Danıştay Kararı 12. Daire 2018/5678 E. 2021/6034 K. 23.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/5678 E.  ,  2021/6034 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/5678
Karar No : 2021/6034

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünde Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken … tarihinde görevinden ayrılan ve açıkta iken 1. derecenin 4. kademesi ve (3600) ek gösterge rakamı üzerinden 15/04/2006 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanan davacı tarafından, 05/05/1998 – 15/09/1999 tarihleri arasında yürüttüğü … Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Genel Müdürlüğü görevi nedeniyle, bu görevde geçirilen sürenin emeklilikte dikkate alınarak, bu unvan üzerinden emeklilik işlemlerinin yapılması talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 12/03/2015 tarih ve 56.224.101 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 5. maddesiyle, bu Kanun kapsamında genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak görev yapanların 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanun’u ile ilgilerinin devam ettirilerek, bu görevlerde geçirilen sürelerin, emekli keseneğine esas aylığın tespitinde dikkate alınacağı düzenlendiğinden, … Kooperatifleri Birliği (…) Genel Müdürü olarak … tarihleri arasında görev yapan davacının, görev yaptığı dönemin emekliliğinde dikkate alınması ve emekli keseneğine esas aylığının genel müdür unvanı üzerinden değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüyle, mahrum kaldığı parasal hakların 23/02/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi kurum ve kadrolarda görev yapan personele uygulanacak ek göstergelere ilişkin anılan Kanun’a ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinde genel müdürlerin 01/01/1995 tarihinden itibaren (6400), genel müdür yardımcılarının (3600) ek gösterge rakamından yararlandırılmalarının öngörüldüğü, 5434 sayılı Kanun’un Ek 48. maddesiyle, Sandık iştirakçisi olarak görev yapanlardan aylıklarını personel kanunlarına göre alan ve almayan iştirakçilerin, emekli keseneklerine tabi tutulacak ek göstergelerin ne şekilde tespit edileceğinin hükme bağlandığı, anılan kural uyarınca, 657 sayılı Kanun’a tabi olmaksızın Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak yürütülen görevler dolayısıyla emeklilik açısından uygulanacak ek göstergenin tespitinin mümkün olmadığı, öte yandan, 657 sayılı Kanun’a ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetvelinde bu Kanun’a tabi olarak hangi kadrolarda hangi unvanlarda görev yapanlara makam tazminatı ödeneceğinin açıkça belirlendiği ve bunların görevde iken iki yıldan daha fazla makam tazminatı almaya müstahak olmaları halinde emekliliklerinde de aynı tazminattan yararlandırılacakları, ancak Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak görev yapanların bu haktan yararlanacaklarına dair herhangi bir hükme yer verilmediği, bu itibarla, her ne kadar Fiskobirlik Genel Müdürlüğünde görev yapan genel müdürlerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığının onayı ile ataması yapılmakta ise de, söz konusu Genel Müdürlük 657 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklık olmayıp, özerk niteliğe sahip tarım satış kooperatifi olduğundan, davacının bu görevini Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi olarak yerine getirmesi nedeniyle, genel müdürler için öngörülen ek gösterge ve makam tazminatından yararlandırılmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık olmadığı, ayrıca idare aleyhine faiz ve harca hükmedilmesinin de bozma sebebi teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Fiskobirlik Genel Müdürü olarak görev yaptığı sürenin, emekliliğinde dikkate alınması ve emekli keseneğine esas aylığın genel müdür unvanı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinin, 1581 sayılı Kanun uyarınca açık olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle İdare Mahkemesi kararının makam ve görev tazminatına ilişkin kısım yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Sanayi ve Ticaret Bakanlığının … tarihli Olur’u ile … Kooperatifleri Birliği (…) genel müdürlüğü görevinin, Emlak Bankası Genel Müdürlüğü müşavirlerinden olan davacı tarafından, vekaleten yürütülmesine karar verilmiştir.
Davacı, Başbakanlığın 04/05/1998 tarihli Olur’u ile anılan genel müdürlük görevine, 3947 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle değişik 3186 sayılı Kanun’un 11. maddesinin üçüncü fıkrası ile 2451 sayılı Kanun’a 4158 sayılı Kanun’la eklenen ek madde gereğince atanmış, 13/09/1999 tarihli Başbakanlık Olur’u ile bir başka göreve atanmak üzere genel müdürlük görevinden alınmıştır.
Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünde genel müdür yardımcısı olarak görev yapmakta iken 06/06/2003 tarihinde görevinden ayrılan ve 5434 sayılı Kanun’un Geçici 192. maddesi uyarınca Emekli Sandığı ile ilgi devamı kurulan davacının, 30/05/2006 tarihinde açıkta iken emekliye sevki üzerine 1. derecenin 4. kademesi intibakı ve (3600) ek gösterge rakamı üzerinden 25 yıl, 5 gün hizmetine karşılık 15/04/2006 tarihinden itibaren emekli aylığı bağlanmıştır.
Davacı 23/02/2015 tarihli başvurusuyla, emeklilik işlemlerinin Türkiye Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünde görev yaptığı genel müdür yardımcılığı unvanı üzerinden yapıldığından bahisle, Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) genel müdürü olarak görev yaptığı sürenin dikkate alınarak, bu unvan üzerinden emeklilik işlemlerinin yapılması ve parasal haklarının ödenmesi talebinde bulunmuştur.
Davalı idarenin 12/03/2015 tarih ve 56.224.101 sayılı dava konusu işlemiyle, davacının 05/05/1998 – 15/09/1999 tarihleri arasında … Birliği (…) genel müdürü olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca görev yaptığının anlaşıldığı, anılan Genel Müdürlüğün 657 sayılı Kanun’a tabi daire, kuruluş ve ortaklık olmayıp, özerk niteliğe sahip tarım satış kooperatifi olduğundan, genel müdür unvanından dolayı davacı hakkında yapılacak işlem bulunmadığı belirtilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 5. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “…kamu kurum ve kuruluşlarında görevli iken, Genel Müdür ve yardımcısı olarak tayini yapılanların, bu görevde geçecek hizmetleri emeklilik müktesebinden sayılır. İlgili mevzuata göre T.C. Emekli Sandığına verilmesi gereken kesenek ve karşılıklar kendileriyle çalıştıkları kuruluş tarafından ödenir…” şeklindeki düzenleme; 12/04/2005 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5330 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile “Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken kurumlarının muvafakatı ve kendilerinin isteği üzerine bu Kanun kapsamında Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı olarak atananlar kurumlarından aylıksız izinli sayılırlar. Bunlardan 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olanların 5434 sayılı Kanun ile ilgileri devam ettirilir. Ayrıca, emeklilik hakları açısından Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil aynı unvanlı kadrolar için tespit edilmiş olan ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer mali haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılırlar. Bu görevlerde geçirilen süreler, emekli keseneğine esas aylığın tespitinde dikkate alındığı gibi, makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılır. Bunların bu Kanun kapsamında atandıkları kadro unvanına ilişkin emekli kesenekleri kendilerince, karşılıkları da bu Kanun kapsamında çalıştıkları kuruluş tarafından ödenir. Görevleri sona erenler, yazılı olarak istekte bulunmaları halinde önceki kurumlarında aylıksız izne ayrıldıkları tarihteki durumlarına uygun bir kadroya atanırlar…” şeklinde değiştirilmiştir.
