YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10262
KARAR NO : 2021/12765
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2014 tarihli ve 2013/126 Esas, 2014/96 Karar sayılı kararının 05.05.2014 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 25.07.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/785 Esas, 2019/64 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 29.04.2021 tarihli ve 2021/7026 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.06.2021 tarihli ve 2021/69533 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanık tarafından 24.04.2014 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği, temyize tâbi olan hakaret, silahla tehdit ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçları yönünden dosyanın 21.05.2014 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği ancak kasten yaralama suçu yönünden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz merciince herhangi bir inceleme yapılmaksızın 05.05.2014 tarihi itibariyle kesinleştirildiği,
Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2014 tarihli kararına yönelik katılan sanık tarafından süresinde temyiz talebinde bulunulduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, katılan sanık tarafından verilen 24.04.2014 tarihli temyiz dilekçesinin kasten yaralama suçu yönünden itiraz dilekçesi olarak kabulü ile merciince itirazla ilgili bir karar verilerek dosyanın kesinleştirilmesi gerektiği gözetilmeden, merciince itiraz incelemesi yapılmadan şeklen kesinleştirilen söz konusu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı, bu nedenle sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinin kabul edilemeyeceği ve hükmün açıklanması koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün açıklanmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelenen dosya kapsamına göre; mahkemenin 26.03.2014 tarihli kararı ile sanık … hakkında katılan sanık …’ı kasten basit yaralamadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, katılan sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık ve silahla tehdit suçlarından mahkumiyet kararı verilmişti. Bu karara karşı katılan sanık … tarafından 24.04.2014 tarihli temyiz dilekçesi verilmesi üzerine temyiz incelemesi yapıldığı halde sanık … hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar itiraz incelemesi yapılmadan 05.05.2014 tarihinde kesinleştirilmiştir.
Mahkemece durumun fark edilmesi üzerine itiraz incelemesi Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli, 2021/123 Değişik İş sayılı kararı ile yapılarak itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 30.01.2019 tarihli karar ile sanığın denetim süresi içerisinde suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hüküm açıklanmış ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesi usulüne uygun olmadığından hükmün açıklanmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/785 Esas, 2019/64 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.