Danıştay Kararı 6. Daire 2019/12560 E. 2021/10700 K. 06.10.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/12560 E.  ,  2021/10700 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/12560
Karar No : 2021/10700

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av. …

DAVALI DİĞER İDARE : … Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Fatih İlçesi, Tarihi Yarımada, Eminönü, … Mahallesi, … Sokak, … pafta, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların okul alanına ayrılmasına yönelik 04.10.2012 tarihli 1/1000 ölçekli Tarihi Yarımada (Fatih) Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ile dayanağı 30.12.2011 tarihli 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada (Fatih) Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 30/03/2015 tarih ve E.2014/8519, K.2015/18490 sayılı bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parseller üzerinde bulunan yapının tarihi öneminin dikkate alınmadığı, taşınmazlar okul alanı olarak planlanırken mevcut okul binasının ve çevresinin tarihi dokusunun göz önünde bulundurulması gerektiği, dava konusu planların tarihi ve kültürel değerlerinin koruması ve kullanması dengesi gözetilerek hazırlanmadığı, mevcut okul binasına eklenmesi beklenen uyuşmazlığa konu 290 m2 alanın faydasının, maliyetiyle karşılaştırıldığında, planlamanın amacı olan kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğu, bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :

İstanbul İli, Fatih İlçesi, Tarihi Yarımada, Eminönü, … Mahallesi, … Sokak, … pafta, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların kullanım amacının İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarihli, … sayılı kararıyla uygun bulunarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 30/12/2011 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Koruma Amaçlı İmar Planında “mesleki ve teknik eğitim tesisleri” olarak belirlendiği, anılan nazım imar planı doğrultusunda hazırlanan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının Fatih Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı kararıyla kabul edildiği, İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun … tarihli, … sayılı kararıyla uygun bulunarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 04.10.2012 tarihinde onaylandığı, davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu edilen taşınmazın imar durumunun öğrenilmesi amacıyla 25.12.2013 tarihli, 688635 sayılı dilekçe ile davalı Fatih Belediye Başkanlığına başvurulduğu, dava konusu taşınmazların okul alanına ayrıldığını imar durum belgesinden öğrenmesi üzerine, dava açma süresi içerisinde uygulama işlemi olan imar durum belgesinin dayanağı düzenleyici işlem olan imar planınlarının iptali istemiyle görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların  yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde, “Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinde sosyal altyapı, sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacı ile yapılması gereken eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari yapılar ile park çocuk bahçeleri gibi yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu alana önerilen fonksiyonun üst ölçekli 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planıdaki plan kararları ile çelişmediği, toplam büyüklüğü 287 m2 olan dava konusu 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların “mesleki ve teknik eğitim tesisleri alanı” fonksiyonuna ayrılırak, 2.115,00 m2 büyüklüğündeki Cağaoğlu Moda Tasarım Okulu ve Cağaoğlu Meslek Lisesi arsasının büyütülmesinin amaçlandığı, dava konusu taşınmazların en az 50 yıllık bir geçmişe sahip olduğu, tarihi çevrenin bir parçası haline gelmiş olduğu, mimari uslüp olarak dönemin özelliklerini yansıtan önemli bir örnek olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti gazetecilik tarihinde önemli rol üstlenmiş olan gazetelere ev sahipli yaptığı, 1885 yılında Padişah II.Abdülhamid tarafından yaptırılmış olam okul binasının, 1913 tarihli “Alman Mavileri” haritalarında da görüleceği üzere bugünkü parsel sınırları içerisinde işlevini sürdürdüğü, korunması gereken dokudaki boşluk-doluluk oranlarının parsel bazında bugünkü haliyle aynı olduğu, doku açısından çevrenin açılması ve temizlenmesinin, planlama teknikleri açısından uygun olmadığı, fonksiyonel açıdan bakıldığında, toplam okul alanının yaklaşık %10 oranında büyütüleceği, kamulaştırma maliyeti, fayda/maliyet, binanın tarihsle süreç içerisindeki değeri, kamulaştırılacak binanın içinde yaratılan katma değer ve çalışan sayılarının, mevcut okula 290 m2 ile yaratılacak faydasına göre karşılaştırıldığında kamu yararına uygunluk olmadığı, dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve tekniklerine aykırı olduğu şeklinde görüş belirtilmiştir.
Planlanan yörenin nüfus, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde incelenerek plan bütünlüğü, sürekliliği, sosyal ve teknik altyapı dengesi, üst ölçek plan ana kararları, ilkeleri, stratejilerine göre şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından değerlendirme yapılması gerekirken bilirkişi incelemesinin dava konusu taşınmazın tarihsel geçmişi ve doğacak kamulaştırma maliyeti üzerine yoğunlaştığı, imar planına konu kullanım kararlarının mevzuat hükümleri kapsamında yer seçimi, asgari büyüklük ve kişi başına düşen alan açısından değerlendirmenin eksik yapıldığı görüldüğünden planlanan yörenin nüfus, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde incelenerek plan bütünlüğü, sürekliliği, üst ölçek plan ana kararları, ilkeleri, stratejileri göz önüne alınarak dava konusu planların şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından incelenerek yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. … İdare Mahkemesince verilen .. tarihli, E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.