YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13729
KARAR NO : 2023/7120
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/913 E., 2022/1117 K.
SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürme, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 Kanun’un 286ncı
maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2016/375 Esas, 2019/286 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53, 54 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 1000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 06.02.2020 tarihli ve 2019/1669 Esas, 2020/148 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda aralarında menfaat uyuşmazlığı olduğunun kabulü gerektiği; aynı olayın failleri olarak (suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan) yargılanan sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu gözetilmeden, sanıkların ayrı ayrı müdafiler yerine, hükmün verildiği 09.05.2019 tarihine kadar aynı müdafi tarafından savunmalarının yapılması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38/1-b ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddelerine aykırı davranılması, sanık … hakkında önce TCK’nin 81. maddesi uygulanarak müebbet hapis verildikten sonra TCK’nin 82/1-a maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmedilmesi, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
C. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2020/68 Esas, 2020/132 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53, 54 ve 63 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 1000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2020/913 Esas, 2022/1117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, eylemin tasarlanarak işlenmediğinden bahisla vasfa, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Maktul ile sanık …’in olay öncesinde arkadaş oldukları ve … süredir görüştükleri, bu nedenle zaman zaman sanığın işletmiş olduğu bakkal dükkanına mal almak için maktulün kredi kartını kullandığı ve borç para aldığı, kredi kartından altın alışverişi yaptığı, bu suretle aralarında bir ilişkinin süregeldiği olay öncesinde sanığın kullanmış olduğu kredi kartlarından dolayı maktule borcunun biriktiği, bu nedenle aralarında tartışma çıktığı ayrıca sanığın bu yaşına rağmen bekar olduğu ve karşı cins ile münasebetlerinin bulunmadığı, bu kapsamda maktulü kıskanarak maktule karşı bir kısım bastırılmış duygular, kıskançlık ve öfke içerisinde olduğu, yaşadığı bu duygular ve borç meselesi nedeniyle maktulü öldürmeye karar verdiği, bu kapsamda suçtan kurtulmak maksadıyla bir kurgu oluşturduğu ve maktulün başka bir bayan ile münasebetinden kaynaklı, bu bayanın yakınları tarafından namus meselesi nedeniyle öldürüldüğü yönünde bir izlenim oluşturmak gayesiyle, hayali bir isimle dosya içerisinde mevcut günlüğü yazmaya başladığı, olay günü maktulün, iş yerinden çıktıktan sonra sanığın dükkanına geldiği, bir müddet dükkana gelen arkadaşları ile oturdukları ve diğer sanıklar …ve …’nin de bu esnada dükkana çay getirdikleri, dükkandaki şahıslar gittikten sonra maktul sobanın başında otururken sanığın en az 3-4 gün öncesinde temin ederek dükkanda bulundurduğu tabanca ile maktule arkasından 5 el ateş ettiği, akabinde öfkesini alamayarak eline geçirdiği bıçak ile ölümcül olmayacak şekilde boğazını kestiği, durumdan şüphelenmemesi için maktulün telefonundan eşine çarşıda olup eve geleceğine dair kısa mesaj gönderdiği, daha sonra maktulü ip ile bağlayarak olay yerinde hazırladığı el arabasına koyduğu ve gece kimsenin olmadığı ve görülmeyeceğini umduğu geç saate kadar bekleyerek cesedi bulunduğu yere götürüp bıraktığı, bu esnada diğer sanıkların da olay yerine geldiği ve yaşanan cinayet olayı nedeniyle dükkanda meydana gelen delilleri yok etmek amacıyla kan sıçrayan perdeyi, paspası ve bir kısım malzemeleri keserek ve kaldırarak yaktıkları, sanığa ait pantolonu da diğer kanlı delillerle birlikte sobada yaktıkları, sabaha kadar söz konusu dükkanda kan izlerinden kurtulmak için temizlik yapıp silah, bıçak ve kovanları yok ettikleri anlaşılmıştır.
Maktulün bulunduğu yerdeki çantada sanık tarafından yazıldığı kabul edilen günlüğün olaydan yaklaşık 2 ay kadar önce tutulmaya başlandığının sanık tarafından beyan edilmesi karşısında, sanığın maktulü olaydan 2 ay kadar önce öldürmeye karar verdiği, aradan geçen zamana ve ulaşılan ruhi sükunete rağmen bu kararında sebat gösterdiği, suçtan kurtulmaya ve cinayeti işleyiş tarzına yönelik plan kurduğu ve söz konusu cinayeti yapmış olduğu bu plan doğrultusunda gerçekleştirerek görevli polis memurlarını farklı bir yöne saptırmak amacıyla söz konusu günlüğü maktulün yanına bıraktığı, yine cinayetten sonra maktulün eşine mesaj atarak da cesedin ve delillerin ortadan kaldırılması için zaman kazanmaya çalıştığı anlaşılmakla, sanığın belli bir plan doğrultusunda tasarlayarak söz konusu suçu işlediği kabul edilmiştir.
