Danıştay Kararı 4. Daire 2021/4072 E. 2021/7301 K. 23.11.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2021/4072 E.  ,  2021/7301 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/4072
Karar No : 2021/7301

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….
2- … Ambalaj Kırtasiye Tekstil ve Gıda Sanayi Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…K:…sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle takdir komisyonu kararlarına istinaden resen tarh edilen 2010/3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 12 dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; ihtilaflı dönemde davacının fatura aldığı Hocapaşa Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler, düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık, Mercan Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin, düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olduğundan bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, cezalı tarhiyatın dayanağı olan takdir komisyonu kararlarının hukuka uygun olmadığı belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellefin sahte faturaları temin ettiği Sinan Yamakoğlu hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda faturaların sahte olduğu hususu yeterli ve hukuken geçerli tespitlerle ortaya konulduğundan bahisle dava konusu tarhiyatların hukuka uygun olduğu belirtilerek Vergi Dava Dairesi kararının aleyhine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın …’dan alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır. Kararın …’dan alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda, mükellefin …. …Cad. No:…adresinde toptan ve perakende kırtasiye işi ile iştigal etmek üzere 01/08/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, daha sonra işyerini 04/11/2011 tarihinden itibaren …Cad. …Çarşısı No:…Dükkan …adresine naklettiği ve 31/12/2013 tarihi itibariyle de işini terk ettiği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yapıldığı iddiası üzerine bazı adreslerde yapılan aramalarda mükellef …adına düzenlenmiş tahakkuk fişlerinin de ele geçirildiği, mükellefin işini terk etmesi ve ayrıca ikametgah adresinde de bulunmaması nedeniyle incelemenin mükellefin daha önceden ibraz ettiği bazı defter ve belgeler (2009,2010 ve 2011 yılı 9. döneme kadar olan kısım) ile tarh dosyası ve GİB İntranet bilgileri üzerinden yapıldığı, mükellefin işyeri olan …Cad. No:…adresinde yapılan 04/08/2009 tarihli açılış yoklamasında; işyerinin 16 m2 yol üstü olduğu, toptan ve perakende kırtasiye ürünleri satışı ile iştigal ettiği, 1 masa, 1 koltuk, 1 telefon, muhtelif raflar ve 10.000,00 TL’lik muhtelif kırtasiye emtiasının bulunduğu, mükellefin nakil adresi olan … Cad. …Çarşısı No:…Dükkan …adresinde yapılan 08/08/2011 tarihli yoklamada ise; işyerinin 15 m2 olduğu, demirbaş olarak 1 masa olduğu, emtia olarak ise 12 koli içerisinde divit ucu bulunduğu, faaliyet alanının toptan ve perakende kırtasiye ticareti olduğu, mükellefin taşıma işlerini tamamlamadığı, büyük ölçüde boş olduğunun tespit edildiği, mükellefin KDV matrahlarının 2010 yılı için 2.826.537,14 TL, 2011 yılı için 1.843.860,08 TL, 2012 yılı için 4.944.517,69 TL, 2013 yılı için ise 376.668,00 TL olduğu, KDV beyannamelerine göre hiç ödenecek verginin çıkmadığı, devamlı devreden kdv bulunduğu, mükellefin 2010 yılında yasal defterlerine kaydettiği alış tutarının 2.891.135,93 TL olmasına karşın BS formlarıyla mükellefe satış yaptığını bildiren kimsenin olmadığı, ayrıca 2010 yılında kayıtlarına intikal ettirdiği alış faturalarının %97,75 TL’lik kısmının hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle rapor düzenlenmiş olan veya olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapılmış olduğu, mükellefin 2011 yılında bildirmiş olduğu alış tutarının 1.511.718,24 TL olduğu ve bu alışların %82’sinin hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle rapor düzenlenmiş olan veya olumsuz tespit bulunan mükelleflerden yapılmış olduğu, mükellefin 2012 yılında bildirmiş olduğu alım tutarının 4.975.482,00 TL olmasına karşın BS formlarıyla mükellefe bildirilen satış tutarının 1.170.133,00 TL olduğu, ayrıca mükellefin bildirmiş olduğu alışların tamamının, hakkında sahte fatura düzenleme olumsuz tespiti bulunan mükelleflerden yapılmış olduğu, mükellefin banka hesabının bulunduğu Halkbank Hasırcılar Şubesinden alınan yazıda mükellefin söz konusu şube ile çek yada senet ile çalışmadığının belirtildiği, bankaca gönderilen 2009 ve 2010 yılı banka hesap eksterinin incelenmesinden almış olduğu fatura bedellerinin banka yoluyla ödendiğine ilişkin hiçbir havele, eft vs çıkışı bulunmadığı, ayrıca satış faturalarında bulunan adına fatura düzenlenen sahıs veya firmaların hemen hemen tamamının banka yoluyla ödeme yaptığına dair havale ve eft bilgisinin olmadığı, banka yoluyla ödeme yapanların yatırdığı tutarların ise aynı gün içinde …tarafından nakit olarak çekildiğinin tespit edildiği, yapılan tüm bu tespitler ışığında mükellefin işe başlama tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, düzenlenen faturaların mal satışı ve hizmet ifasını içermeyen sahte faturalar olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin, Ba-Bs analizinde tutarsızlıklar olduğu, alım yaptığı firmaların tamamına yakını hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle rapor düzenlenmiş veya olumsuz tespit bulunan mükellefler olduğu, yapılan yoklamalar sırasında çalışana rastlanmaması, belirtilen cirolara ulaşacak ticari kapasitesinin olmadığı, mükellefin banka hesabına yatırılan tutarların aynı gün içinde mükellef tarafından nakit olarak çekilmesi hususları dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının buna ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…K:…sayılı kararının Gülten Buran’dan alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatlara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Vergi Dava Dairesi kararının …’dan alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve …TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.