Danıştay Kararı 10. Daire 2016/1607 E. 2021/5874 K. 29.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/1607 E.  ,  2021/5874 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/1607
Karar No : 2021/5874

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı (Mülga …Bakanlığı) / …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Antalya Kutu Sanayi Oluklu Mukavva Kağıt Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından yapılan ithalatlarda şirketin ödemekle yükümlü olduğu katma değer vergilerinin, şirketin üçüncü kişilerden temlik aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları ile ödenebilmesi istemiyle davalı idareye yapılan 30/10/2013 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; davacı şirketin üçüncü kişilerden temlik aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları ile ödenebilmesini talep ettiği şirketçe yapılan ithalatlarda şirketin ödemekle yükümlü olduğu katma değer vergilerinin, Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin 2010/10 sayılı Para – Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliği’nin 6’ncı maddesinde yer alan “vergiler” kapsamında yer aldığı ve konuya ilişkin mevzuat hükümlerinde, Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin 2010/10 sayılı Para – Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliği’ne Ait Uygulama Usul ve Esasları’nda ve Maliye Bakanlığı, Merkez Bankası ve (mülga) Dış Ticaret Müsteşarlığı arasında düzenlenen 08/04/2011 tarihli Protokol hükümlerinde aksi yönde bir düzenlemenin de yer almadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının dava konusu ithalat işleminden doğan katma değer vergileri ile ilgili olarak ilgili mevzuat hükümleri uyarınca Bakanlığa verilen yetkiler çerçevesinde gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi için başvuru sürecini eksiksiz olarak tekemmül ettirmesi gerektiği, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde tarımsal ürünlerde uygulanmakta olan ihracat iadesi yardımlarının ihracatı, kalkınma planları ve yıllık programlardaki ilke, hedef ve politikalar doğrultusunda destekleyerek ihracata konu tarım ürünlerine rekabet gücü kazandıran, yerli üretimi koruyarak ithalatın ülke ekonomisinin yararına gerçekleştirilmesini sağlayan bir yapıda yürütülmesi gerektiğinden davacının talebinin uygun görülmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, yapılan ithalatlarda şirketin ödemekle yükümlü olduğu katma değer vergilerinin, şirketin üçüncü kişilerden temlik aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları ile ödenebilmesi hususunda karar alınması ve ilgili Bakanlıklar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesi istemiyle davalı idareye 30/10/2013 tarihinde başvurulmuş, idare tarafından başvuru zımnen reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu başvuru tarihi itibariyle yürürlükte olan 637 sayılı Ekonomi Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin 1. fıkrasında, ihracata yönelik Devlet destekleri kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu ile ilgili yetki ve görevler ile her türlü işlemlerin Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütüleceği; 2. fıkrasında, Bakanlığın, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan ihracata yönelik Devlet destekleri kapsamında yapılan ödemelere ilişkin iş ve işlemleri, Türkiye İhracatçılar Meclisi, İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile görevlendireceği ilgili diğer kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla da gerçekleştirebileceği, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan ihracata yönelik Devlet destekleri kapsamında verilen krediler ile yapılan fazla veya yersiz ödemelerin amme alacağı sayılacağı hükümleri yer almaktadır.