Makam tazminatına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 10. maddesiyle eklenen Ek 26. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; bu Kanun’a ekli (IV) sayılı Cetvelde unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda makam tazminatı ödeneceği, (b) bendinde; bu görevlerde (…) makam tazminatını almaya müstehak oldukları tarihten itibaren toplam iki yıl süre ile çalıştıktan sonra emekliye ayrılanlara yukarıdaki fıkraya göre bulunacak miktarın tamamının (926 sayılı Kanun’a tabi profesörlere yarısı) hayatta bulundukları sürece her ay T.C. Emekli Sandığınca ödeneceği, T.C. Emekli Sandığının bu ödemeleri üç aylık devreler halinde faturası karşılığında Hazine’den tahsil edeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Kanun’a ekli (IV) sayılı Makam Tazminatı Cetveli’nde kadro ve görev unvanlarına göre tazminat göstergelerine yer verilmiş olup, Cetvel’in 3. sırasında genel müdürler ile ek göstergeleri bu düzeyde veya daha yüksek tespit edilen kadrolara atanmış olanların (7000) gösterge rakamı üzerinden makam tazminatından yararlanacağı kurala bağlanmıştır.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun Ek 68. maddesinde makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik ve temsil veya görev tazminatlarının bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödeneceği, (Ek: 04/07/2001 – KHK – 631/1 Md.) makam veya yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam en az iki yıl bulunmadan veya bu görevlerde hiç bulunmadan emekliye ayrılanlara ise, en az altı süreyle bulundukları en üst görevleri için belirlenen görev tazminatı veya hizmet yılları itibarıyla belirlenen görev tazminatından yüksek olanın ödeneceği kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 13/07/2001 tarih ve 24461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 15/01/2002 tarihinde yürürlüğe giren 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 11. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesine eklenen ve görev tazminatına ilişkin düzenlemelerin yer aldığı (C) bendinde, temsil tazminatı almayan ve (7000) gösterge rakamından daha düşük makam ve yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolara atanmış olanlara, Bakanlar Kurulunca tespit edilecek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda görev tazminatı ödeneceği kuralına yer verilmiş olup, buna göre makam tazminatı almayı hak edenlerin görev tazminatından da yararlanabileceği, görev tazminatının makam tazminatına bağlı bir parasal hak olduğu anlaşılmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davacının emeklilik işlemlerinin genel müdür unvanı üzerinden yapılmasına ilişkin talebi, ek gösterge yönünden incelendiğinde;
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının ek göstergeye ilişkin kısmı bakımından dava konusu işlemin iptali, davacının tazminat isteminin kabulüyle, mahrum kaldığı parasal hakların 23/02/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Dava, davacının makam ve görev tazminatının ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
06/04/2005 tarihli, 5330 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu’nun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken kurumlarının muvafakatı ve kendilerinin isteği üzerine bu Kanun kapsamında genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak atananların kurumlarından aylıksız izinli sayılacakları, bunlardan 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak görev yapmakta olanların bu Kanun ile ilgilerinin devam ettirileceği, emeklilik hakları açısından genel idare hizmetleri sınıfına dahil aynı unvanlı kadrolar için tespit edilmiş olan ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer mali haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılacakları, bu görevlerde geçirilen sürelerin, emekli keseneğine esas aylığın tespitinde dikkate alındığı gibi, makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, davacının 05/05/1998 – 15/09/1999 tarihleri arasında yürüttüğü Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Genel Müdürlüğü görevi nedeniyle, genel müdürlük kadro ve görev unvanı için belirlenen makam ve görev tazminatından yararlandırılmasını istediği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar 1581 sayılı Kanun’la anılan Kanun kapsamında genel müdür ve genel müdür yardımcısı olarak atananların, emeklilik hakları açısından genel idare hizmetleri sınıfına dahil aynı unvanlı kadrolar için tespit edilmiş olan ek gösterge, makam ve temsil tazminatları ile diğer mali haklardan da aynı esas ve usuller çerçevesinde yararlandırılacakları, bu görevlerde geçirilen sürelerin, emekli keseneğine esas aylığın tespitinde dikkate alınacağı, makam tazminatı ve yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde geçmiş sayılacağına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiş ise de, davacı açısından, makam tazminatına hak kazanma koşullarının ayrıca ilgili mevzuat kapsamında incelenmesi gerekmektedir.
Bu kapsamda, makam tazminatına ilişkin düzenlemenin yer aldığı 5434 sayılı Kanun’un Ek 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, makam tazminatından yararlanabilmek için makam tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerin en az iki yıl süreyle yürütülmüş olunması gerekmekte olup, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinin (C) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca makam tazminatına bağlı parasal bir hak olduğu anlaşılan görev tazminatından da ancak makam tazminatı almaya hak kazananların yararlanabileceği açıktır.
Bu duruma göre, makam tazminatı ödenmesi öngörülen Genel Müdürlük görevini iki yıl süreyle yürütmediği anlaşılan davacının, makam tazminatından ve makam tazminatına bağlı parasal bir hak olan görev tazminatından yararlandırılmaması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptali, davacının tazminat isteminin kabulüyle, mahrum kaldığı parasal hakların 23/02/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, ek göstergeye ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Kısmen kabulü ile makam ve görev tazminatına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 23/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.