İlk başta haksız tahrike konu olabilecek herhangi bir savunmada bulunmayan sanığın tanık olarak dinlenen görevli memurlar tarafından duruşmada tasdik edilen 19.02.2016 tarihli tutanak içeriğine göre, maktul tarafından kendisine yapılan cinsel ilişki teklifi üzerine sinirlendiği için arkasından ateş ettiğini beyan etmiş olması, Cumhuriyet savcısı mütalaasını verdikten sonraki göndermiş olduğu dilekçesinde de maktul tarafından kendisine silah çekildiğini ve maktulün kendisine tecavüz ettiğini belirterek bir şekilde silahı ele geçirip söz konusu eylemi gerçekleştirdiği yönündeki aşamalardaki çelişkili beyanları samimi bulunmadığından itibar edilmemiş, maktuldeki kurşun çekirdekleri giriş yönleri ve yaralanmaların niteliği dikkate alınarak maktulden sanığa yönelen herhangi bir haksız söz veya haksız eylem olmadığı bu nedenle de haksız tahrik şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir.
Sanığın pişmanlık duyduğuna dair herhangi bir kanaatin oluşmaması nedeniyle hakkında takdiri indirim uygulanmamasına karar verilmiştir.
2. Sanık maktulü öldürdüğünü kabul etmiş ancak eylemi haksız tahrik altında ve tasarlama olmaksızın işlediğini beyan etmiştir. Katılanlar ve tanıkların beyanları, sanıkta akut veya kronik livata tespit edilmediğine dair … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18.02.2016 tarihli raporu, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 07.03.2016 tarihli raporu, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğuna dair Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 01.03.2016 tarihli raporu ile Adlî Tıp Kurumu 4. Adlî Tıp İhtisas Kurulunun 04.04.2018 tarihli raporu, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporları, sanık tarafından yazılan savunma dilekçeleri, olay yeri inceleme raporları ve krokileri, belge inceleme ve tespit tutanağı, görüntü izleme tutanağı, günlük ile alakalı araştırma tutanağı, iş yeri arama tutanağı, CD inceleme ve çözümleme tutanağı, güvenlik kamera görüntülerine ilişkin tutanaklar, el yazı ve imza yazı alma tutanağı, yakalama tutanağı, 19.02.2016 ve 17.02.2016 tarihli sanık beyanını içerir kolluk güçleri tarafından düzenlenen tutanaklar, olay muhafaza altına alma ve araştırma tutanağı, araştırma tespit ve değerlendirme tutanağı, maktule kredi kartlarının hesap hareketlerine ilişkin evrak, bilirkişi raporu, HTS inceleme tutanağı, materyal inceleme ve değerlendirme, kolluk güçleri tarafından düzenlenen diğer tutanaklar dava dosyasında mevcuttur.
3. Ölü muayene ve otopsi tutanağında, maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç kanama (hemotoraks ve hemoperitoneum, iç organ yaralanması (her iki akciğer, her iki böbrek) ve büyük damar laserasyonu (aort) nedenleriyle öldüğü, boyundaki boğazlama tarzı kesinin vital bulgularının zayıf veyahiç olmaması ile boyun büyük atar damarının kesilmemiş olması nedeniyle ölümde etkisi bulunmadığı bildirilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçu Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B.Nitelikli Kasten Öldürme Suçu Yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın en az 3-4 gün önce edindiği tabancayla maktulü öldürmesi, olaydan 2 ay önce mizansen günlük tutmaya başlaması, bu günlüğü aynı zamanda daha önceden hazırladığı içinde kadın malzemeleri ve bir kısım fotoğrafların da bulunduğu kadın çantasına içine koyarak maktule ait cesedin ayak ucuna koyması hususları birlikte değerlendirildiğinde plan ve soğukkanlılık içeren tasarlama koşullarının oluştuğu, sanığın çelişkili savunmalarına, sanığın muayenesinde livata bulgusunun tespit edilmemesine, maktulün sırtından toplam 5 ateşli mermi çekirdeği isabeti sonucu ölmesi ve mevcut diğer delillere göre, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Nitelikli Kasten Öldürme Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2022 tarihli ve 2020/913 Esas, 2022/1117 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
ükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.