Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5236 E. 2021/5941 K. 18.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5236 E.  ,  2021/5941 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5236
Karar No : 2021/5941

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Maliye Meslek Lisesi mezunu olması nedeniyle mecburi hizmet kapsamında … … Vergi Dairesine memur olarak atanan ve 10/01/1986-31/01/1986 tarihleri arasında 22 gün görev yaptıktan sonra, istifaen görevinden ayrılan davacı tarafından; söz konusu hizmet süresinin emeklilik yönünden hizmetine sayılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 30. maddesinde, bu Kanun’la tanınan hakların ilk keseneğin alındığı ay başından başlamasının kurala bağlandığı; 31. maddesinde de, tam kesenek vermek suretiyle geçen sürelerin fiili hizmet süresinden sayılmasının öngörüldüğü; uyuşmazlık konusu olayda, davacının … Vergi Dairesinde 10/01/1986-31/01/1986 tarihleri arasında memur olarak görev yaptığı, bununla birlikte 22 günlük çalışmasına karşılık görev aylığından emekli keseneği kesilemediği dikkate alındığında, söz konusu hizmet süresinin emeklilik yönünden hizmetine sayılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Maliye Meslek Lisesi mezunu olarak mecburi hizmet kapsamında … Vergi Dairesinde 10/01/1986-31/01/1986 tarihleri arasında memur olarak görev yaptığı hususunun ihtilafsız olduğu; üniversite eğitimi nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldığı, memuriyet hizmetinin emekliliğe sayılmamasının mağduriyetine sebep olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 164. ve 165. maddeleri uyarınca açıktan memur olarak atananlara, göreve başladıkları tarihten itibaren aylık ödendiği ve 5434 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle de Sandıkla ilgilendirilmek suretiyle sosyal güvenlik hakkı tanındığı dikkate alındığında; 10/01/1986-31/01/1986 tarihleri arasında 22 gün memur olarak görev yapan davacının, söz konusu hizmet süresinin, emeklilik yönünden hizmetine sayılması gerektiği, aksi yaklaşımın kabulü halinde, aynı hizmet süresine sahip olan memurlardan, ay başında (ayın 1’inde) görevde bulunanların hizmet sürelerinin emeklilik hizmet süresinden sayılması, ay başında (ayın 1’inde) görevde bulunmayanların ise hizmet sürelerinin sayılmaması sonucunu doğuracağı; bu durumun, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ve 60. maddesindeki sosyal güvenlik hakkı ilkelerine aykırılık oluşturacağı sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Anayasa’nın 55. maddesinde, ücretin emeğin karşılığı olduğu, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için Devletin gerekli tedbirleri alacağı belirtilmiş; 60. maddesinde ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alacağı kurala bağlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 164. maddesinde, memurların aylıklarının her ayın başında peşin ödenmesi öngörülmüş; 165. maddesinde, bir göreve açıktan memur olarak atananların, göreve başladıkları günden itibaren aylığa hak kazanmaları ve bu suretle göreve başlamada ilk aylığın, gün hesabıyla ay sonunda ödenmesi kurala bağlanmış; 19. ve 187. maddelerinde de memurların emeklilik haklarına sahip oldukları belirtilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 12. maddesiyle, Devlet memurlarının bu Kanun kapsamında iştirakçi sayılarak emeklilik ve sosyal güvenlik hakkından yararlanmaları amaçlanmıştır.
Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle, ay başından (ayın 1’inden) sonra göreve başlayanların, o aya ait kıst aylıklarından kesenek alınmayacağı, ay başından (ayın 1’inden) sonra görevden ayrılanların kıst aylıklarından da tam kesenek alınacağı belirtilmiştir.
Bununla birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01/10/2008 tarihinde yürürlüğe konulan 4/1-c-1 maddesiyle, bu tarihten sonra ilk defa memur olarak atananların sigortalı sayılmaları öngörülmüş; 7/1-c maddesinde de 01/10/2008 tarihinden sonra ilk defa memur olarak atananların sigorta hak ve yükümlülüklerinin, göreve başladıkları tarihten itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; Anayasa’nın 60. maddesine göre herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu, Devletin bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu; 657 sayılı Kanun’la açıktan memur olarak atananların, göreve başladıkları tarihten itibaren aylığa hak kazandığı ve 5434 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle de, emeklilik yönünden Emekli Sandığıyla ilgilendirildiği dikkate alındığında; 10/01/1986-31/01/1986 tarihleri arasında 22 gün memur olarak görev yapan davacının, aybaşında (ayın 1’inde) görevde olup olmadığına bakılmaksızın, memuriyette geçen hizmet süresinin, emeklilik yönünden hizmetine sayılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Aksi yaklaşımın kabulü halinde, aynı hizmet süresine sahip olan memurlardan, ay başında (ayın 1’inde) görevde bulunanların hizmet sürelerinin, emeklilik hizmet süresinden sayılması, ay başında (ayın 1’inde) görevde bulunmayanların ise hizmet sürelerinin emeklilik hizmet süresine sayılmaması sonucunu doğuracaktır. (Bir örnekle izah etmek gerekirse; 31 Aralık’ta göreve başlayıp 21 Ocak’ta görevden ayrılan memurun, 1 Ocak’ta görevde bulunması nedeniyle, 22 günlük süresi, emeklilik hizmetine sayılacaktır. Bununla birlikte, 10 Ocak’ta görev başlayıp 31 Ocak’ta görevden ayrılan memurun, 1 Ocak’ta görevde bulunmaması sebebiyle, 22 günlük süresi, emeklilik hizmetine sayılmayacaktır.) Bu durumun, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine ve 60. maddesindeki sosyal güvenlik hakkı ilkesine aykırılık oluşturacağı açıktır.
Bu nedenle, davacının memuriyette geçen sürelerinin, söz konusu döneme ait ödenmeyen emekli kesenek ve karşılıklarının ilgiliden ve görev yaptığı kurumdan tahsil edilmek suretiyle, emeklilik hizmet süresine sayılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.