YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15371
KARAR NO : 2013/1187
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.06.2012 gün ve 2010/356 Esas, 2012/143 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin 23.03.2010 yerine 08.04.2010 olarak yanlış gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin İstanbul Üniversitesi … Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 22.02.2012 tarihli rapor içeriği yeterli görülmekle tebliğnamedeki bu konuda bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarında, internette arkadaşlarıyla sohbet ettiği sırada önceden tanımadığı bir şahsın elinde kendisine ait çıplak fotoğraflar bulunduğunu söyleyip, bunlardan bir tanesini kısa bir süre gösterdikten sonra, bu fotoğrafları ailesine göndereceğini söyleyerek tehdit etmesi üzerine sanıkla buluşmaya gittiği, daha sonra sanığın kendisini alarak annesine ait eve götürüp zorla nitelikli cinsel istismarda bulunduğu, ertesi gün de sanığın kendisini aynı şekilde tehdit etmesi üzerine yine sanıkla buluşarak annesine ait eve gittiği, sanığın annesinin gelmesi üzerine sanığın herhangi bir eylemde bulunmadan kendisini bıraktığı, sanığın gösterdiği fotoğraf kendisine ait olmakla birlikte hiçbir zaman böyle bir poz vermediği şeklindeki hayatın olağan akışına uygun düşmeyen ve samimi görülmeyen anlatımları, sanık ile mağdurenin karşılıklı olarak birbirlerini telefon ile aradıkları ve mesajlaştıklarına ilişkin görüşme kayıtları, sanığın internet üzerinden görüştükleri sırada mağdurenin çıplak fotoğraflarını kendisine gönderdiği, olay günü mağdureyle dışarıda buluşup annesine ait eve
gittikleri ve sadece öpüştüklerine ilişkin savunmaları ile tüm dosya içeriğine göre, sanık ile internet aracılığıyla tanışan ve ona çıplak fotoğraflarını gönderen nüfus kaydına göre suç tarihinde 14 yaşı içinde bulunan mağdurenin, maddi cebir ve tehdit olmaksızın sanığın annesine ait eve gittiği ve sanıkla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği anlaşılmış bulunması karşısında, sanık hakkında sabit olan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen cezanın TCK.nın 103/4. maddesi ile cezanın artırılamayacağı gözetilmeyerek anılan madde ve fıkranın tatbiki suretiyle fazla ceza tayini ve sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK.nın 109. maddesinin 1. fıkrası yerine aynı maddenin 2. fıkrası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
Suç tarihinde annesine ait eve götürerek cinsel istismarda bulunduğu mağdureyi, ertesi gün aynı amaçla yine bu eve götürdüğü ancak bir şahsın gelmesi nedeniyle cinsel istismarda bulunmadan göndermek suretiyle eylemini teselsül ettirdiği oluşa uygun olarak kabul edilen sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın TCK.nın 43. maddesi ile artırılmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.