Danıştay Kararı 6. Daire 2020/10114 E. 2021/11529 K. 19.10.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/10114 E.  ,  2021/11529 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/10114
Karar No : 2021/11529

TEMYİZ EDENLER :I-(DAVACI) … Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Ltd Şti
VEKİLİ : Av. …
II-(DAVALILAR)1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
2-… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF : I-(DAVALILAR)1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
2- … Belediye Başkanlığı
II- (DAVACI) … Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Ltd Şti

İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın, dava konusu planlarda taşınmaza ilişkin belediye hizmet alanı fonksiyonuna ilişkin kısmının bozulması, dava konusu taşınmazlara ilişkin diğer fonksiyonlar yönünden ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mahallesi, … sayılı parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve 13/01/2017 tarihli kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile bu plana dayalı olarak hazırlanan Sancaktepe Belediye Meclisinin … tarihli ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 28/03/2018 tarihli kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Sancaktepe İlave Revizyon Uygulama İmar planının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının maliki olduğu taşınmaza yönelik imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; dava konusu nazım ve uygulama imar planlarındaki parsele verilen ” spor alanı, belediye hizmet alanı, 12 metre yol” fonksiyonu yönünden, mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davanın 10 mt.lik yola ilişkin kısmı yönünden ise, davacıya ait taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında “kısmen 10 metre en kesitli yol” alanında kaldığı ancak bu yolun nazım imar planında gösterilmediği, bu durumda, 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyen imar yolunun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin planları sakatlar nitelikte olduğu, dava konusu uygulama imar planda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, kararın, dava konusu uygulama imar planının 10 mt.lik yola ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idareler ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu kararın, davanın spor alanı, 12 metrelik imar yolu ve 10.00 metrelik imar yoluna ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Dava konusu planlarda taşınmaza ilişkin belediye hizmet alanı fonksiyonuna gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
04.06.2014 tarihli ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Mekânsal kullanım tanımları ve esasları” başlıklı 5.maddesinin (a) bendinde ise; “belediye hizmet alanı: belediyelerin görev ve sorumlulukları kapsamındaki hizmetlerinin götürülebilmesi için gerekli itfaiye, acil yardım ve kurtarma, ulaşıma yönelik transfer istasyonu, araç ve makine parkı, bakım ve ikmal istasyonu, garaj ve triyaj alanları, belediye depoları, asfalt tesisi, atık işleme tesisi, zabıta birimleri, mezbaha, ekmek üretim tesisi, pazar yeri, idari, sosyal ve kültürel merkez gibi mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçları karşılamak üzere kurulan tesisler ile sermayesinin yarıdan fazlası belediyeye ait olan şirketlerin sahip olduğu tesislerin yapılabileceği alanlar” olarak tanımlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin bir arada değerlendirilmesi sonucunda, “belediye hizmet alanı kullanımı” (BHA) irdelendiğinde; ulaşım yükü, nüfus ve yapı yoğunluğu başta olmak üzere planlama alanına birbirinden çok farklı etkileri bulunan ve yukarıda yer verilen tanımında örnekleme yoluyla sayılan tesisleri, bir bütün olarak kapsayan “belediye hizmet alanı” gösteriminin getirilmesi, 1/5000 ölçekli nazım imar planları bakımından yeterli ise de, uygulama imar planı ölçeğinde tek başına yeterli olamamakta, bu gösterim altında hangi belediye faaliyetinin icra edileceğinin belirtilmesi suretiyle kesin kullanım türünün gerek uygulama işlemlerine dayanak oluşturacak ölçüde, gerekse hukuki ihtilaf halinde yargısal incelemeye elverecek açıklıkta somut olarak gösterilmesi zorunluluk arz etmektedir.
Uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden inceleme yapılarak dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede belediye hizmet alanı kullanımına ihtiyaç bulunup bulunmadığı ve belediye hizmet alanı fonksiyonunun yer seçimi, konum ve büyüklük açısından uygunluğu hususunun araştırılması, ihtiyaç bulunmadığının tespiti halinde belediye hizmet alanı fonksiyonu yönünden dava konusu imar planlarının iptaline, ihtiyaç bulunduğunun ortaya konulması halinde ise, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına göre anılan fonksiyonun değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planı yönünden ise, belediye hizmet alanına ihtiyaç bulunduğunun tespiti halinde de söz konusu taşınmazda öngörülen belediye hizmet alanı kullanımına ilişkin kesin kullanım türüne yönelik somut bir belirleme yapılmadığı ve bu haliyle mevzuat gereği kendisinden beklenen detaylı kullanımı belirtmediği, hangi kategoriye yönelik olduğunun anlaşılamadığı, kullanım amacının açık biçimde gösterilmemesi nedeniyle büyük bir belirsizlik durumunun söz konusu olduğu açıktır.
Bu durumda, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu taşınmazın belediye hizmet alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dava konusu uygulama imar planının 10 metrelik yola ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu ile, dava konusu imar planlarının 12 metrelik yol alanı ve spor alanı fonksiyonuna ilişkin kısmı yönünden oybirliği ile ONANMASINA, kararın, dava konusu taşınmazın belediye alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden oybirliği ile BOZULMASINA, dosyanın adı geçen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi gönderilmesine, 19/10/2021 tarihinde kesin olarak karar verildi.