19/03/2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 1. maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan yapılan ihracata yönelik devlet yardımlarının harcanmasına ilişkin iş ve işlemlerin, belgelendirilmesi, muhasebeleştirilmesi, belgelerin muhafazası ve ibrazı, raporlanması, kontrolü ile Türkiye İhracatçılar Meclisi, İhracatçı Birlikleri, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ile Ekonomi Bakanlığı tarafından görevlendirilen ilgili diğer kurum ve kuruluşların denetimine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”; 5. maddesinde, “1) İhracata yönelik devlet yardımları kapsamında DFİF ile ilgili yetki ve görevler ile her türlü işlemler Bakanlık tarafından yürütülür. Bakanlık bu kapsamdaki ödemelere ilişkin iş ve işlemleri incelemeci kuruluşlar vasıtasıyla da gerçekleştirebilir. (2) Bakanlık tarafından, destek ödemelerine ilişkin iş ve işlemlerin doğrudan Bakanlıkça yürütülmesinin öngörüldüğü hallerde, destekten yararlanmak isteyen başvuru sahipleri, Bakanlık İhracat Genel Müdürlüğüne veya Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler Genel Müdürlüğüne 27/12/1994 tarihli ve 94/6401 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kararı ile bu Karara dayanılarak hazırlanan alt düzenleyici işlemlerde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde başvurur. (3) Bakanlık tarafından, destek ödemelerine ilişkin iş ve işlemlerin incelemeci kuruluşlar vasıtasıyla yapılmasının öngörüldüğü hallerde, destekten yararlanmak isteyen başvuru sahipleri, bu kurum ve kuruluşlara ikinci fıkrada yer alan mevzuatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde başvurur.” ve 15. maddesinde, “Bakanlık, bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya ve önlemleri almaya, uygulamada ortaya çıkacak özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya, 5 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen mevzuat uyarınca bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ödenen destek miktarını her türlü kamu alacağına karşılık mahsup etmeye ilişkin tedbirleri almaya yetkilidir” düzenlemeleri yer almaktadır.
24/12/2010 tarih ve 27795 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin 2010/10 sayılı Para – Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliği’nin 4. maddesinde, “1) Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu ödenekleri çerçevesinde karşılanmak üzere, aşağıdaki tabloda yer alan tarım ürünlerinin ihracatını müteakip finansmanı amacıyla, bu Tebliğ’in 6’ncı maddesinde belirtilen giderler, tabloda gösterilen ihracat iade miktarı ve azami ödeme oranı dikkate alınarak ABD Doları karşılığı Türk Lirası üzerinden, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde ihracatçı adına açılacak hesaptan, anılan Banka kanalıyla mahsup yoluyla karşılanır…”; 6. maddesinde, “1) Bu Tebliğ kapsamında; vergiler, vergi cezaları, SGK primleri, haberleşme giderleri (sabit telefon, telefaks vb.), enerji giderleri (elektrik ve doğalgaz), Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na ve ilgili tasfiye halindeki Bankalara olan borçlar ve bunların gecikme zammı ve faizlerine ilişkin giderlerin tamamı mahsup edilir. (2) Bu Tebliğ kapsamı mahsup işlemlerinde, hesapların kullanımı sırasında imalatçı/ihracatçı veya ihracatçılara hiçbir şekilde nakit olarak doğrudan ihracat iadesi ödemesi yapılmaz.” ve 9. maddesinde, “(1) Mahsup işlemleri, imalatçı/ihracatçı veya ihracatçılara Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından verilen hak ediş belgeleri üzerinde bu Banka şubeleri tarafından yapılır. Bu işlemler tahsil hükmündedir. Ancak vergilerin ödenmesinde izlenecek usul ve esaslar, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda Maliye Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası arasında düzenlenecek protokollerle belirlenir. (2) Şubeler, mahsubu istenen meblağı ihracatçıların hesabından düşerek ilgili kurumca belirlenen hesaba aktarır. (3) Bu Tebliğ kapsamında imalatçı/ihracatçı veya ihracatçıların giderleri ile ilgili mahsuplar sonucu Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ndan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kanalıyla ilgili kurumlara yapılacak ödemelerin uygulama usul ve esasları protokollerle belirlenir.” hükümleri yer almaktadır.
Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin 2010/10 sayılı Para – Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliğinin uygulanmasıyla ilgili Maliye Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası arasında 08/04/2011 tarihinde imzalanan protokolde; firmaların vergi dairesine olan borçlarının Tebliğ gereği adlarına tahakkuk edecek hak ediş tutarlarından mahsup edilmesini sağlamak üzere Bankanın sadece bu işlemlerle sınırlı olmak üzere firma hesabından vergi dairesi adına 6183 sayılı Kanunun 41. maddesine göre çek düzenleyeceği, Bankaca çek düzenlenebilmesi için vergi dairesince tasdik edilen borç döküm formu ve hak ediş belgesinin firma tarafından Bankanın ilgili şubesine ibraz edileceği, Bankanın gerekli incelemeyi yaptıktan sonra borç döküm formunda belirtilen meblağ karşılığında 6183 sayılı Kanunun 41. maddesine göre düzenlenen çeki firmaya vereceği, hak ediş belgesinden de çek tutarında düşüm yapacağı, firma tarafından çekin alacaklı vergi dairesine teslim edileceği ve vergi dairesince de vergi dairesi alındısı düzenlenerek firmaya verileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, yapılan ithalatlarda şirketin ödemekle yükümlü olduğu katma değer vergilerinin, şirketin üçüncü kişilerden temlik aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları ile ödenebilmesi hususunda karar alınması ve ilgili Bakanlıklar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirilmesi istemiyle davalı idareye yapılan 30/10/2013 tarihli başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istenmiştir.
Yukarıdaki mevzuatın birlikte incelenmesinden; İhracata Yönelik Devlet Yardımları Kapsamında Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonundan Yapılan Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Bakanlığın, bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri yapmaya ve önlemleri almaya, uygulamada ortaya çıkacak özel ve zorunlu durumları inceleyip sonuçlandırmaya, Yönetmelik hükümleri çerçevesinde ödenen destek miktarını her türlü kamu alacağına karşılık mahsup etmeye ilişkin tedbirleri almaya yetkili kılındığı, Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin 2010/10 sayılı Para – Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliğinde de nakit olarak doğrudan ihracat iadesi ödemesi yapılmayacağı ve Tebliğ’in 6. maddesinde belirtilen giderlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde ihracatçı adına açılacak hesaptan, anılan Banka kanalıyla mahsup yoluyla karşılanacağı, bu giderlerden vergilerin ödenmesinde izlenecek usul ve esasların ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri doğrultusunda Maliye Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası arasında düzenlenecek protokollerle belirleneceği, Maliye Bakanlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası arasında 08/04/2011 tarihinde imzalanan protokolde de yukarıda aktarılan usulün belirlendiği görülmektedir.

Buna göre, davacı tarafından, yapılan ithalatlarda şirketin ödemekle yükümlü olduğu katma değer vergilerinin, şirketin üçüncü kişilerden temlik aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları ile ödenebilmesi hususunda karar alınması davalıdan istenmiş ise de; yukarıda aktarılan düzenleme uyarınca, davacının vergi dairesine olan borçlarının DFİF hak ediş tutarlarından mahsup edilmesini sağlamak üzere, öncelikle vergi dairesince tasdik edilen borç döküm formunun ve hak ediş belgesini Merkez Bankası ilgili şubesine ibraz etmesi, Bankanın gerekli incelemeyi yaptıktan sonra borç döküm formunda belirtilen meblağ karşılığında 6183 sayılı Kanunun 41. maddesine göre düzenlenen çeki davacıya vermesi, davacı tarafından da çekin alacaklı vergi dairesine teslim edilmesi gerektiği açık olup, davacı tarafından mahsup işlemi yapılması için usulüne göre bir başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Tarımsal Ürünlerde İhracat İadesi Yardımlarına İlişkin Para – Kredi ve Koordinasyon Kurulu Tebliğinin, ülkemiz tarımsal ürünlerinin uluslararası piyasalarda rekabet gücünün ve ihracat potansiyelinin artırılması amacıyla hazırlandığı dikkate alındığında, Tebliğin 6. maddesinde yer alan “Bu Tebliğ kapsamında; vergiler, vergi cezaları, … ” düzenlemesinde mahsup edilebileceği belirtilen “vergiler” kapsamına ithalattan doğan katma değer vergilerinin girmediği, mahsup edilecek vergilerin de Tebliğ kapsamındaki ihraç işlemlerine ilişkin olması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; davacı tarafından, mahsup işlemi için usulüne göre bir başvuru yapılmadan ithalatlarda şirketin ödemekle yükümlü olduğu katma değer vergilerinin, şirketin üçüncü kişilerden temlik aldığı Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) alacakları ile ödenebilmesi hususunda karar alınması yönünde yaptığı başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.