Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/17349 E. , 2021/12686 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/17349
Karar No : 2021/12686
DAVACI : …Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : …Bakanlığı – …
VEKİLİ : …- Hukuk Müşaviri – Aynı yerde
DAVANIN KONUSU : 21/06/2019 günlü, 30808 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile değiştirilen Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasında ve 4. fıkrasının (d) bendinde yapılan değişikliklerin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğin değiştirilen hükümleri ile riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin Bakanlıkça verilen eğitim sonunda yapılacak sınavdan aldıkları başarı belgesini ibraz zorunluluğunun kaldırıldığı, bu hususta belirsizliğe ve denetimsizliğe sebep olunduğu, idarenin keyfi davranmasına zemin hazırlandığı, bu değişiklikle gerçekliğe aykırı belgelerle iş yapanların tespitinin zorlaşacağı, dava konusu kuralların hukuka ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Dava konusu Yönetmeliğin iptali istenilen kuralının önceki halinde eğitim sonucu aldıkları sınav başarı belgesini ibraz etmeleri gerekirken yeni halinde bu belgeyi almaya hak kazanmış olmalarının yeterli olduğu, riskli yapı tespitini yapacak mühendislerden istenilen belgelerin (d) bendinde değil kuralın yeni halinde 2. fıkrada belirtildiği, ancak, istenilen belgelerde eksilme olmadığı, sadece fıkralarda ifadelerin düzenlenmesine gidildiği, dava konusu kurallarda esaslı bir değişiklik yapılmadığı, sadece ifade şeklinin değiştirildiği, yapılan değişikliğin dayanak Kanuna ve hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …DÜŞÜNCESİ :
Dava konusu kuralların dayanak Kanuna, ilgili mevzuta, kamu yararına ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …DÜŞÜNCESİ :
Dava, 21/06/2019 günlü, 30808 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrasında ve dördüncü fıkrasının (d) bendinde yapılan değişikliklerin iptali istemiyle açılmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 1.maddesinde; kanunun amacının; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş, 3. maddesinde, riskli yapıların tespitinin, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılacağı ve sonucun Bakanlığa veya İdareye bildirileceği hükme bağlanmıştır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 1.maddesinde; Yönetmeliğin amacının; 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca, riskli yapılar ile riskli alan ve rezerv yapı alanlarının tespitine, riskli yapıların yıktırılmasına, yapılacak planlamaya, dönüştürmeye tabi tutulacak taşınmazların değerinin tespitine, hak sahibi olacaklarla yapılacak anlaşmaya ve yapılacak yardımlara, yeniden yapılacak yapılara ve 6306 sayılı Kanun kapsamındaki diğer uygulamalara ilişkin usûl ve esasları belirlemek olduğu hükme bağlanmıştır.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin 6. maddesinin 2. fıkrasında: “(2) Lisanslandırılan kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin, ilgili meslek odalarına üyeliklerinin devam ediyor olması, mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalışmış olmaları, Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim programlarına katılmaları, eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alarak başarı belgesi almış olmaları ve bu hususları belgelendirmeleri gerekir. Lisanslandırma talebinde bulunan üniversite adına riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin öğretim üyesi olması durumunda bu fıkrada belirtilen şatlar aranmaz”. 4. fıkrasının (d) bendinde de ” Riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislere ilişkin; 1) İlgili meslek odasına üyeliklerinin devam ettiğine dair güncel tarihli oda kayıt belgesi, 2) Mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalıştıklarına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belgeler, 3) Noter tasdikli imza beyanı, 4) İnşaat mühendislerinin Bakanlıkça düzenlenen eğitim programlarına katılarak aldıkları başarı belgesi,..” hükümleri yer almakta iken dava konusu değişiklikle 6.maddenin 2. fıkrası “Lisanslandırılan kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin; ilgili meslek odalarına üyeliklerinin devam ediyor olması, mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalışmış olmaları, Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim programlarına katılmaları, eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alarak başarı belgesi almaya hak kazanmış olmaları gerekir. Lisanslandırma talebinde bulunan üniversite adına riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin öğretim üyesi olması durumunda bu fıkrada belirtilen şartlar aranmaz.”
4. fıkranın (d) bendi” Riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin ikinci fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanları, ” şeklinde düzenlenmiştir.
