Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2850 E. 2023/1829 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2850
KARAR NO : 2023/1829
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
MAHKEMESİ : 2) Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARARLAR : Mahkûmiyet

1) Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararları ile;
a) Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi

uyarınca hükmolunan 1 yıl 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,

b) Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin kararın, temyiz edilmeksizin 03.03.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri anlaşılmıştır.

2) Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2018/275 Esas, 2020/897 Karar sayılı kararları ile;
a) Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
b) Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan 3 ay 22 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine ilişkin kararın, temyiz edilmeksizin 25.02.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştikleri anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.02.2023 tarihli ve 2021/14195 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20445 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/20445 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkındaki Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli kararının, aynı suçtan haklarında mahkumiyet kararı verilen diğer sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/9001 Esas, 2018/3976 Karar sayılı ilamı ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle sanıklar … … ve … … … yönünden bozma kararı verilmesini takiben, mahkemesince söz konusu bozma ilamının haklarında bozma kararı verilmeyen sanıklar … ve … Köse’ye de sirayet ettirildiğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve sirayete ilişkin bir karar da verilmeksizin, hakkında bozma kararı

verilen diğer sanıklarla birlikte yeniden yargılama yapılarak Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/275 Esas, 2020/897 sayılı mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla,

1) Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli kararını diğer sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine verilen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/9001 Esas, 2018/3976 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, tarafların karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasında,
2) Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2018/275 Esas, 2020/897 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
a) Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli kararının diğer sanıklar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/9001 Esas, 2018/3976 Karar sayılı ilamı ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle sanıklar … … ve … … … yönünden bozma kararı verilmesini takiben, mahkemesince söz konusu bozma ilamının haklarında bozma kararı verilmeyen sanıklar … ve …’ye de sirayet ettirildiğine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın ve sirayete ilişkin bir karar verilmeksizin, hakkında bozma kararı verilen diğer sanıklarla birlikte yeniden yargılama yapılarak sanıklar hakkında aynı eyleme ilişkin olarak mükerrer mahkumiyet kararı verilmesinde,
b) Kabule göre de, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 29/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapıldığında 1 yıl 1 ay 15 gün yerine, hesap hatası yapılarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesini takiben, anılan Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sonucunda 11 ay 7 gün yerine 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Olay günü hükümlüler … ve … ile katılanlar … … ve … arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine …’in … …’i bıçakla basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, …’nün …’ı keserle basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, karşı taraf katılanlar … … ve …’ın hükümlü …’i basit tıbbi bir müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları iddiasıyla kamu davası açılmıştır.

Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararları ile;
a) Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmolunan 1 yıl 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,

b) Hükümlü … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine,
c) … … ve … hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.

Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararlarının … … ve … tarafından sanık sıfatıyla temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/9001 Esas, 2018/3976 Karar sayılı kararı ile özetle sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma üzerine Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2020 tarihli ve 2018/275 Esas, 2020/897 Karar sayılı kararları ile … … ve …’tan başka ilk hükmü temyiz etmeyen hükümlüler … ve … hakkında da yargılama yapılarak ön inceleme bölümünde (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen kararların verilmiş olduğu tespit edilmiştir.

2. Öğretide olağanüstü temyiz olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü kanun yolunun koşulları ve sonuçları, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi ile aynı Kanun’un 310 uncu maddesinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un, Kanun yararına bozma başlıklı 309 uncu maddesinin inceleme konusu ile ilgili birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan;
“(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.

(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.”
Şeklindeki düzenlemeler uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm kanun yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için, bu karar veya hükmün hukuken geçerli olması ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.

Hâkim veya mahkemenin, kovuşturma aşaması sonucunda verdiği karar ya da hüküm, kanun yolu incelemesi ile ortadan kaldırılmadıkça veya yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü söz konusu olmadıkça aynı davaya bakma imkânı olmadığı hâlde, mahkemenin, yeniden dosyayı ele alarak verdiği karar ya da hüküm hukuken geçersizdir. Bu hüküm veya karar, kural olarak olağan yasa yolu olan itiraz, istinaf ve temyiz yoluna konu olamayacağı gibi olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma yoluna da konu olamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 27.10.2009 tarihli ve 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında; “…Hukuken geçerli olmayan karar ve hükümlere karşı yasa yararına bozma yasa yoluna başvurulması olanaklı olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının bu nedenlerle kabulü ile Özel Daire kararının kaldırılmasına ve Adalet Bakanlığının yasa yararına bozma isteminin bu nedenlerle reddine karar verilmesi” gerektiği kabul edilmiştir.

Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2017/9001 Esas, 2018/3976 Karar sayılı bozma ilâmının içeriğine göre haklarında bozma kararı verilen sanıkların inceleme konusu hükümlüler ile aynı tarafta olmadıkları, karşılıklı birbirlerini yaralamış olmaları itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun, Hükmün bozulmasının diğer maznunlara sirayeti başlıklı 325 inci maddesinde yer alan; “Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbikı kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından istifade ederler.” şeklindeki düzenlemenin uygulanma koşulu oluşmadığı hâlde; Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararları ile hükümlüler hakkında ikinci kez aynı fiile ilişkin karar verilmiş olması nedeniyle bu ikinci hükümlerin hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde bulundukları belirlenmiştir.

Hukuken varlık kazanmayan bir kararın kanun yararına bozma istemine konu edilmesi olanaklı değil ise de mevzuatta hukuken geçersiz nitelikteki kararların kendiliğinden yok sayılmasını düzenleyen bir hüküm de bulunmamaktadır. Hukuken geçersiz ve yok hükmündeki kararlar, olağan veya olağanüstü kanun yolları vasıtasıyla, hukuken geçersiz olduklarına ilişkin bir tespit yapılmadıkça şeklen varlığını koruyacaktır.

Yukarıda zikredilen YCGK, 2009/206 Esas, 2009/250 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hukuken geçerli olmayan, yok hükmünde olan inceleme konusu kararın kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

3. Bununla birlikte Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararlarına konu mahkûmiyet hükümleri yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı gereği olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak hükümlüler hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, Kanun’a aykırı olup (1) numaralı kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

4. Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararında hükümlü …’nün yaralama eylemini katılan …’a yönelik gerçekleştirdiği, iddianın da bu yönde olduğu gözetilmeden eylemin katılan … …’e yönelik olduğundan bahisle hüküm kurulmuş ise de bu husus mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.

III. KARAR
A. Talepnamenin (2) Numaralı Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki (2) numaralı düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

B. Talepnamenin (1) Numaralı Talebi Yönünden
1. Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan hükümlüler hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hükümlüler … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/160 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.