Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2010/219 E. 2010/5480 K. 14.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/219
KARAR NO : 2010/5480
KARAR TARİHİ : 14.07.2010

TEBLİĞNAME : 1-B/09/266527
MAHKEMESİ :(KOZAN) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :27.05.2009- 238/96
SUÇ :Tasarlayarak birlikte öldürme

K.. A..’ı tasarlayarak birlikte öldürmekten sanıklar A.. K.., B.. Ö.., H.. Ö.., A.. Ö.., A.. Y.., S.. C.., B.. Ş.., K.. K.., H.. Ç.., E.. H.., S.. Ç.. ve K.. B..’ın yapılan yargılanmaları sonunda: Hükümlülüklerine ilişkin (KOZAN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 27.05.2009 gün ve 238/96 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafileri taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanıklar S.. Ç.. ve H.. Ç.. haklarında duruşmalı, diğer sanıklar hakkında da duruşmaya müdafi göndermemeleri nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Gerekçeli kararın 31. sayfasının ikinci paragrafında “tüm dosya kapsamına, olayın gelişimine, ileri sürülen savunmalara bakıldığında, sanıkların öldürme eylemine ne zaman karar verdikleri tespit edilememiştir. Ayrıca, aksi kanıtlanamayan sanık Barboros’un savunmasına göre, olay günü Adana’dayken maktülün telefonla kendisini arayarak buluşmak istediğini söylediği anlaşılmakla, suçun tasarlanarak işlendiği kabul edilmemiştir.” denildiği halde, hüküm kısmında sanıkların maktülü tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyetlerine karar verilerek, gerekçe ile uygulama arasında çelişki yaratılması,
2- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 20.10.2009 gün ve 2009/1-85/242 sayılı kararında açıklandığı üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğunun kabulü gerektiğinden; tasarlayarak adam öldürme suçundan yargılanan sanıklar Harun, Abdullah, B.. Ö.., A.. K.., A.. Y.., E.. H.. ve B.. Ş.. arasında, sanıklar K.. K.. ve A.. Y.., sanıklar K. K., S.. Ç.. ve K.. B.. arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine savunmalarının aynı müdafiler tarafından yapılması suretiyle CMK’nun 152 ve Avukatlık Kanunun 38. Maddelerine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup, sanıklar Harun, Abdullah, B. M., Ayşegül, Eren, Baki, Abidin, Kenan, Serbest Mehmet, Kemal, Hüseyin ve Sami müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair cihetleri incelenmeksizin, irtibatlı hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma kararının niteliği, sanıklar hakkında hükmolunan ceza süresi ve tutuklu kaldıkları sürelerde dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin reddine 14.07.2010 günü oybirliği ile karar verildi.
14.07.2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Tülay Özdamar’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar A.. K.., B.. Ö.., H.. Ö.., A.. Ö.., A.. Y.., B.. Ş.., K.. K.., H.. Ç.., S.. Ç.. ile K.. B.. müdafi Avukatlar …,..l, .., ….l, … ve ……. yokluklarında 15.07.2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.