YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1479
KARAR NO : 2023/7152
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1805 E., 2021/2353 K.
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2021 tarihli ve 2020/331 Esas, 2021/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 … maddesi, 63 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2021/2353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilleri, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz İstemleri
Haksız tahrikin bulunmadığı’na, ilişkindir.
B.Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz İstemleri
Eylemin tasarlanarak işlendiği’ne, ilişkindir.
C.Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemleri
Eylemin tasarlanarak işlendiğine ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği’ne, ilişkindir.
D.Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Eksik araştırma ve incelemeye, haksız tahrik indiriminin az olduğuna, suç unsurlarının oluşmadığına, cezanın fazla tayin edildiğine ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği’ne, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanıkla maktulün resmi nikahla evli oldukları ancak evliliklerinde sorunlar olduğu ve olay öncesi iki yıldan fazla süredir ayrı yaşadıkları, ayrı oldukları sürede sanığın … ilinde yaşadığı ve Iğdır’a olay tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce döndüğü, maktulenin sanığı ortak konutlarına kabul etmemesi nedeniyle sanığın müşterek çocukları …’in evinde kaldığı, sanığın eşinin kendisini aldattığı yönünde oğlu … ve farklı kişilerin söylemlerinin olduğu, sanığın maktulün üçüncü kişilerle mesajlaşmalarını da olay öncesi öğrendiği, olay günü de maktuleyi adliye çıkışında görünce önce takip ettiği ancak maktulün araçla uzaklaştığından izini kaybettiği, bunun üzerine ikametlerine giden yol güzergâhında maktulü beklediği, maktulün geldiğini görünce kendisini görmemesi için caddeye açılan ara sokağa saklandığı ve maktulü yanından geçtiği sırada sırtına ve hayati bölgelere isabetli toplam on altı bıçak darbesi ile bıçaklayarak öldürdüğü,
Tasarlama yönünden yapılan değerlendirme; Tasarlama halinin kabulü için sanığın eylemini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesi, kararında sebat ve ısrar göstermesi, karar ile icra arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, oysa somut olayda sanığın öldürme kararı vermesi ile eylemi arasında, kararını soğukkanlı bir şekilde tekrar gözden geçirmesi için yeterli sürenin geçtiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın içerisinde bulunduğu tehevvür hali devam etmekte iken öldürme kararını verdiğinin ve eylemini gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, böylelikle tasarlama unsurunun oluşmadığı,
Haksız tahrik yönünden yapılan değerlendirme; Alınan beyanlardan ve mesaj içeriklerinden açıkça anlaşılacağı üzere maktulün sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemlerinin bulunduğu, sanığın eylemini bu husustan ve aksi kanıtlanamayan savunması uyarınca bıçakla eylemi öncesinde maktul tarafından sarf edilen “önceden gizli saklı fuhuş yapıyordum, şimdi açıktan yapıyorum, ne yapacaksın, yine polisi mi çağırayım, götünü sinkaf ettirip içeri mi attırayım seni” şeklindeki söylemi altında işlediği anlaşıldığından sanık hakkında haksız tahrik hükümleri olayın özellikleri dikkate alınarak asgari hadden uygulandığı, mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Adli Tıp Kurumu Iğdır Adli Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 21.01.2019 tarihli; “kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu” görüşlerini içeren otopsi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
3.Sanık savunması, katılanlar ve tanıkların beyanları dava dosyasındadır.
4. Olay yeri inceleme raporu, adli raporlar, uzmanlık raporları, Iğdır Emniyet Müdürlüğü Mobil İnceleme Export Raporu ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.
5.Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanık ve maktulün olay tarihinde resmi nikahlı evli oldukları, evliliklerinde geçimsizlikler bulunduğu ve fiili olarak ayrı yaşadıkları, sanığın maktulü en az bir gün önce öldürmeye karar verdiği, bu amaça hazırlık yaparak bıçak satın aldığı, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir süre geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar göstererek kararından dönmemesi, olay günü de maktulün geçeceği yolda 2 saat beklediği hususları karşısında, eylemin tasarlanarak işlendiği hususunun gözetilmeyerek, suç vasfında hataya düşülmesi,
2. Sanıkla maktulün evliliklerinde sorunlar olduğu ve olay öncesi iki yıldan fazla süredir ayrı oldukları sürede sanığın … ilinde yaşadığı ve Iğdır’a olay tarihinden yaklaşık bir ay kadar önce döndüğü, olay günü de maktülün boşanma davası açtığı, sanığın maktulü adliye çıkışında görünce önce takip ettiği
ancak maktulün gri renkli bir araçla uzaklaştığından izini kaybettiği, bunun üzerine ikamet ettikleri eve giden yol güzergahında maktulü beklediği, maktulün geldiğini görünce kendisini görmemek için caddeye açılan ara sokağa saklandığı, maktulü yanından geçtiği sırada kesici delici aletle on altı kez vurarak öldürdüğü kabul edilen olayda, maktulün telefonunun çocukları tarafından da kullanıldığı ve sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğu kabul edilen mesaj içeriklerinin karşı telefon hatlarıyla ilgili tanık beyanlarına göre makule ait olduğu sabit olmadığı gibi, maktulün sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığına dair olaya tarafsız yaklaşmadığı anlaşılan müşterek çocukları dışında itibara değer delil bulunmadığı, sanığın Cumhuriyet savcısı tarafından alınan beyanında “eşimin beni aldattığından şüpheleniyordum, bu olayla ilgili müşterek kızımız Zeynep bana eşimin yabancı erkeklerle görüştüğüne dair telefon mesajlarını gösterdi, hatta ben bu mesajlarla birlikte savcılığa müracaata bulundum. Ben tüm bunlara rağmen eşimle barışmak istedim” şeklindeki beyanına göre bu durumun sanıkta öldürme eylemine haksız tahrik oluşturacak şekilde hiddet veya şiddetli elem etkisi oluşturmadığı, maktulün geçeceği yol üzerine saklanıp arka taraftan saldıran sanığın maktulün kendisine söylediğini belirttiği tahrike konu kabul edilen sözlerin maktül tarafından söylenmesi iddiası da itibar edilebilecek bir savunma olmadığı, haksız tahrik indiriminden yararlanmaya, daha az ceza almaya yönelik dayanaksız bir savunmanın haksız tahrike konu edilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle eksik ceza tayini,
3. Kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekillerinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.06.2021 tarihli ve 2021/1805 Esas, 2021/2353 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Iğdır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.11.2023 tarihinde karar verildi.