YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/3758
KARAR NO : 2010/2207
KARAR TARİHİ : 09.04.2010
TEBLİĞNAME : 1-B/09/58774
MAHKEMESİ :(BAKIRKÖY) Onbeşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :09/10/2008 gün ve 297/159
SUÇ :Yaralama
M.. K..’u yaralamaktan sanık K.. L.., kendiliğinden hak almaktan, hakaretten ve izinsiz silah taşımaktan sanık M.. K..’un yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (BAKIRKÖY) Onbeşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/10/2008 gün ve 297/159 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık Mersim’in kendiliğinden hak alma eylemi ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet, sövme suçları ile sanık Kaya’nın yaralama suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık Mersim’in suçlarının niteliklerini tayin, tüm suçlar açısından takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık Mersim müdafiinin sübuta, tahrike vesaireye, sanık Kaya müdafiinin bir nedene yönelmeyen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanık Mersim’in;
a)6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 2006/5-147 Esas, 2006/149 Karar sayılı ve 30/05/2006 tarihli kararı uyarınca 5237 sayılı TCK lehe kabul edilerek yapılan uygulamalarda aleyhe olan ve infazı ilgilendiren 58 maddenin uygulanma olanağı bulunmadığından 5237 sayılı TCK.nun 62 ve 53 maddelerine göre yapılacak uygulamanın sanık lehine olacağının düşünülmemesi,
b)Sövme suçu yönünden;
Suçun takibi ve kovuşturmasının şikayete bağlı olması karşısında, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.nunda düzenlenen uzlaşma hükümlerinin uygulanma durumu değerlendirildikten ve taraflar uzlaşmaya davet edildikten sonra varılacak sonuca göre sanık hakkında hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
c)Kendiliğinden hak almak suçundan kurulan hüküm yönünden;
Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 7/2 maddesi gereğince somut karşılaştırma yapılarak lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Sanık Kaya’nın yaralama suçu yönünden;
a)Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın, mağdurdan ödünç aldığı otomobil ile maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, meydana gelen hasarın tazmin edilmemesinden dolayı aralarında bir süredir devamedegelen husumet bulunduğu, olay günü de bu nedenle tartıştıkları, sanığın, mağduru sol scapula altından 2 kez, sol lomber, trontal ve temporal bölgesinden de ayrı ayrı 1 kez bıçakladığı, mağdurun sol scapula bölgesindeki yaralanmalarından dolayı ayrı ayrı hayati tehlike geçirerek 25 gün iş ve güçten kaldığı olayda; hedef alınan vücut bölgeleri, meydana gelen yaralanmaların niteliği gözetildiğinde, sanığın eylemleri ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla öldürmeye teşebbüs yerine, kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b)Mağdurun sanıkla ilk karşılaşmalarında sanığa tabanca çekip sövdüğü, sonrasında aynı gün sarhoş vaziyette sanığın evine gelip sövme eylemine devam ettiği, böylece mağdur tarafından sürdürülegelen birden fazla haksız hakaret sonucunda sanığın suçu işlediği anlaşıldığı halde, yapılan uygulama sırasında 765 sayılı Yasanın 51/2 maddesi ile ağır haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması yerine basit tahrike ilişkin uygulama yapılması,
Yasaya aykırı olup, C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 09/04/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.