Danıştay Kararı 10. Daire 2020/467 E. 2021/4436 K. 30.09.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2020/467 E.  ,  2021/4436 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/467
Karar No : 2021/4436

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu, Uşak ili, Merkez ilçesi,… köyü, … ada, … , … , … ve … parsel ile … ada, … parsel (yeni … ada, … parsel) sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacının hissesinin tahsis edildiği … ada,… parsel ile eski parselinin toprak yapısı, verimlilik faktörleri ve topografik özellikleri ve konumu açısından benzer ve eşdeğer olmadığı, toplulaştırma uygulaması sonucunda davacıya eski yerine yakın parsel verilebilmesi mümkün iken hissedar olmayan başka maliklere tahsis edildiği, eski parseline uzaktan yapılan tahsisin ilgili talimatlara uygun olmadığı, söz konusu parsel açısından yapılan toplulaştırma işleminde mevzuata uygunluk bulunmadığı, uyuşmazlık konusu … ada, … , … , … ve … parsel sayılı taşınmazlar yönünden, davacının hisselerinin tahsis edildiği … ada … parselin fiili duruma uygun olduğu, eski ve yeni parsellerin toprak yapısı, verimlilik faktörleri ve topografik özellikleri ve konumu açısından benzer ve eşdeğer nitelikte olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminde bu parseller açısından mevzuata aykırılık olmadığı görülmekle birlikte, … ada, … parselde tespit edilen hukuka aykırılıklar çerçevesinde yeniden işlem tesis edileceğinden ve toplulaştırma işleminin bölünebilir bir işlem olmadığı, silsile niteliğinde bir işlem olduğu, yeniden yapılacak toplulaştırma işleminde diğer parsel maliklerinin de etkileneceği göz önüne alındığında, dava konusu işlemlerin bütünüyle iptali gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından,… ada, … -…-… ve … nolu parseller ile ilgili toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu tespit edildiği halde işlemin tamamının iptal edilmesinin doğru olmadığı, davacının arazi derecelendirme haritalarına itiraz etmediği, bu nedenle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 16/06/2015 tarihli makam oluru ile davacının hissedarı olduğu taşınmazların bulunduğu alanda zorunlu toplulaştırma kararı alınmış, toplulaştırma projesi kapsamında hazırlanan parselasyon haritaları ile eski ve yeni mülkiyet listelerine ilişkin ilanlar 3 kez askıya çıkarılmış, 3. askı 26/07/2017 tarihinde tamamlanmış, davacı tarafından, dava konusu işlemin 28/10/2017 tarihinde öğrenildiği ileri sürülerek 01/11/2017 tarihinde bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.
Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin işlem tarihinde yürürlükte olan “Toplulaştırma” başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmı yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, uyuşmazlık konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Temyize konu kararın … ada, … , … , … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmına gelince;
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, bilirkişi raporu esas alınarak, dava konusu toplulaştırma işleminde bu parseller açısından mevzuata aykırılık olmadığı görülmekle birlikte, … ada, … parsel açısından tespit edilen hukuka aykırılıklar çerçevesinde yeniden işlem tesis edileceği ve toplulaştırma işleminin bölünebilir bir işlem olmadığı, yeniden yapılacak toplulaştırma işleminde diğer parsel maliklerinin de etkileneceği göz önüne alındığında, dava konusu işlemlerin bütünüyle iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bununla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi, 1. fıkrası, (a) bendinde, iptal davaları, “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar” olarak tanımlanmış; 2. fıkrasında ise, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri hükme bağlanmıştır.
Buna göre, idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu açık olup, İdare Mahkemelerince bakılan iptal davalarında, ancak kanunda belirtilen sebeplerle hukuka aykırılık bulunduğunun tespiti halinde iptal hükmü kurulabileceği; başka bir ifadeyle, yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi birinde hukuka aykırılık bulunmayan bir idari işlemin İdare Mahkemesince iptal edilmesine hukuki olanak bulunmadığı, aksi yönde yorumun yargı yetkisinin sınırının aşılması anlamına geleceği gibi yerindelik denetimi ile idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesi sonucunu da doğurabileceği, oysa kanun koyucunun bu konuda açıkça yasaklama getirdiği sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, parsel bazlı verilen iptal kararı üzerine yapılacak toplulaştırma işleminin her durumda diğer parseller yönünden düzenleme yapılmasını gerektirmeyebileceği, söz konusu parsel/parsellere hasren düzenleme yapılması suretiyle hukuka aykırılığın giderilebilmesinin mümkün olduğu açıktır.
Kaldı ki, uyuşmazlık konusu parsellere ilişkin iptal hükmü gerekçesinde belirtildiği gibi, yeniden yapılacak toplulaştırma işleminin alandaki bütün parselleri etkileme ihtimali bulunması halinde, davalı idarece bu durumun değerlendirilerek –bu kısım hakkında kurulacak ret hükmünün maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği de dikkate alındığında- eski toplulaştırma işleminin geri alınmasının ya da kaldırılmasının mümkün olduğu da tartışmasızdır.
Bu durumda, sözü edilen parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, … İdare Mahkemesinin aksi yöndeki kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının … ada, …, …, .. ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısımında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının uyuşmazlık konusu … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısım yönünden ONANMASINA, … ada, … , …, … ve … parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısım yönünden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2021 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.