Danıştay Kararı 10. Daire 2021/6408 E. 2021/5634 K. 18.11.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/6408 E.  ,  2021/5634 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6408
Karar No : 2021/5634

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 29/04/2002 tarihinde teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu yaralanarak %45 oranında özürlü kalan eşi …’ın, bu patlamaya bağlı olarak vücudunda kalan metal parçaları nedeniyle 24/08/2011 tarihinde elektrik çarpması sonucu vefat ettiğinden bahisle, 5233 sayılı Kanun’a eklenen ek 1. madde uyarınca tarafına aylık bağlanması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; uyuşmazlık konusu olayda; davacıya aylık bağlanmamasının sebebi olarak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen sağlık kurulu raporunda yer verilen “şahsın ölüm nedeninin 29/04/2002 yılında tarihinde maruz kaldığı mayın patlaması sonrası ortaya çıkan durumlarla illiyetinin olmadığı” ifadesi gösterilmiş ise de; 5233 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinde öngörülen aylığın ölüm aylığı değil maluliyet aylığı olduğu, başka bir deyişle, terör olayına maruz kalan kişinin ölmesi değil Kanunda öngörülen oranlarda malul olmasının yeterli olduğu, bu itibarla; davalı idarece, davacının eşinin mayın patlaması sonucu % 45 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığı hususu göz önünde bulundurularak aylık bağlanması gerekirken, …’ın ölüm nedeninin mayın patlaması olmadığından bahisle talebin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği; öte yandan, dava konusu işlemin iptal edilmesi dolayısıyla davalı idarece davacının yoksun kaldığı aylığın yasal faiziyle birlikte hesaplanarak ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan aylık miktarlarının başvuru tarihinden (29/04/2013) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, eşi …’ın 29/04/2002 tarihinde teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu yaralanarak %45 oranında özürlü kaldığı, bu patlamaya bağlı olarak vücudunda kalan metal parçaları nedeniyle 24/08/2011 tarihinde elektrik çarpması sonucu vefat ettiği iddiasıyla terör olayı nedeniyle uğranılan zararın tazmini amacıyla 15/03/2013 tarihinde yapılan başvuru neticesinde Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonu tarafından 40 gün iş gücü kaybı sebebiyle 2.067,44 TL tazminat ödendiği, 5233 sayılı Kanuna eklenen ek 1. madde uyarınca tarafına aylık bağlanması için yapılan 29/04/2013 tarihli başvuru üzerine ise, davalı idarece, davacı murisinin olay sonrasında tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden, davacı murisine ait epikriz belgesi incelenerek iş gücü kaybının yüzde olarak belirtildiği kararın gönderilmesinin istenildiği, bunun üzerine 2002 yılındaki hasta kayıtları incelenerek düzenlenen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin … tarih ve … sayılı Özürlü Sağlık Kurulu raporunda; “Nöroloji muayenesinde, mevcut muayene bulguları ile % 45 özürlülüğe karşılık gelmekte olduğu, 6 ay sonra iyileşme ihtimali olduğundan tekrar değerlendirilmesinin uygun olduğu, bu hali ile geçici rapor olduğu, Adli Tıp incelemesinde, 1-)Şahsın ölüm nedeninin 29/04/2002 yılında tarihinde maruz kaldığı mayın patlaması sonrası ortaya çıkan durumlarla illiyetinin olmadığı, 2-)Şahsın maruz kaldığı mayın patlamasından dolayı ortaya çıkan durumlardan dolayı yaşamsal tehlikesinin olduğu, bu durumun şahsın 25 gün mutad iştigaline sebep olduğu, 3-)Organ ve dokularda işlev azalması (%0’dır) yoktur.” şeklinde görüş verildiği, ancak davalı idare tarafından, gönderilen rapordan mayın patlaması nedeniyle meydana gelen yaralanma sonucu davacı murisinin iş gücü kaybı oranının yüzde kaç olduğu anlaşılamadığından bu hususa ilişkin kararın gönderilmesinin istenilmesi üzerine Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanlığının 14/01/2014 tarihli yazı ile yapılan değerlendirmede 2002 tarihli muayene bulgularına bakılarak ve tahmini olarak 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin baz alınarak değerlendirme yapıldığı, hastanın mevcut durumunun sekel hal alıp almadığına kaza sonrası muayene tarihinden sonraki en erken 6 ay ile 2 yıl sonrasında tekrar muayenesi yapılarak karar verilebileceği, raporda belirtilen %45 özürlülük oranının olay tarihi itibarıyla eldeki bulgulara bakılarak düzenlenmiş kalıcı sakatlık oranı olmadığı, hastanın son durumu hakkında 6 aylık süre sonrasında kontrol muayene bulguları olmadığı ve şimdi de ex olduğu için muayene edilmesi mümkün olmadığından kalıcı iş gücü kaybı oranının tespit edilemediği yolunda görüş bildirildiği, bu görüşe istinaden davacının başvurusunun, 5233 sayılı Kanun uyarınca tarafına aylık bağlanmasına kanunen imkan olmadığından bahisle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Primsiz Aylıklar Daire Başkanlığı işlemiyle reddi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun’un “Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde yapılacak ödemeler” başlıklı 9. maddesinde, “Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın;
