Danıştay Kararı 12. Daire 2018/4006 E. 2021/5749 K. 15.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/4006 E.  ,  2021/5749 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/4006
Karar No : 2021/5749

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …’e velayeten …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Nevşehir İl Jandarma Komutanlığında sivil memur olarak görev yapmakta iken adi malul sayılan davacının, malul aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 31/03/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince, davacının, 8 yıl 1 ay 17 gün fiili hizmetinin bulunduğu, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi engelli sağlık kurulu raporunda engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %87,94 olduğunun belirtildiği, kısıtlanmasına ilişkin Mahkeme kararında; konuşamadığı, fiziksel olarak tek başına hareket edemediği yönünde tespitte bulunulduğu; 6741 sayılı Kanun’a göre adi malul aylığı bağlanması için aranılan şartlar olan asgari 5 yıl emekliliğe esas bir hizmette bulunmak, tedavisi gayri mümkün bir maluliyete düçar olmak ve herhangi bir şekilde kazanç ve başkasının yardımı olmaksızın hayat imkanı kalmamak koşullarını sağladığı anlaşılmakla, aksi yöndeki değerlendirmeyle talebin reddi yönündeki işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, adi malul olduğu ancak 6741 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, Kurum aleyhine yargı harcına hükmedilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Davacı, Jandarma Genel Komutanlığı, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığında sivil memur olarak görev yapmakta iken hakkında GATA Hastanesinin 08/05/2013 tarihli sağlık kurulu kararıyla ”Türk Silahlı Kuvvetlerinde Devlet Memuru Görevine Devam Edemez” raporu düzenlenmiştir.
Bu rapor, davalı idare tarafından 12/12/2013 tarihinde incelenmiş olup; davacının adi malul olduğu, 6741 sayılı Kanun kapsamında olmadığı sonucuna varılmış ve toplam hizmet süresi 10 yıldan az (8 yıl 2 ay 15 gün) olması nedeniyle maluliyet aylığı bağlanmayarak, davacıya toptan ödeme yapılacağı bildirilmiştir.
Davacı, toptan ödemeyi kabul etmediğini belirterek, malul aylığı bağlanması talebiyle 25/12/2013 tarihinde başvuruda bulunmuştur.
Davacının başvurusu, davalı idarece 19/02/2014 tarihinde incelenmiş olup “sigortalının adi malul olduğuna ancak 6741 sayılı Kanun kapsamında olmadığı” sonucuna varılmış olup, 31/03/2014 tarihli işlemiyle de reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinde, her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma giren iştirakçilere malul denileceği ve haklarında bu Kanunun malullüğe ait hükümlerinin uygulanacağı; 53. maddesinin 6741 sayılı Kanun ile eklenen dördüncü fıkrasında, “Asgari 5 sene emekliliğe esas bir hizmette bulunmak şartıyla tedavisi gayrimümkün bir maluliyete düçar olup, herhangi bir şekilde kazanç ve başkasının yardımı olmaksızın idameyi hayat imkanı kalmayan adi malullere (Mezkur Kanunun 48. maddesinde yazılı hususlar nazarı dikkate alınmak suretiyle) 15 sene fiili hizmeti bulunan malüller gibi maaş tahsis edilir” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5434 sayılı Kanun’un yukarda yer verilen 53. maddesine göre aylık bağlanabilmesi ancak, ilgilinin “…… tedavisi gayrimümkün bir maluliyete düçar olup, herhangi bir şekilde kazanç ve başkasının yardımı olmaksızın idameyi hayat imkanı kalmayan adi malüllere……” şeklinde tanımı yapılan bir rahatsızlığı olduğunun saptanması halinde mümkündür.
Diğer bir ifadeyle, bu maddeye göre tedavisi imkansız bir rahatsızlığa yakalanmış olma, herhangi bir şekilde kazanç temin edememe ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını sürdürme olanağının kalmamış olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Bu durumda, İdare Mahkemesince davacının, hakem hastaneye sevkinin sağlanarak, yukarda belirtilen hususları açıklayıcı yeni bir sağlık kurulu raporu istenilmesi gerekirken, yetersiz ve eksik düzenlendiği anlaşılan sağlık kurulu raporları esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.