YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15241
KARAR NO : 2023/7117
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1514 E., 2022/1991 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2022 tarihli ve 2021/286 Esas, 2022/182 Karar sayılıkararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektiirlmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/1514 Esas, 2022/1991 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi; suç vasfının taksirle öldürme olarak belirlenmesi ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ve maktulün arkadaş oldukları, sanığın olay günü sabah 06.00 sularında maktulün evine geldiği, bu sırada maktulün ikametinde tanık …’ın da bulunduğu, burada birlikte bir müddet vakit geçirdikten sonra sanık, maktul ve tanık … …’in birlikte dışarı çıktıkları, markete uğrayıp saat 13.00 sıralarında eve geri döndükleri, saat 14.00 civarında tanığın maktulün ikametinden ayrılarak aynı apartmandaki ikametine döndüğü, sanık ile maktulü evde bulunduğu sırada sanığın silahla maktule hedef gözeterek ateş etmesi sonucu maktulün öldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Maktul hakkında tanzim olunan otopsi raporunda maktulde bir adet mermi giriş deliği bulunduğu, kişinin ölümünün “ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı etraf kemik (klavikula) kırığı, büyük damar (trunkus brakiosefalika, v.kava süperior)ve iç organ (sağ akciğer) yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama” sonucu meydana gelmiş olduğu bildirilmiştir.
5. Sanık hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda darp ve cebir izine rastlanmadığı bildirilmiştir.
6. Olay yeri inceleme tutanağı, olay yeri basit krokisi, kamera araştırma tutanakları, uzmanlık raporları, balistik raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ve müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz sebebleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem tespit edilememiş, lehe olan hükümlerden takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık ve müdafiinin suç vasfına yönelen temyiz sebebi yönünden;
Dosya kapsamında sanık ile maktul arasında bir husumet tespit edilemediği, tanıklar tarafından tartışma, kavga veya silah sesi duyulmadığı, olay yeri ve otopsi raporunda tarafların olaydan önce birbirlerine fiziki müdahalede bulunduklarına dair de bir delil bulunmadığı, sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, silahın yönü, doğrultusu, maktulün vücudundaki mermi giriş ve çıkış yerleri, suçta kullanılan silahın tetiğine basınç kuvveti uygulanmadan ateş almayacağına dair tanzim edilen Adli Tıp Kurumu raporu ile iradi olarak tetiğe bastığı sabit olan sanığın eylemini maktulü hedefleyerek doğrudan kastla bilerek ve isteyerek vurduğu yönünde bir delil bulunmadığı, ancak uyuşturucu etkisi altındayken silahla ateş ettiğinde oda içerisinde bulunan kanepede karşısında bulunan maktulün yaralanabileceğini veya ölebileceğini öngörebilecek durumda olması dikkate alındığında, sanığın ölüm sonucunu kabullenerek olası kast ile hareket ettiği anlaşıldığından; olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası ve 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2. paragrafında açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden,… Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/1514 Esas, 2022/1991 Karar sayılı kararının suç vasfı yönünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren … 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanığın maktulün boyun bölgesine ateş edildiğinde muhakkak olan ölüm neticesinin gerçekleşeceğinin sanık tarafından bilinmesinin gerektiği, nitekim maktulün boyun ön orta bölümünden girip sırtından çıkan mermi çekirdeğinin kemik kırığı, büyük damar ve iç organ yaralanmasına neden olduğu, bu şekilde iç ve dış kanama sebebi ile öldüğü, ölümüne etken olan başka bir sebep de bulunmadığı, bu durumda kullanılan silahın etkili mesafeden vahim sonuçlar meydana getirmeye elverişli olması, atış mesafesi ve sanığın maktulde hedef aldığı bölge meydana gelen yaraların nitelikleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğinden çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.