Dava konusu değişiklikten önce riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin maddede sayılan koşulları taşıdıklarını gösterir belgelerin neler olduğu tek tek sayılmışken, dava konusu yönetmelikle sadece “şartları sağladıklarına ilişkin belgeler” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu uyarınca, mühendis ve mimarlar Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yapabilmeleri için odaya kaydolmak ve bağlı oldukları odanın mevzuatına, kararlarına ve ilgili düzenlemelerde öngörülen kayıt, tescil ve diğer kurallara uymakla yükümlüdürler. Mühendis ve mimarların, üyelik niteliklerini de oda kaydı ile belgelemeleri gerektiği tartışmasız olup, sözkonusu düzenlemelerle, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını koruma amacını gerçekleştirmek üzere üyeleri üzerinde bir kontrol sistemi öngörülmüş bulunmaktadır.
Buna göre, riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin ilgili meslek odasına üyeliğinin devam edip etmediğinin oda kayıt belgesi ile mesleğinde fiilen en az beş yıl çalışmış olduğunun tespitinin de ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belge ile ortaya konması gerektiğinden, bu belgelere yönelik belirleme dava konusu değişiklikle ortadan kaldırılarak şartların sağlandığına ilişkin belgeler yönünden belirsizlik yaratılmış olup, uygulamada farklı yorumlamalara yol açılabileceğinden düzenlemede 6235 sayılı Yasaya ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin katılmaları gereken, Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan almaları koşulu öngörülerek bu koşulun sağlandığını gösterir belge olarak alınan başarı belgesinin ibrazının gerektiği düzenlenmişken , dava konusu değişiklik ile yetmiş puan alarak başarı belgesi almaya hak kazanmış olmak şeklinde muğlak bir ifade öngörülmüştür. Her ne kadar 6. maddenin 4. fıkrasında ikinci fıkrada sayılan şartların sağlandığına ilişkin belgelerin ibrazı gerektiği belirtilmişse de, bu koşulun sağlandığını gösterir belgenin açıkça belirtilmediği ve maddenin ikinci fıkrasında “başarı belgesi almaya hak kazanmış olmak“ ibaresiyle yetinilmiş olduğu gözönünde bulundurulduğunda, istenilen belge yönünden uygulamada farklı anlamalara ve karışıklığa yol açılabileceğinden düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davalı idare tarafından, istenilen belgeler konusunda yeni bir düzenleme yapılmadığı, sadece yazım ve anlatım değişikliği yapıldığı, önceden olduğu gibi aynı belgelerin Bakanlığa sunulması gerektiği belirtilmişse de; yönetmelik hükmünün, açık, net ve anlaşılabilir olması, uygulamada farklı yorumlara neden olabilecek muğlak ifadeler taşımaması gerektiğinden, iddia yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 21/06/2019 günlü, 30808 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile yönetmeliğin 6. maddesinin ikinci fıkrasında ve dördüncü fıkrasının (d) bendinde yapılan değişikliklerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 29/10/2021 günlü, 31643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği” şeklinde değiştirildiğinden, husumetin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilmesine karar verilerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: 21/06/2019 günlü, 30808 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 6. maddesinin 2. fıkrasında ve 4. fıkrasının (d) bendinde değişiklikler yapılmış, bunun üzerine yapılan değişikliklerin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 3/1. maddesinde; “Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir.” aynı Kanunun 8/7. maddesinde ise; “Riskli yapıların tespit edilmesine veya ettirilmesine dair usul ve esaslar, risklilik kriterleri, riskli yapıların tespitinde ve itirazların değerlendirilmesinde görev alacak teknik heyet ve diğer komisyonlar ile bu Kanunun uygulanmasına dair diğer usul ve esaslar, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikler ile düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin “Riskli yapıların tespitinde görev alacak kurum ve kuruluşlar” başlığı altında yer alan 6. maddesinin 2. fıkrasında; “Lisanslandırılan kurum ve kuruluşlarda riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin; ilgili meslek odalarına üyeliklerinin devam ediyor olması, mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalışmış olmaları, Bakanlıkça veya Bakanlıkça uygun görülen kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek eğitim programlarına katılmaları, eğitim sonunda yapılacak yazılı sınavda yüz üzerinden en az yetmiş puan alarak başarı belgesi almaya hak kazanmış olmaları gerekir. Lisanslandırma talebinde bulunan üniversite adına riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin öğretim üyesi olması durumunda bu fıkrada belirtilen şartlar aranmaz.” kuralına, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinde ise; “Lisanslandırma için; Riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin ikinci fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanları, aranır.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan incelemede;
Uyuşmazlıkta, davacının iddiaları, davalının savunması, dava konusu edilen kurallar ve dayanağı Kanunun birlikte diğerlendirilmesi sonucunda; riskli yapı tespitini yapacak kurum ve kuruluşlara ilişkin usul ve esasları düzenleme yetkisinin dayanak Kanun ile Bakanlığa verildiği, bu yetki kapsamında dava Yönetmelik kurallarında değişiklik yapıldığı, dava konusu Yönetmeliğin 6.maddesinin 2.fıkrasında yer alan “başarı belgesi almaları ve bu hususları belgelendirmeleri” ibaresinin yapılan değişiklikle “başarı belgesi almaya hak kazanmış olmaları” gerekir şeklinde düzenlendiği, aynı maddenin 4/(d) bendinde ise riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin, ikinci fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanlarının arandığı görülmüştür.
