Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/6448 E. 2023/6622 K. 30.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/6448
KARAR NO : 2023/6622
KARAR TARİHİ : 30.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 19.08.2022
SAYISI : 2005/10 E., 2005/4 K.
SUÇ : Müessir fiil
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

… 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2005 tarihli ve 2005/10 Esas, 2005/4 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 456 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün kesinleşmesinin ardından hükümlünün uzlaşma talebinin reddine ilişkin … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.08.2022 tarihli ve 2005/10 Esas, 2005/4 Karar sayılı ek kararının itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/23422 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63335 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/63335 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4. maddesinde düzenlenen müessir fiil suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmezden önceki haliyle de, anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince uzlaşmaya tâbi olduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde 6763 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik de nazara alınarak, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilip, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. Hükümlü ile şikâyetçinin komşu olup çocukların kavga etmesi nedeniyle aralarında çıkan tartışmada hükümlünün şikâyetçiye ele geçirilemeyen taş atarak 3 gün mutad iştigale engel olacak nitelikte yaraladığı anlaşılmıştır.

2. 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,” şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun’da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de sanığın yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü cümlesinde yer alan; “Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,” kapsamında silahtan sayılan taş ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. 765 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında; “Bu maddenin birinci fıkrasında ve aşağıdaki maddede beyan olunan ahval haricinde eğer fiil bir güna hastalığı veya mutadı olan iştigalattan mahrumiyeti mucip olmamış veya bu haller on günden ziyade uzamamış ise takibat icrası mutazarrırın şikayetine bağlı olmak şartiyle fail hakkında … hükmolunur.” şeklinde düzenleme yapılmışken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde; “(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…
(3) Kasten yaralama suçunun;

e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ….” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün üzerine atılı olan 765 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kalan müessir fiil suçunun, lehe kanun uyarlamasında karşılığının 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kalan kasten yaralama suçu olduğu, hükümlünün eylemini silahtan sayılan taş ile gerçekleştirdiği dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olmadığı, bu itibarla uzlaştırma hükümleri kapsamında bulunmadığı belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.