Danıştay Kararı 6. Daire 2021/7864 E. 2021/12490 K. 15.11.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/7864 E.  ,  2021/12490 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7864
Karar No : 2021/12490

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hatay İli, Kırıkhan İlçesi, … Köyü, …ada, … parselde kain taşınmazın imar planlarında “İbadet Yeri” olarak ayrılması nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle 10.000,00-TL (miktar artırım dilekçesiyle artırılarak 1.041.282,84-TL) bedelin tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Hatay İli, Kırıkhan İlçesi, … Köyü, … ada, … parselde kain arsa vasıflı taşınmazın davacı adına kayıtlı iken 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında “İbadet Yeri” olarak planlanması nedeniyle taşınmaza hukuken el atıldığı, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun hükümleri uyarınca anılan Başkanlığın cami ve ibadethaneler ve dini tesis alanları ile ilgili görev, yetki ve sorumluluklarının bulunduğu, taşınmazdaki tahsis ve kamulaştırma açısından yetkinin Diyanet İşleri Başkanlığına ait olduğu, söz konusu parselde herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceği, dolayısıyla davacının tasarruf hakkının süresi belirsiz bir şekilde kısıtlandığı anlaşıldığından, söz konusu taşınmaz için 10/01/2020 havale tarihli Bilirkişi Raporuyla belirlenen 1.036.282,84-TL tazminatın kabulü ile dava dilekçesinde faiz talebi olmadığından, dava dilekçesinde talep edilen 10.000,00-TL için faize hükmedilmemesi, geriye kalan 1.026.282,84-TL’ye ise ıslah dilekçesinin taraflara tebliğ tarihinden itibaren (davalılar Kırıkhan Belediyesi Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı için 10/02/2020 tarihinden, diğer davalı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünde ise 11/02/2020 tarihinden itibaren) yasal faiz işletilmesi, fazlaya ilişkin tazminat ve faiz istemlerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının tazminat isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, maddi tazminat isteminin 1.036.282,84-TL’lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin 5.000,00 TL’lik kısmının ve bu kısma ilişkin faiz taleplerinin reddine, 1.036.282,84-TL maddi tazminatın, 1.026.282,84-TL’lik kısmına ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan; Kırıkhan Belediyesi Başkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı için 10/02/2020 tarihinden, diğer davalı Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden ise 11/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından müteselsilen davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İmar planında ‘ibadet yeri’ olarak ayrılan uyuşmazlık konusu taşınmazı kamulaştırmayla görevli ve yetkili yatırımcı idarenin Diyanet İşleri Başkanlığı olduğu, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlı ile Kırıkhan Belediye Başkanlığının kamulaştırma ve tazminat sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Kırıkhan Belediye Başkanlığı hasım mevkinden çıkarılarak, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İbadet yerleri için gerekli arazinin, davalı Belediye tarafından, düzenleme ortaklık payından ayrılması ve şayet bu paylar yeterli gelmez ise, eksik kalan kısmının Belediye tarafından tamamlanması gerektiği, cami ve mescitlerin mevzuat gereği sadece yönetimlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait bulunduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, Hatay İli, Kırıkhan İlçesi, … Köyü, … ada, … parselde kain 1.216,88 m2 alana sahip arsa vasıflı taşınmazın maliki olduğu, söz konusu taşınmazın Kırıkhan Belediye Başkanlığı’nın … ve … tarihli meclis kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ‘ibadet yeri” olarak ayrıldığı, Kırıkhan Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı meclis kararıyla onaylanan nazım ve uygulama imar planlarında ve de Kırıkhan Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı meclis kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da “ibadet yeri” olarak ayrıldığı, ayrıca söz konusu taşınmazın Hatay Büyükşehir Belediye Meclisi’nin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylanan Kırıkhan ilçe merkezi ve yakın çevresine ait 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planında da “ibadet yeri” olarak gösterildiği, davacı tarafından 03/10/2018 tarihli dilekçeyle davalı idarelere taşınmazının kamulaştırılarak bedelinin ödenmesi için müracaat edildiği, davalı idarelerce davacının müracaatına olumsuz cevap verilmesi üzerine, söz konusu taşınmazın imar planında “ibadet yeri” olarak ayrılması nedeniyle tasarruf hakkının kısıtlandığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00-TL (miktar artırım dilekçesiyle artırılarak 1.041.282,84-TL) tazminatın tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinde: “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 04.07.2019 tarihli değişiklikle getirilen “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler” başlıklı 13. maddesinde; “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar;
a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak,
b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.
Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.
İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.
Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.
Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
” düzenlemesi yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun Ek 1. maddesinde; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesinin 4. fıkrasında; “Taraflar, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemezler. Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir” hükmüne; Geçici 7. maddesinin 1. fıkrasında ise; “Bu maddeyi ihdas eden Kanunun 16’ncı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının ıslah dilekçesi ile belirttiği faiz istemi dışındaki hususlar yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Davacının ıslah dilekçesi ile belirttiği faiz istemi yönünden ise;
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmadığı, 31.01.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile hükmedilecek bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin talep edildiği, idari yargıda ıslahın uygulanmasına dair düzenlemenin bulunduğu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ‘Tebligat ve cevap veme” başlıklı 16. maddesinin 4. fıkrası değerlendirildiğinde ise, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; mevzuat uyarınca davacı tarafından ıslah dilekçesi ile sadece davanın miktarının artırılabileceği, faiz isteminin ise ıslah dilekçesi ile ileri sürülmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacının faize ilişkin istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu yönden ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliği tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında davalı belediyeler hasım mevkinden çıkarıldığı halde, hüküm kısmında Mahkeme kararındaki ilgili kısımların düzeltmesinin yapılmadığı anlaşıldığından, bozmaya uyulması sonrasında verilecek kararda düzeltmeye ilişkin bu hususun da dikkate alınması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyize konu kısımlarının davacının faiz istemi yönünden BOZULMASINA, diğer yönlerden ONANMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/11/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.