Danıştay Kararı 7. Daire 2019/1215 E. 2021/4937 K. 17.11.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2019/1215 E.  ,  2021/4937 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/1215
Karar No : 2021/4937

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname muhteviyatı eşyanın makarnalık buğday değil, adi/ekmeklik buğday olduğunun tespit edildiğinden bahisle anılan firma adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, … tarih ve … sayılı inceleme raporu ile 270-B/11 sayılı soruşturma raporunda yer alan, … Un İrmik Makarna Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli dahilde işleme izin belgesi kapsamında ihraç edilen eşyaya tekabül eden miktarda sadece makarnalık buğdayın eşdeğer eşya kapsamında ithalatının yapılabileceğinin belirtilmesine rağmen, temsilci firma aracılığıyla ithal edilen eşyanın muafiyet kapsamında ithali mümkün olmayan adi/ekmeklik buğday olduğu, yurt içinde satış yapılan firmaların yetkilileri tarafından satın aldıkları buğdayın tamamına yakınının adi/ekmeklik olduğunun beyan edildiği, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüklerince herhangi bir analiz yapılmaksızın uygunluk yazılarının düzenlendiği yolundaki tespitler ile ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, dahilde işleme izin belgesi kapsamında muaf olarak ithali mümkün olmayan adi/ekmeklik buğdayın ithal edildiği hususunun somut delillerle ortaya konulduğu, dava konusu beyanname muhteviyatı eşyaların ithalat işlemleri dahilde işleme izin belgesi sahibi firma adına davacı şirket tarafından gerçekleştirildiğinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile 192. maddesi uyarınca yükümlü olan davacı adına yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, tahakkuk kararının … Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına alındığı, anılan kararın olaylar kısmında verginin davacıdan da tahsil edilmesi gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle davacı tarafından yapılan itirazın davacı şirket adına tesis edilen işlemle reddedilmesi üzerine işbu davanın açıldığının anlaşılması karşısında, davacı adına tahakkuk kararı alınmadan itirazın reddi yolunda işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname muhteviyatı eşyanın makarnalık buğday değil, adi/ekmeklik buğday olduğunun tespit edildiğinden bahisle anılan firma adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
İptal davası; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının 08/06/2000 tarih ve 4577 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle değişik (a) bendinde; “idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanıma göre; iptal davası açılabilmesi için, davacının medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmasının yanısıra, ayrıca, iptali istenilen idari işlemin menfaatini ihlal ediyor olması; bu menfaatin de, meşru, güncel ve kişisel nitelik taşıması gereklidir. İdari yargılama hukukunda davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak yoktur.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari dava açan kişinin dava ehliyetinin varlığı, açılan davanın incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İptal davasının subjektif ehliyet koşulu olan “menfaat ihlâli” doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat alâkası olarak tanımlanmakta olup menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, … Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname muhteviyatı eşyanın makarnalık buğday değil, adi/ekmeklik buğday olduğunun tespit edildiğinden bahisle anılan firma adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinin davacıya tebliğ edildiği, anılan kararın olaylar kısmında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişi tarafından, karara konu vergilerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 181. maddesinin 2. ve 3. fıkraları kapsamında davacıdan da tahsilinin talimatlandırıldığından bahsedildiği, ancak, davacı adına ayrıca tesis edilmiş herhangi bir işlem bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının, … Denizcilik firması adına düzenlenen tahakkuk kararına vaki itirazının reddine dair işlemin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaati bulunmadığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2….. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/11/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :
… Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı beyanname muhteviyatı eşyanın makarnalık buğday değil, adi/ekmeklik buğday olduğunun tespit edildiğinden bahisle anılan firma adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine davacı tarafından yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece davacı adına tahakkuk yapılmak istendiği ancak BİLGE Sisteminde asıl sorumlu yanında ikiden fazla müteselsil sorumlu için tahakkuk yapılmadığından asıl sorumlu adına düzenlenmiş işlemin davacıya tebliğ edildiği anlaşıldığı gibi; davacı tarafından yapılan itirazın, Bölge Müdürlüğünce yetki yönünden değil, başvurunun esası incelenmek ve davacı adına işlem tesis edilmek suretiyle reddedildiği, gerek yargılama, gerekse temyiz aşamasında işlemin muhatabının davacı olmadığına dair itiraz sebeplerinin sunulmadığı görülmüştür.
Bu bakımdan; adına tesis edilen işlemin iptalini istemekte kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunduğu açık olan davacının dava ehliyetinin bulunduğunun kabul edilmesi ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle sonuçlandıran mahkeme kararına yönelik temyiz isteminin esasa yönelik inceleme yapılarak değerlendirilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.