Danıştay Kararı 10. Daire 2019/7567 E. 2021/5489 K. 11.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/7567 E.  ,  2021/5489 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/7567
Karar No : 2021/5489

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatının tespit edildiğinden bahisle özel güvenlik kimlik kartının (çalışma izni) iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca milli güvenliğe karşı faaliyette bulunulduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek, Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunması amacıyla davacının özel güvenlik kimlik kartının iptaline ilişkin şartların oluştuğu ve mevzuat hükümleri uyarınca davacının özel güvenlik çalışma izni ve kimlik kartının iptaline karar verildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında terör örgütüne iltisaklı olduğuna dair hukuken itibar edilebilir bir tespit bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ….

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 23/12/2020 tarihli ara kararı cevabının geldiği görülerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :
İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı Genel Yazısıyla; özel güvenlik şirketi, özel güvenlik eğitim kurumu ve alarm izleme merkezleri ile buralarda kurucu, yönetici, temsilci veya özel güvenlik görevlisi sıfatıyla çalışanların FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunup bulunmadığının İstihbarat, KOM ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri aracılığıyla araştırılarak terör örgütüne destek verdikleri tespit edilenler hakkında, özel güvenlik görevlilerinin kimlik kartlarının iptali de dahil olmak üzere, gerekli yasal işlemlerin yapılması hususunda 81 İl Valiliğine ve Jandarma Genel Komutanlığına talimat verilmiş; aynı idarenin … tarihli ve … sayılı işlemiyle, bir önceki Genel Yazı kapsamında yapılan araştırma ve incelemeler neticesinde FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyeti, iltisakı veya irtibatı bulunduğu tespit edilen özel güvenlik görevlilerine ait liste, söz konusu özel güvenlik görevlilerinin özel güvenlik kimlik kartlarının iptal edilmesini teminen ilgili Valiliklere gönderilmiş, anılan listede davacının adına da yer verilmiş; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün söz konusu talimatına istinaden davalı İstanbul Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunca, davacıya ait özel güvenlik kimlik kartı … tarihli ve … sayılı işlemle iptal edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
26/06/2004 tarih ve 25504 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun’un (dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle) “Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar” başlıklı 10. maddesinin (d) bendinde, “Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak.” şartlarına yer verilmiş; “Çalışma izni” başlıklı 11. maddesinde, “Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Ateşli silah taşımayacak özel güvenlik görevlileri hakkında sadece arşiv araştırması yapılır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her beş yılda bir yenilenir. Göreve başlayan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından onbeş gün içinde valiliğe bildirilir. Özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlardan herhangi birisinin kaybedilmesi halinde çalışma izni iptal edilir.” ve “Kimlik” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında, “Özel güvenlik görevlilerine valilikçe kimlik kartı verilir. Kimlik kartında görevlinin adı ve soyadı ile silahlı ya da silahsız olduğu belirtilir.” hükümleri yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dairemizce verilen 23/12/2020 tarihli ara kararı ile davacının, özel güvenlik kimlik kartı ve çalışma izninin iptaline dayanak gösterilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz olarak değerlendirilmesine neden olan tüm bilgi ve belgelerin; … Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturma dosyasında “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan davacı hakkında verilen kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına yönelik karara itiraz edilip edilmediğine ve bu kararın kesinleşip kesinleşmediğine ilişkin bilgi ve belgelerin; davacıya ait Asya Katılım Bankasında açılmış 2013, 2014 ve 2015 yıllarını kapsayan ve her işlem sonrasında bakiyenin görülebildiği yıllık bazda ayrıntılı tüm hesap hareketleri dökümlerinin gönderilmesi davalı idare ve ilgili kurumlardan istenilmiş olup; ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir olan Asya Katılım Bankasında hesabı bulunduğu ve hesabında 2014, 2015 ve 2016 yıllarında artış görüldüğü anlaşılmıştır.
Öte yandan; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan yürütülen 2020/29094 sayılı soruşturma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin 12/02/2020 tarihli kararın gerekçesinde; yapılan tahkikat kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Daire Başkanlığı sistemindeki FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında oluşturulan veri havuzunda yapılan sorgulama sonucunda, davacının adının, KOM Daire Başkanlığı ve bağlı birimler tarafından yürütülen soruşturmalarda örgüt ile irtibatı, iltisakı ve aidiyeti gösteren tabloda bulunmadığı, Terörle Mücadele (TEM) Dairesi Başkanlığının 15 Temmuz darbe girişimi sonrası işlem yapılan şahıslar listesinde bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında değerlendirilen derneklerde ve sendikalarda kaydı olanları gösterir tabloda bulunmadığı, KOM Daire Başkanlığı ve bağlı birimler tarafından yürütülen soruşturmaya konu şirketlerde ortak ve yöneticileri gösterir tabloda bulunmadığı, Bylock kullanan cihazlara ait abonelik bilgileri içeren listede bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü kapsamında çeşitli birimlerden Analiz Şube Müdürlüğüne gönderilen diğer verileri gösterir tabloda bulunmadığı, Bank Asya hesap hareketleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen para yatırma hareketlerinin ise dosya kapsamında davacının yüklenen suçu işlediğini gösterir dava açmaya yeter kanıt ve emare içermediği belirtilmiş ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ara kararına cevaben gönderilen yazı ekinden bu kararın 27/02/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
23/12/2020 tarihli ara kararımızın davalı idare vekiline 05/07/2021 tebliğ edilmesine rağmen verilen yasal süre içerisinde ara kararında istenilen bilgi ve belgelerin gönderilmediği, söz konusu ara kararında “ara kararı gereğinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre karar verileceği” yönünde davalı idareye ihtarda bulunulduğu ve dosyada mevcut bulunan bilgi ve belgelerin hüküm kurmaya yetecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, yukarıda aktarılan tespitler üzerinden değerlendirme yapılmıştır.
Bu durumda; Asya Katılım Bankasında hesabı bulunmak ve bu hesapta 2014, 2015 ve 2016 yıllarında artış olmak haricinde, davacı hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına dayanak teşkil edebilecek FETÖ/PDY terör örgütü ile aidiyet, irtibatı veya iltisakı olduğuna yönelik herhangi bir bilgi ve tespit bulunmadığının; bu tespitin ise tek başına davacının özel güvenlik görevlisi olarak görev yapmasına engel olabilecek nitelik taşımadığının, davalı idarece yargılama sürecinde de bunun dışında başkaca bir iddia ve belgenin ortaya konulmadığının anlaşılması karşısında; davacının özel güvenlik çalışma izni ve kimlik kartının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacının, terör örgütleriyle veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla üyelik, iltisak ve irtibatının sonradan tespit edilmesi durumunda davalı idarece her zaman işlem tesis edilebileceği de açıktır.
Bu itibarla; davanın reddine yönelik … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.