YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/2056
KARAR NO : 2011/6862
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/39088
MAHKEMESİ :(BAKIRKÖY) Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :14/05/2009-219/132
SUÇ:Öldürmeye Teşebbüs
Kardeşi L.. K..’ı öldürmeye teşebbüsten sanık C.. K..’ın yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (BAKIRKÖY) Ondördüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14/05/2009 gün ve 219/132 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Kabul ve uygulamaya göre;
5237 sayılı TCK.nun 82/1-d,35,29 ve 62 maddeleri uyarınca kurulan hükmün, 765 sayılı TCK.nun 449,62,51 ve 59 maddeleri uyarınca kurulacak hükme göre mutlak şekilde lehe olduğundan, tebliğnamedeki (3) nolu bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2.a)Sanığın, kızkardeşi olan mağdureyi olay yerinde birden çok kez bıçakla yaraladıktan sonra bir araç durdurarak onu hastaneye götürdüğüne ilişkin savunmasının, 18/01/2003 tarihli olay yeri inceleme tutanağı içeriği ve tanık S. Ş.’in, mağdurenin hastaneye götürülmek üzere bindirildiği aracın arkasından bir cismin yere atıldığına, cismin yerini polise gösterdiğine ve bıçağın bu şekilde bulunduğuna yönelik anlatımlarıyla kanıtlanmış olması, hastaneye götürülen mağdurun tıbbi müdahale sonucu ölmemesi karşısında 5237 sayılı TCK.nun 36. maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanma koşullarının bulunduğunun göz önüne alınması ve yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği düşünülmeksizin öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
b-Mağdurun yaralanmasına ilişkin olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden kesin rapor aldırılmadan, mevcut geçici raporlara göre hüküm kurulmuş olması,
c- Kabule göre; Mağdurun suç tarihinde 18 yaşını bitirmediği anlaşıldığı halde, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d bendi yanında 5237 sayılı TCK.nun 82/1-e bendi ile de hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yasaya aykırı bulunduğundan, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak hükmün CMUK.nun 321 maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 17/11/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.