Danıştay Kararı 12. Daire 2018/6066 E. 2021/5751 K. 15.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/6066 E.  ,  2021/5751 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/6066
Karar No : 2021/5751

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : İzmir ili, Aliağa ilçesi, …Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, malülen emekli edilmesine ilişkin 01/04/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince, davacı hakkında düzenlenen 2012 ve 2013 tarihli sağlık kurulu raporlarında, paranoid şizofreni tanısı konulduğu ve mevcut durumda öğretmenlik yapmasının uygun olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, davalı idarece haklı sebeplere dayalı olarak tesis edilen malulen emekliye sevk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tedavi süresi dolmadan malulen emeklilik işleminin tesis edilemeyeceği başka bir göreve atanabileceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, öğretmen olarak görev yapmakta iken, hakkında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 01/11/2012 tarihli rapor ile “kronik doğada paranoid şizofren” tanısı konulmuş ve “aktif öğretmenlik yapamaz” denilmiştir.
Bir yıl sonra, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalınca davacı hakkında düzenlenen 14/11/2013 tarihli raporda da aynı teşhis konulmuş olmakla birlikte, “bugünkü durumu ile aktif öğretmenlik yapamayacağı; tedavi amaçlı olarak her ay düzenli olarak kontrollere gelmesi ve aktif öğretmenlik yapıp yapamayacağı 1 (bir) yıl düzenli ilaç tedavisi sonrası tekrar değerlendirilmesi uygundur” denilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen bu raporun, davalı idare tarafından incelenmesi neticesinde, davacı malulen emekliye sevk edilmiş ve davacıya malullük aylığı bağlanmıştır.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 44. maddesinde, “Her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma giren iştirakçilere (Malül) denir ve haklarında bu kanunun mâlüllüğe ait hükümleri uygulanır. Şu kadar ki, bunlar yazı ile istedikleri takdirde haklarında bu kanun hükümleri uygulanmaksızın mâlüllüklerinin mani olmadığı başka vazife ve sınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktan sonra dahi, bu kanun hükümlerinin uygulanmasını istemek hakları mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife ve sınıflara nakli mümkün olanlardan özel kanunlarına göre yükümlülük süresine tabi olanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkça veya mâlüliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dair 50 inci madde uyarınca yeniden rapor almadıkça bu haklarını kullanamazlar. İştirakçilerden; talim, manevra, seferberlik veya harp dolayısıyla vazifeleri ile ilgileri kesilmeksizin silah altına alındıkları dönemde malûl olup, bu malûllükleri asıl vazifelerini yapmaya mani olmayanlar ile Sandığa tâbi göreve atandıkları tarihten önce malûl sayılmayı gerektiren hastalık veya sakatlığı olduğu belirlenenler hakkında, bu hastalık veya sakatlıkları sebebiyle bu Kanunun malûllüğe ilişkin hükümleri uygulanmaz.”kuralı; aynı Kanun’un 46. maddesinde,” 44 üncü maddede yazılı mâlüllük 45 inci maddede gösterilenler dışında kalan sebep ve hallerden doğmuş olursa (Adi mâlüllük) ve bunlara uğrayanlara da (Adi mâlül) denir.” kuralı yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesinin birinci fıkrasında, “Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.”; ikinci fıkrasında, “Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.”; üçüncü fıkrasında, “Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun maddelerine göre, Devlet memurlarının memurluk statüsü sona erdirilerek emekliye sevk edilebilmeleri belli koşullara bağlı olup yasal hastalık izni süresi bitiminde iyileşmediği saptanan memur hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanacağı açıktır.
Buna göre, kamu hizmetinde süreklilik esası uyarınca, Devlet memurunun malulen emekliye sevk edilebilmesi için, yasal hastalık izni sonunda halen hastalığının iyileşmediğinin tesbiti zorunlu bulunduğundan, yasal izin süresini aşan istirahati içeren sağlık kurulu raporlarının emeklilik işlemlerine esas alınmayarak, yasal hastalık izninin bittiği tarih itibarıyla hastalığın iyileşip iyileşmediğinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak saptanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının adi malul olarak emekliliğine esas alınan 14/11/2013 tarihli rapor dikkate alındığında, henüz tedavinin tamamlanmadığı ve sıhhi izin süresinin de dolmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davalı idare tarafından, davacının kanuni tedavi ve sıhhi izin süresinin bittiği tarih itibarıyla hastalığının şifa bulup bulmadığı yolunda kat’i sağlık rapor alınarak sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, bu yönde bir rapor olmaksızın tesis edilen malulen emekliliğe ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.