AZLIK OY :
Dava, İstanbul ili, Sancaktepe ilçesi, … Mahallesi, … sayılı parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilen ve 13/01/2017 tarihli kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile bu plana dayalı olarak hazırlanan Sancaktepe Belediye Meclisinin … tarihli ve …sayılı kararı ile kabul edilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 28/03/2018 tarihli kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Sancaktepe İlave Revizyon Uygulama İmar planının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının maliki olduğu taşınmaza yönelik yapılan imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun ve uygulanabilir olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; dava konusu nazım ve uygulama imar planlarındaki parsele verilen “spor alanı, belediye hizmet alanı, 12 metre yol” yönünden, istinafa konu mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davanın 10 metrelik yola ilişkin kısmı yönünden ise, imar planlarında öngörülen ulaşım sisteminin bir parçası olan imar yollarının güzergahının belirlenmesi sırasında yolun devamlılığının ve diğer yollarla bağlantısının gözönünde bulundurulması zorunlu olduğu gibi 1/5000 ölçekli nazım imar planında da yolun gösterilmemesinin yapı adalarını ve diğer fonksiyonların kullanım alanlarını etkiler nitelikte olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilen 10 metrelik yolların 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmemesinin planları sakatlar nitelikte olduğu, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, söz konusu karar, davalı idareler ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın uyuşmazlık konusu imar planları ile kısmen spor alanı, kısmen belediye hizmet alanı kısmen 12 metre yol alanı, 10 metre yol alanı olarak belirlendiği, taşınmazdan geçen 10 metrelik yolun üst ölçekli nazım imar planında yer almadığı, davacı tarafından taşınmazın yol alanı olarak belirlenen kısmı yönünden dava konusu imar planlarının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin plan hiyerarşisi bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturup oluşturmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
3194 sayılı Yasanın Tanımlar başlıklı 5. maddesindeki nazım ve uygulama imar planlarının tanımları gözönünde bulundurulduğunda, ana ulaşım sisteminin, bu bağlamda birinci ve ikinci derecedeki ulaşım yollarının nazım imar planı ile daha alt düzeydeki tali nitelikte üçüncü derece ve daha altındaki yolların ise uygulama imar planları ile düzenlenmesi gerekeceği görülmektedir.
Ayrıca ana ulaşım sistemi dışındaki hangi enkesitli yolun nazım imar planında gösterilmesi gerekeceği hususu yolun enkesitinden ziyade, imar planı içerisinde ulaşım sistemi bakımından üstlendiği fonksiyonla ilişkili olması gerekir.
Bu kapsamda özellikle yapı adaları arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanmasına yönelik yolların uygulama imar planı kararı ile getirilebileceğinde hiçbir duraksama bulunmamaktadır.
Bu kapsamda nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu uygulama imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun anılan nazım imar planının ulaşım sistemi bakımından ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, uygulama imar planı kapsamında şehircilik ve planlama ilkeleri ile imar mevuatına uygun bulunup bulunmadığı hususları yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın, dava konusu uygulama imar planının taşınmazın 10 metrelik yol fonksiyonuna ilişkin kısmının iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabul edilerek, Bölge İdare Mahkemesinin, yol fonksiyonu bakımından uygulama imar planının iptali yolundaki kararının açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.