Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2009/9763 E. 2010/1240 K. 02.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/9763
KARAR NO : 2010/1240
KARAR TARİHİ : 02.03.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/251107
MAHKEMESİ : Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 03.06.2005 – 269/136
SUÇ : Adam öldürmek,öldürmeye teşebbüs, izinsiz silah taşımak

Adam öldürmek, öldürmeye teşebbüs ve izinsiz silah taşımak suçlarından M.. A.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma yapılmaksızın uyarlama talebinin reddine dair (TARSUS) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/06/2005 gün ve 269/136 sayılı karar resen temyize tabi olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 03.06.2005 tarihli ek kararı hükümlü hakkında kurulan hükümler verilen ceza miktarları dikkate alındığında CMUK.nun 305 maddesine göre re’sen temyize tabi olduğu, temyiz incelemesine gönderilmediği ve henüz kesinleşmediği anlaşıldığından, hükümlü hakkında Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27.02.2006 tarihli ve 16.02.2009 tarihli yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararlar hukuken yok sayılmıştır.
2-)Hükümlü M.. A.. hakkında, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 448,52,31,33,450/4,62,31,33 maddeleri ve 6136 sayılı Kanunun 13/1 ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 59,77/1 maddeleri uyarınca kurulup Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.03.2004 tarihli kararıyla onanmak suretiyle kesinleşen hükümlerden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesinin ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. Maddesi gereğince yeniden ele alınıp, lehe olan Yasanın belirlenmesi ve uygulanması sırasında bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan,
Ancak;
A-)Hükümlü hakkında, teşebbüs hükümleri nedeniyle takdir hakkının kullanılması sözkonusu olduğundan, duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, duruşma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de;
B-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.04.2007 gün ve 2007/1-32-97 sayılı kararı uyarınca, Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlarda, her suç yönünden ayrı ayrı yapılan değerlendirme sonucu, her suçla ilgili lehe yasa ve buna göre her suçun sonuç cezası belirlendikten sonra, cezaların toplanmasına 765 sayılı TCK.nun 68-77 maddelerindeki ilkelere göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
C-)6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562 maddesi uyarınca değiştirilen 5271 sayılı CMK.nun 231 maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında; ceza miktarının üst sınırının 2 yıla çıkarılması, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suçlarla ilgili sınırlandırmanın da kaldırılması nedeniyle yerel mahkemece yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Usule ve yasaya aykırı olup, re’sen temyize tabi hükümlerin CMUK.nun 231 maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 02.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.