmesini istemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dosya kapsamından; şikayetçi ve sanığın aynı ceza infaz kurumunda hükümlü olduğu, şikayetçinin sanığı ve aynı ceza infaz kurumunda hükümlü bir diğer şüpheli olan H.S.’yi, kendi adına ve kendi haberi olmaksızın “ihtiyaç istem fişi” düzenleyerek kendi hesabındaki paradan harcama yaptıklarından bahisle şikayet ettiği, H.S. hakkında kamu davası açılması için yeterli delil elde edilemediğinden Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, sanık hakkında ise 19.09.2013 tarihli 131983 sayılı 4,00 TL tutarlı ihtiyaç istem fişi düzenlediğinden bahisle özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Eldeki dava konusu “ihtiyaç istem fişinin” 4 adet fotoğraf çekim ücretine ilişkin olduğu, bu fotoğraflardan 1 adedinin şikayetçiye, 3 adedinin sanığa ait olduğu, buna göre şikayetçinin malvarlığı zararının 3,00 TL olduğu, iddianamede tespit edilmiştir.
2. Sanık aşamalardaki savunmasında istikrarla, şikayetçinin bilgisi ve istemi doğrultusunda ihtiyaç istem fişini imzaladığını savunmuştur.
3. Şikayetçi aşamalardaki beyanlarında sanığın kendi bilgisi ve istemi olmaksızın ihtiyaç istem fişini imzaladığını ileri sürmüştür.
4. Sanık, ceza infaz kurumu yetkililerine verdiği ifadede, şikayetçinin bilgisi dahilinde şikayetçi yerine imza attığını, akabinde karşılığında 1 paket sigara verdiğini, daha sonra aralarında tartışma çıktığını, şikayetçinin seni koğuştan atarım dediğini, sonra aramada yastığına cam parçası koyarak şikayetçinin kendisine iftira ettiğini belirtmiştir. Şikayetçi, ceza infaz kurumu yetkililerine verdiği ifadede sanığın cam parçasını koğuştakilere göstererek tehdit ettiğini,, camın içinden çıktığı yastığın sanığa ait olduğunu aramada söylediği için sanığın kendisine iftira ettiğini, sanığa seni koğuştan attırırım demediğini belirtmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden, atılı suça konu 19.09.2013 tarihli belgeden 5 gün sonra koğuştaki aramada bir yastığın içinde cam parçası bulunduğu, şikayetçinin yatağın sanığa ait olduğunu söylediği, sanığın disiplin cezası aldığı anlaşılmaktadır.
5. Dosyada mevcut 23.06.2015 tarihli … Jandarma Kriminal Laboratuvarı Uzmanlık Raporu’nda incelenen 2 adet ihtiyaç istem fişi, sanığın üzerine atılı 19.09.2013 tarihli 131983 sayılı 4,00 TL tutarlı ihtiyaç istem fişi değil, H.S. adlı diğer şüpheliye atılı 2 adet ihtiyaç istem fişi olup, bunlardan birinde şikayetçinin imzası bulunduğu, diğerinde şikayetçinin imzası bulunmamakla birlikte bu sahte imzanın kime ait olduğunun tespit edilemeyeceği belirtilmiştir.
6. Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturması sırasında …, tanık sıfatı ile alınan ifadesinde; “Ben … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma Memuruyum, aynı zamanda Cezaevinin fotoğraf atölyesini işletmekteyim. Burası Döner Sermaye kapsamında işletilmektedir. … … ile … isimli hükümlü fotoğraf çekilme talep dilekçelerini idareye vermiş, bende idarenin bilgisi dahilinde belirtilen kişilerin soruşturma dosyasında bulunan ve bana göstermiş olduğunuz 3 adeti … ile 1 adeti …’e ait boydan resimlerini çektim … Ben koğuş kapılarından resimleri teslim ederken ücretleri karşılığı olan imzalı fişleri bana verirler bende fotoğrafları teslim ederim, bu işlem böyle oldu, ben bu 2 hükümlünün kaldığı koğuş kapısına zannetersem … gelmişti, ona ücretini söyledim bana … imzalı 4,00 TL meblağlı fişi verdi. Bende ücret karşılığı olduğu için fişi aldım bu şekilde çekilen fotoğrafların parası tahsil edildi.Ancak bu … imzalı fişin kim tarafından yazılıp imzalandığını bilmiyorum. Bana dosya içerisinde gösterdiğiniz 4,00 TL foto resim ücreti bu fiştir.dedi. … ile …’nin koğuş içerisinde bildiğim kadariyle abi-kardeş ilişkisi içerisinde idiler.”şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
7. Mahkemece, “… Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 23.06.2015 tarih ve 2015/1959 sayılı uzmanlık raporunda; ihtiyaç istem fişi üzerindeki … ismi altındaki imzanın …’e ait olmadığı, farklı bir şahıs tarafından uydurma suretiyle atılmış olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Dosya ve toplanan delillerin değerlendirilmesi kabul ve gerekçe; suç tarihinde sanık ve müştekinin … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda aynı koğuşta birlikte kaldıkları, sanığın müştekinin haberi olmaksızın 19.09.2013 tarih ve 131983 sayılı 4 TL değerindeki ihtiyaç istem fişine sanığın adını yazarak yerine imza attığı, böylece üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği, sanığın samimi ikrarı, müşteki beyanı, … Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 23.06.2015 tarihli 2015/1959 sayılı uzmanlık raporu, 19.09.2013 tarih ve 131983 sayılı ihtiyaç istem fişi ve tüm dosya kapsamından anlaşılarak sanığın eylemine uyan 5237 sy.lı TCK’nun 207/1. mad.si gereğince cezalandırılmasına ve belli haklardan yoksun bırakılmasına, sanığın kişiliği ve geçmişi, evvelce 3 … fazla hapis cezasına mahkum olması nazara alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememize her hangi bir kanaat oluşmadığından sanık hakkında 5728 sy.lı ys.nın 562. mad.si ile değişik CMK’ nun 231/5. mad.si ve TCK’ nun 50/1 ve 51/1. mad.lerinin uygulanmasına taktiren yer olmadığına karar verilmiştir” gerekçesi ile sanığın özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli ve 2015/439 Esas, 2015/886 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2013 tarihinde karar verildi.