YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5776
KARAR NO : 2011/8568
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/115710
MAHKEMESİ :İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :03/11/2010 – 250/266
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs
M.. B..’ı kasten öldürmeye teşebbüsten sanık O.. S..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (İZMİR) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03/11/2010 gün ve 250/266 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık Ozan hakkında mağdur Mevlüt’ü öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suç vasfı yönünden kazanılmış hak bulunduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde sabah 06:00 sıralarında mağdur Mevlüt’ün yanında arkadaşı Hüseyin olduğu halde araç ile çörek almak üzere cadde üzerinde durdukları, araçta yüksek sesle müzik dinlemeleri nedeniyle sanık Ozan ve arkadaşı Alper tarafından uyarılmaları üzerine çıkan tartışma sonucunda, mağdur Mevlüt’ün araçtan aldığı levye ile önce Alper’e saldırıp vurduğu, sonra sanık Ozan’a saldırarak frontal bölgede 4 cm uzunluğunda yüzeysel kesi oluşacak şekilde yaraladığı, yaralanan sanığın cebinde taşıdığı bıçağı çıkararak mağdura sallamaya başlaması üzerine, mağdurun umblikusun 2 cm solunda, sol femur ön ve arka yüzde, sol tibia lateral bölgelerinden biri batına nafiz yara nedeniyle hayati tehlike geçirecek ancak iç organ veya büyük damar yaralanmasına neden olmayacak şekilde yaraladığı, araya giren bulunmamasına rağmen sanığın eylemine devam etmediği, kaldırım üzerinde yatan mağdurun arkadaşı Hüseyin tarafından araçla hastaneye götürüldüğü olayda;
Mağdurdaki yaralanmanın niteliği, hedef alınan vücut bölgeleri, sanığın engel bir durum olmamasına rağmen kendiliğinden eylemine son vermesi dikkate alındığında, ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 28/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.