a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre,
b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar,
c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar,
d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar,
e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun’a, 12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6353 sayılı Kanun’un 80. maddesi ile eklenen ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren ek 1. maddenin 6495 sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasında, “(9.500) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın, çalışma gücü kaybı;
a) Yüzde kırktan daha aşağı olanlar hariç olmak kaydıyla, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde altmışı tutarında,
b) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen malullerin kendilerine yüzde sekseni tutarında,
c) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen malullerin kendilerine tamamı tutarında,
ç) 9 uncu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca belirlenecek hak sahiplerine ise tamamı üzerinden yapılacak paylaştırma tutarında, aylık bağlanır.” hükmü; dördüncü fıkrasında, “Bu madde kapsamına girenlerin ilgili valiliğe müracaatı üzerine valilik tarafından tanzim edilecek aylık bağlanmaya ilişkin belgeler Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderilir.” hükmü; aynı tarihte eklenen geçici 5. maddesinde ise, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen terör olayları sebebiyle malul olanların kendilerinin, hayatını kaybedenlerin ise hak sahibi yakınlarının müracaatları halinde; ek 1 inci maddede belirtilen koşulları taşımaları kaydıyla aynı maddede belirtilen usul ve esaslar ile aylık miktarları üzerinden ve bu maddenin yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren 5510 sayılı Kanunda belirtilen usul ve esaslara göre aylığa hak kazanırlar. Ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönem için herhangi bir ödeme yapılmaz.
” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, davacıya, terör olayı sonucu yaralanan ve bu yaralanmaya bağlı olarak hayatını kaybettiği ileri sürülen eşi nedeniyle 5233 sayılı Kanun’a 12/07/2012 tarihinde eklenen ek 1. madde uyarınca aylık bağlanıp bağlanamayacağı hususundadır.
5233 sayılı Kanuna 2012 yılında eklenen ek 1. madde ile geçici 5. madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; söz konusu maddelerin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihinden önce terör olayları sebebiyle malul olanların kendilerinin, hayatını kaybedenlerin ise hak sahibi yakınlarının başvuruları üzerine ileriye yönelik olarak aylık bağlanacağı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı murisinin ek 1. maddenin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihinden önce, 2002 yılında terör olayı sebebiyle yaralandığı, bu hususta tartışma bulunmadığı, buna göre eşinin yaralanması nedeniyle davacıya maluliyet aylığı bağlanabileceğinin kabulünün gerektiği, bununla birlikte 5233 sayılı Kanun’un ek 1. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “çalışma gücü kaybı yüzde kırktan daha aşağı olanlar hariç olmak kaydıyla”, yetkili sağlık kuruluşundan yaralanma derecesi tespit edilerek bu dereceye göre aylık bağlanabileceği hükmü karşısında, davacı murisi adına düzenlenen Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin … tarih ve … sayılı Özürlü Sağlık Kurulu raporunda belirtilen %45’lik oranın kalıcı iş gücü kaybı olmadığı ve başvuruya esas alınamayacağı, ayrıca Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanlığının davalı Kuruma gönderdiği … tarih ve … sayılı yazıda, davacı murisinin çalışma gücü kaybının ne kadar olduğu, sürekli olup olmadığı hususlarının mevcut belgelere göre tespitinin yapılamadığının, davacının eşi vefat ettiğinden tespit olanağının da bulunmadığının belirtildiği ve davacı murisinin çalışma gücü kaybını gösterir dosyada başkaca bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, müteveffanın aylık bağlanması için gerekli olan çalışma gücü kaybı oranının %40’tan aşağı olmaması şartını taşımadığı görülmektedir.
Öte yandan; davacı tarafından, eşinin ölümünün, terör olayına bağlı olarak vücudunda kalan metal parçaların etkisiyle elektrik çarpması sonucu meydana geldiği, dolayısıyla ölüm nedeniyle de ek 1. madde uyarınca tarafına aylık bağlanması hakkının bulunduğu ileri sürülmekte ise de; … tarih ve …sayılı raporda ölüm olayı ile 2002 yılındaki mayın patlaması (terör) olayı arasında illiyet bağının bulunmadığının belirtilmesi karşısında, eşinin ölümü nedeniyle de anılan madde kapsamında aylığa hak kazanmadığı anlaşıldığından davacının söz konusu iddiasına itibar edilmemiştir.
Bu sebeple, aylık bağlanabilmesi için ek 1. maddede belirtilen şartlar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.