Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2018/3602 E. , 2021/6180 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2018/3602
Karar No : 2021/6180
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI)… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) .. Elektrik Teks. Gıda İnş. Turz. Pet. Oto. Nak. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı şirket adına, Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Metal Nak. İnş. Elekt. Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti’nden aldığı faturaların sahte olduğu yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2013/Mayıs-Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve mal alışlarına ilişkin ödemelerin banka aracılığıyla yapılmasına karşın muhasebe kaydının, kasa hesabına alacak kaydedilmek suretiyle yapılmasının, tek düzen hesap planı standartlarına aykırı olması nedeniyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı; vergi ziyaı cezalı tarhiyat yönünden kabul eden, özel usulsüzlük cezası yönünden reddeden .. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularını reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVALININ İDDİALARI: Davacının faturalarını kullandığı … Metal Nak. İnş. Elekt. Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, adı geçen şirketin düzenlediği faturaların tamamının sahte belge niteliğinde olduğunun somut olarak tespit edilmesi nedeniyle, yapılan tarhiyatın ve kesilen vergi ziyaı cezasının hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu tarhiyatın dayanağı vergi tekniği raporunun ihbarname ekinde tebliğ edilmediği, bu durumun tarhiyatı tümüyle hukuka aykırı kıldığı, bu sebeple yapılan tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezasının tümüyle iptali gerektiği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına, temyiz isteminde bulunan davacıdan … TL maktu harç alınmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır, şeklinde tanımlanmış, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, re’sen takdir sebepleri bentler halinde sayılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasının 4. ve 6. bentlerinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması ve tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hallerinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef, üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımakta, bu bağlamda, Kanunda ve Kanunla verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan yasa altı düzenleyici işlemlerde öngörülen şekil şartları ile kayıt ve belge nizamına sıkı sıkıya bağlılık sözkonusu olmaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı Selçuk Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi numaralı mükellefi … Metal Nak. İnş. Elekt. Rekl. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; mükellefin Demir/Çelikten diğer birincil formdaki ürünlerin toptan ticareti ile iştigal etmek üzere kurulduğu, 2013 yılına ilişkin Kurumlar Vergisi beyanında bulunulmadığı, 2013 hesap dönemleri kurum geçici vergi beyannamelerinin matrahsız olduğu, vergi borçlarının ödenmediği, mükellefin Ba bildiriminde adı geçen firmalardan bir kısmı hakkında sahte fatura düzenleyicisi olması nedeniyle VTR düzenlendiği, 2012 yılında beyan edilen kümülatif KDV matrahlarının 27.708.096,00 TL olduğu, 2013 yılında vermiş olduğu KDV beyannamelerinde yüksek tutarlı teslim ve hizmetler bedeli ve yüksek tutarda indirilecek KDV beyan edildiği ve çok az tutarda olan vergilerin ödenmediği, mükellefin araç, kamyon, makine vb. herhangi bir maddi duran mal varlığına sahip olmadığı, 17.01.2014 tarihli yoklamada; adresin sürekli kapalı ve kilitli vaziyette olduğunun komşuları tarafından beyan edildiği, 20.01.2014 tarihli yoklamada; işyeri adresinin sürekli kapalı olduğunun ve açılmadığının komşularınca beyanı ile tespit edildiği, şirketin mükellefiyet kaydının 21.05.2014 tarihi itibariyle resen terkin edildiğine dair tespit ve değerlendirmelere yer verilmiştir.
Yukarıda anılan tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen şirketin düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, bu mükellefin davacıya düzenlediği faturalar nedeniyle salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davalı temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesinin kararının bu kısımının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.