Danıştay Kararı 7. Daire 2021/3261 E. 2021/5147 K. 23.11.2021 T.

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/3261 E.  ,  2021/5147 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3261
Karar No : 2021/5147

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
… VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi
… Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli … tarih ve … ile … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan TRT bandrol ücretinin matraha eklenmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından ek tahakkuk ve para cezası kararlarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin iddia edilmesi nedeniyle Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davalı idarece dosyaya sunulan tebliğ evrakının incelenmesinden, tebligat yapılan adresin davacının konut adresi olduğu, ödeme emrine ilişkin tebligatın da bu adrese yapıldığı ve davacının ödeme emrinin tebligatının usulsüz olduğu yolunda bir iddiasının bulunmadığı, öte yandan anılan ara kararına cevaben davacı ve davalı idarece gönderilen beyannamelerde her iki adresin de yer aldığının görüldüğü, idarece ek tahakkuk ve para cezası kararlarının tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, dolayısıyla itiraz veya dava konusu edilmeyen tahakkuk ve para cezası kararlarının kesinleşmesi üzerine kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarede işlem gören beyannamelerde “… Mahallesi … Caddesi No:… İşmerkezi K:… D:… ” olan iş yeri adresinin beyan edildiği, bu adresin davalı idare ve diğer tüm kamu kurumlarında kullanıldığı ve bilinen adres niteliğinde bulunduğu, davalı idarece 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında bilinen adrese yapılması gereken tebligatın, doğrudan davacının yerleşim yeri adresine yapılmasının yasal düzenlemeye aykırılık oluşturduğu, bu suretle savunma ve hak arama hürriyetinin kısıtlandığı, usulüne uygun yapılmayan tebligat nedeniyle kesinleşmiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NUN DÜŞÜNCESİ: Mahkemelerince verilen ara karara cevaben davacı ve davalı idarenin sunmuş olduğu gümrük beyannamelerinde, “… Mahallesi … Caddesi No:… ” ve “… Mahallesi … Caddesi No:… D:… ” adreslerinin her ikisinin de kullanıldığı, her iki beyannamenin tarih ve sayısının aynı ancak adresleri farklı olmasına karşın davacı tarafından sunulan beyannamenin kaşeli ve imzalı olduğu, bu beyannamede de “… Mahallesi … Caddesi No:… ” adresinin belirtildiği, dolayısıyla idarece biilinen en son adresin davacının işyeri adresi olarak kabul edilmesi suretiyle buraya tebliğ yapılması gerekirken davacının konut adresine yapılan tahakkuk ve para cezalarının tebliği işlemi usulüne aykırı olduğu, bu durumda kamu alacağının kesinleştiği ve tahsil edilebilir aşamaya gelmediği görüldüğünden dava konusu edilen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından, davayı reddeden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … ile … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan TRT bandrol ücretinin matraha eklenmesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanunu’nun 197. maddesinin 1.fıkrasında; gümrük vergilerinin, tahakkukundan hemen sonra yükümlüye tebliğ edileceği, 5. fıkrasında; bu madde hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergilerinin; 242. maddede belirtilen sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşeceği hükümlerine yer verilmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin, kendi yasalarında açıklık bulunmayan hallerde Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alındığından ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından, anılan 51. madde uyarınca, idari kararların tebliğinde Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
7201 sayılı Kanun’un 10. maddesinde; tebligatın tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılacağı, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceği ve tebligat buraya yapılacağı, “Belli bir yerde veya evde meslek ve sanat icrası”
başlıklı 17.maddesinde; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlerin, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı, “Usulüne aykırı tebliğin hükmü” başlıklı 32.maddesinde; tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılacağı, muhatabın beyan ettiği tarihin, tebliğ tarihi addolacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 51. maddesinde, mali tebliğlerin, kendi yasalarında açıklık bulunmayan hallerde Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alındığından ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nda da, tebligat hususunda özel bir hüküm mevcut olmadığından, anılan 51. madde hükmü uyarınca, olayda, dava konusu ödeme emrine konu edilen ek tahakkuk ve para cezası kararlarının tebligatına ilişkin olarak Tebligat Kanunu’nun genel hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkındaki ek tahakkuk ve para cezası kararlarının davacının ikametgah adresi olan “… Mahallesi … Caddesi No:… D:… … ” adresine tebliğ edilmesi üzerine kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle, anılan ikametgah adresine dava konusu ödeme emrinin tebliğ edildiği, ilk derece mahkemesince verilen ara kararı üzerine; davacı tarafından dosyaya sunulan resmi olarak davalı idarenin kayıtlarına girdiğini gösteren kaşeli ve imzalı beyannamelerde … Mahallesi … Caddesi No:… … İşmerkezi K:… D:… ” adresinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; davacının bilinen en son adresinin … Mahallesi … Caddesi No:… … İşmerkezi K:… D:… ” olarak beyan edilen iş yeri adresi olduğu, ek tahakkuk ve para cezası kararlarının anılan adrese tebliğ edilmesi gerekirken, davacının ikametgah adresine yapılan tebligatın usulüne aykırı olduğu, ayrıca dava konusu ödeme emrinin ikametgah adresinde tebliğ edilmiş olması bu usule aykırılığı ortadan kaldırmayacağı gibi davacıya yapılan ve yapılacak tüm tebligatların bilinen adres olduğu anlaşılan iş yeri adresi dışında yapılmasına imkan vermeyeceği sonucuna ulaşıldığından, usulüne aykırı şekilde yapılan tebligat nedeniyle tahsil edilebilir aşamaya gelen kesinleşmiş bir kamu alacağının bulunduğundan söz edilemeyecek olup, hukuka aykırı olarak düzenlenen dava konusu ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 23/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.