Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2017/1115 E. , 2021/5268 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2017/1115
Karar No:2021/5268
TEMYİZ EDENLER (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektronik Yayıncılık Sanayi ve Ticaret
İşletmecilik A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “…” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 21/09/2011 tarihinde 10.14-10.20 saatleri arasında yayınlanan “…” adlı ürünün tele alış-veriş şeklindeki reklamı ile ilgili olarak 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde belirlenen yayın ilkesinin tekrâren ihlâl edildiğinden bahisle 10.325,31-TL idarî para cezası uygulanması, ayrıca söz konusu yayında aynı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasının ihlâli nedeniyle de yayıncı kuruluşun uyarılmasına yönelik … tarih ve … sayılı işlemle bildirilen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararın uyularak verilen kararda; dava konusu işlemin, 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. bendinin (ç) fıkrası ile belirlenen ilkenin tekrâren ihlâl edildiği gerekçesiyle 10.325,31-TL idarî para cezası uygulanması kısmı yönünden; tekerrüre mesnet uyarı cezasının iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesi’nin davanın reddi yönündeki … tarih ve E…., K…. sayılı kararının Danıştay 13. Dairesi’nin 05/02/2015 tarih ve E:2013/261, K:2015/420 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, yeni oluşan hukukî durumda tekerrürden söz etme imkânı olmadığından, tekerrür hükümleri dikkate alınarak tesis edilen dava konusu idarî para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı,
Uyarı cezası yönünden ise; dosyada mevcut olan “CD” kaydı izlendiğinde, söz konusu yayının reklam kuşağı içerisinde yapıldığının görüldüğü, bu sebeple davacının 6112 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinin ihlâl edildiğinden bahisle uyarı ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendi uyarınca uygulanan idari para cezasına mesnet uyarı cezasının henüz kesinleşmediği, idari para cezasına mesnet uyarı cezasına ilişkin olarak tesis edilen mahkeme kararında bozma gerekçeleri gözetilmeksizin ve yeni bilirkişi raporu tanzim edilmeksizin karar tesis edildiği, öte yandan, ilgili ürünün reklam kuşağı dışında tanıtıldığı, dolayısı ile Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasının ihlâli nedeniyle tesis edilen uyarı cezasının da hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ve kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Davacı şirkete ait olan “…” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 21/09/2011 tarihinde10.14-10.20 saatleri arasında yayınlanan “…” adlı ürünün tele alış-veriş reklamı ile ilgili görüntülerin davalı idare tarafından incelemeye alınması neticesinde, söz konusu yayında 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “Çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar vermemek, deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar ederek, çocukları bir ürün veya hizmeti satın almaya veya kiralamaya doğrudan yönlendirmemek; çocukları reklamı yapılmakta olan ürün veya hizmetleri satın almak için ebeveynlerini veya başkalarını ikna etmeye doğrudan teşvik etmemek; çocukların ebeveynlerine, öğretmenlerine veya diğer kişilere duyduğu güveni istismar etmemek veya sebepsiz olarak çocukları tehlikeli durumlarda göstermemek.” şeklindeki yayın ilkesinin tekrâren ihlâl edildiği gerekçesiyle 10.325,31-TL idari para cezası uygulanmış, ayrıca söz konusu yayında aynı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasının ihlâli nedeniyle de uyarı cezası uygulanmıştır.
Söz konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6112 sayılı Radyo ve Televizyon Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, “Gizli ticarî iletişim: Medya hizmet sağlayıcı tarafından reklam yapmak maksadıyla veya kamuyu yönlendirebilecek şekilde; mal veya hizmet üreticisinin faaliyetinin, ticarî markasının, adının, hizmetinin ve ürününün reklam kuşakları dışında ve reklam yapıldığına ilişkin açıklayıcı bir ses veya görüntü bulunmaksızın programlarda sözcükler veya resimler ile tanıtılmasını … ifade eder.” şeklinde tanımlanmış; “Genel Esaslar” başlıklı 9. maddesinin 3. bendinde, “Gizli ticarî iletişime izin verilemez.” kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun’un 9. maddesinde, yayın hizmetlerinde ticari iletişimin genel esasları düzenlenmiş olup, 6. fıkrasının (ç) bendinde, ticari iletişimin, ”Çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar vermemek, deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar ederek, çocukları bir ürün veya hizmeti satın almaya veya kiralamaya doğrudan yönlendirmemek; çocukları reklamı yapılmakta olan ürün veya hizmetleri satın almak için ebeveynlerini veya başkalarını ikna etmeye doğrudan teşvik etmemek; çocukların ebeveynlerine, öğretmenlerine veya diğer kişilere duyduğu güveni istismar etmemek veya sebepsiz olarak çocukları tehlikeli durumlarda göstermemek” zorunda olduğu, işlem tarihindeki hâliyle 32. maddesinde ise, Üst Kurul’un yayın ilke ve esaslarına aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarını uyaracağı ve idari yaptırım uygulayacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasının ihlâli nedeniyle tesis edilen uyarı cezasının iptaline ilişkin kısmında, hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Anılan kararın, 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin tekrâren ihlâli nedeniyle tesis edilen 10.325,31-TL idari para cezasının iptaline ilişkin kısmı yönünden ise;
Her ne kadar temyize konu kararda idari para cezasına mesnet uyarı cezasının … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile iptal edildiğinden bahisle tekerrür oluşmadığı, işlemin hukukî temelinin çöktüğü gerekçesiyle idari para cezasının iptaline karar verilmiş ise de, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararının Dairemizin 19/06/2017 tarih ve E.2016/4526, K.2017/2051 sayılı kararıyla bozulduğu, … İdare Mahkemesi’nin bozmaya uyarak verdiği … tarih ve E…., K…. sayılı davanın reddi yönündeki kararın da yine Dairemizin 04/06/2020 tarih ve E.2018/1729, K.2020/1239 sayılı kararı ile bozulduğu ve nihayet uyarı cezasının iptali istemiyle açılan davanın, bozma gerekçelerine uygun olarak yeniden düzenlenen bilirkişi raporuna binaen … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K…. sayılı kararı ile reddedildiği görülmektedir. Şu hâlde, idari para cezasına mesnet uyarı cezasının hukuken ayakta olduğu, mahkemenin uyarı cezasının iptal edildiği gerekçesiyle tesis ettiği iptal kararının ise hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, temyize konu kararda, 02/09/2016 tarihli bilirkişi raporuna değinilmeksizin yalnızca idari para cezasına mesnet uyarı cezasının iptalinden bahisle hüküm kurulduğu görülmektedir. Yeniden karar verilirken ilgili bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin de dikkate alınması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, mahkeme kararının 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasının ihlâli nedeniyle tesis edilen uyarı cezasının iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık; 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin tekrâren ihlâl edildiğinden bahisle uygulanan 10.325,31-TL idari para cezasının iptaline ilişkin kısmında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 3. fıkrasının ihlâli nedeniyle tesis edilen uyarı cezasının iptaline ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
4. … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 6112 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 6. fıkrasının (ç) bendinin tekrâren ihlâl edildiğinden bahisle uygulanan …-TL idari para cezasının iptaline ilişkin kısmının ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.