Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/14305 E. 2023/5659 K. 26.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14305
KARAR NO : 2023/5659
KARAR TARİHİ : 26.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/19 E., 2021/875 K.
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli, 2016/291 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli, 2016/291 Esas, 2016/509 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza (Kapatılan 3. Ceza) Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/14776 Esas, 2020/18381 Karar sayılı kararı ile;” a) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Resmi nikahlı karı koca olan sanıkların suç tarihinde birlikte ikametlerinde alkol almaya başladıkları, aldıkları alkolün etkisiyle aralarında çıkan tartışma sırasında sanıkların karşılıklı olarak birbirlerini bıçakla yaraladıkları anlaşılan somut olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
” gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli, 2021/19 Esas, 2021/875 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı
maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; beraate, lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde karı koca olan mağdur sanıkların evde alkol aldıkları, alkolün etkisiyle aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında mağdur sanıkların karşılıklı olarak birbirlerini bıçakla yaraladıkları, alınan adli rapor içeriklerine göre mağdurların yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
2. Mağdur … hakkında Uşak Devlet Hastanesince tanzim olunan 03.03.2016 tarihli; “sol ön kol distalde sıyrık izleri, sol kop postero medial bölgede yaygın ekimoz, hemotom, iki bacak dizde ekimotik bölgeler. Sağ dirsek ve kolda ekimotik bölgeler, basit tıbbi müdahale ile geçer” görüşlerini içeren adli rapor bulunmaktadır.
3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
4. Tarafların beyanları, adli raporlar ve diğer tutunaklar dava dosyasına alınmıştır.
5. Adli sicil kayıtları ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın, beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe olan tüm hükümlerin uygulanmasına yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ve mağdurun beyanları ve adli muayene raporu ile saptandığı, Hukuki Süreç başlığının (2) numaralı bendinde ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin bir şekilde belirlenememesi nedeniyle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, yine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinde düzenlenen kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi ve aynı Kanun’un 51 … maddesinde düzenlenen cezanın ertelenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinde
düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin “Sanık hakkında kasıtlı suçtan dolayı daha önce verilen mahkumiyetinin olması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki kanuni, yerinde ve yeterli gerekçe ile uygulanmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2021 tarihli, 2021/19 Esas, 2021/875 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.