Davacı tarafından, bu hususun riskli yapı tespiti yapacak mühendislerde aranan şartlarda belirsizliğe, denetimsizliğe, idarenin keyfiliğine ve belgede sahteciliğin artmasına sebep olacağı iddia edilmişse de; riskli yapı tespiti yapacak mühendislerde aranan şartların bu ibare dışında dava konusu kuralda aynen korunduğu, değiştirilen bu ibarenin ise sınavda başarılı olma şartını ortadan kaldırmadığı, sadece yazım ve anlatım şeklini değiştirdiği, yazım ve anlatım şeklinin değiştirilmiş olmasının kuralın özünü değiştirmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan dava konusu fıkradan “bu hususları belgelendirmeleri” ibaresinin kaldırılmış olmasının, bu belgelerin aranmayacağı anlamına gelmediği, fıkrada belirtilen şartların ilgililerce ortaya konulabilmesinin ancak belgeyle olabileceği, kaldı ki Yönetmeliğin 6.maddesinin 4.fıkrasının (d) bendinde de; dava konusu ikinci fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanların aranacağının açıkça ifade edildiği anlaşıldığından, ilgililerde aranan şartların belgelendirilmesi hususunun iddia edildiği gibi uygulamada farklı anlamlara, belirsizliğe ve karışıklığa yol açmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenlerle, dava konusu kuralda, dayanak Kanuna, ilgili mevzuata, kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi yönünden yapılan incelemeye gelince;
Uyuşmazlığa konu kuralın eski halinde; “riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislere ilişkin; 1) İlgili meslek odasına üyeliklerinin devam ettiğine dair güncel tarihli oda kayıt belgesi, 2) Mesleklerinde fiilen en az beş yıl çalıştıklarına dair ilgili kurum ve kuruluşlardan alınacak belgeler, 3) Noter tasdikli imza beyanı, 4) İnşaat mühendislerinin Bakanlıkça düzenlenen eğitim programlarına katılarak aldıkları başarı belgesinin aranacağı belirtilmiş, değiştirilen yeni halinde ise; lisanslandırma için; riskli yapı tespitinde görev alacak mühendislerin ikinci fıkrada sayılan şartları sağladıklarına ilişkin belgeler ile elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanlarının aranacağı belirtilmiştir.
Yukarıda ayrıntısına yer verilen kural ile atıf yapılan aynı maddenin ikinci fıkrasının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ilgililerden aranacak şartların “noter tasdikli imza beyanı” ibaresi dışında aynen korunduğu, bu ibarenin ise ilgililerin elektronik imza edinmiş olduklarına dair yazılı beyanı olarak değiştirildiği, iddia edildiği gibi istenilen belgeler konusunda belirsizliğe yol açacak bir durumun bulunmadığı, dava konusu yapılan değişikliğin yazım değişikliği şeklinde olduğu, ilgililerde aranılan şartların eksiltmesi veya özünün değiştirilmesine ilişkin bir durum olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu kuralda, dayanak Kanuna, ilgili mevzuata, kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. . Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.