Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/6258 E. 2023/6264 K. 18.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6258
KARAR NO : 2023/6264
KARAR TARİHİ : 18.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/432 E., 2022/383 K.
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Üsküdar Cunhuriyet Başsavcılığının 30.09.2005 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan dava açılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 12.(Üsküdar 2.) Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2008 tarihli kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3.İstanbul Anadolu 12.(Üsküdar 2.) Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2008 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.05.2012 tarihli kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul Anadolu 12.Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2022 tarihli ve ve 2013/432 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve sahte banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafin temyiz istemi, herhangi bir temyiz nedeni belirtmemiştir.
2.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, mağdur …’a yönelik sahte banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu yönünden beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, … kırtasiye isimli iş yerini işleten sanık … adına … tarafından tahsis edilen POS cihazında farklı bankalar tarafından düzenlenen ancak kayıp/çalıntı durumunda bulunan kartlar kullanılarak harcama yapıldığı, sanığın iş yerindeki POS cihazında farklı zaman dilimlerinde kartları kullanılarak zincirleme şekilde banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2…. 24.08.2005 tarihli dilekçe ile Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek ve banka üye iş yeri olan Yiğitcan kırtasiye … adına kullanılmak üzere POS makinası cihazı tahsis edildiği, ancak dilekçe ekinde belirtilen işlemlerin sahte kartlar ile yapıldığının tespit edildiği, ilgili bankalardan belirtilen kredi kartlarının kayıp çalıntı nedeniyle kapatılmış veya gerçek kart hamillerinin işlemlerden haberdar olmadıkları bilgisinin ilgili bankalardan alındığı, bu işlemler nedeniyle bankanın 15.600,00 YTL zarar ile 4.000,00 YTL tutarında işyerine bloke konduğu belirtilerek şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.
3.23.11.2005 tarihli bilirkişi raporunda; dosyadaki sliplerin tutarının 14.850 YTL olduğu, toparlanan faturalara göre sanığın beşinci ayda 8.164,59 altıncı ayda 1.671.05 yedi ve dokuzuncu ayda 2.551,55 olmak üzre toplamda 4 ayda 14.575,97 YTL mal satın aldığının, banka tarafından çalıntı veya kayıp ihbarına rastlanmadığının, bankaca iptal edilmediğinin tesbit edildiği; bu hale göre …’in sorumluluğunun olamayacağı bildirilmiştir.
4. 21.07.2008 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu …’a ait kredi kartına ilişkin düzenlenmiş, 06.06.2005 tarihli 2 adet kredi kartı slibinde kredi kartı sahibi olarak … adına atfen atılmış imzalar ve … …’ ya ait üç farklı numaralı kredi kartı hesabına düzenlenmiş gözüken, 27.05.2005 tarihli 3 adet kredi kartı slibinde kredi kartı sahibi olarak … … adına atfen atılmış imzaların aynı bir şahsın eli ürünü oldukları,
İnceleme konusu …’ a ait kredi kartı hesabına düzenlenmiş, 06.06.2005 tarihli 2 adet kredi kartı slibinde ve … …’ya ait, üç farklı numaralı kredi kartı hesabına düzenlenmiş gözüken, 27.05.2005 tarihli üç adet kredi kartı slibinde … ve … … adına atfen atılmış olan ve kendi aralarında uyumluluk arzeden imzaların, …’e ait mukayese imzalarla yapılan karşılaştırmalarında, aralarında özellikle son bölümü teşkil eden grama oluşumu ve (r) harfine benzeyen veya (r) harfinin deformasyonu olarak algılanabilen oluşumlarım tersimi bakımından kısmi benzerlikler görülmekle birlikte, esasen sliplerdeki söz konusu imzaların kredi kartı sahipleri adına göre şekilllendirilerek atıldıkları, karakterislik yazı unsuru içermedikleri gibi, basit tersimli olup, atan şahsı karakterize eden tanı unsurlarını daha ileri bir değerlendirmeye götürecek nitelik ve yeterlilikte yansıtmadıklarından, mevcut koşullarda …’in eli ürünü olup olmadıkları hususunda daha ileri bir değerlendirme yapılamadığı belirlenmiştir.
5.Fortis Bank 12.04.2007 tarihli yazı cevabında, şikayete konu işlemlerin kayıp çalıntı kartlar ile ve gerçek kart hamillerinin bilgisi dışında kartların bağlı bulunduğu bankalar ile yapılan yazışmalar ile öğrenildiği yazışmaların onaylı suretleri ve işlem yapılan kartların bağlı olduğu banka bilgileri yazı ekinde gönderilmiş bu işlemler nedeniyle bankanın 1.500 YTL zararı olduğu bildirilmiş, … TAŞ ile yapılan e-posta yazışma içeriklerinden 5571********1001 nolu kartın 07.06.2005 tarihinde kayıp statüsü ile kapatıldığı anlaşılmıştır.
6.Fortis bank 30.05.2007 tarihli yazı ekinde gönderilen ve yiğitcan kırtasiye adlı iş yerinden kayıp-çalıntı-sahte kartlar ile yapılan ve onay alan işlem detay bilgilerinden … TAŞ tarafından tahsis edilen 5571********1001 nolu kart ile 31.05.2005 günü saat 13.10 da 2000 YTL, 13.11 de 1000 YTL 13.13 de 400 YTL, Türkiye Garanti bankası tarafından mağdur …’ a tahsis edilen 4870********2012 nolu kart ile 06.06.2005 günü saat 14.04 te 2000 YTL, 14.05 de 2000 YTL olmak üzere harcama yapıldığı anlaşılmıştır.
7…. TAŞ, 08.06.2021 tarihli yazı cevabında 55711******31001 nolu kartın hatalı olduğu, herhangi bir bilgiye ulaşılamadığı belirtilmiştir.
8.TEB A.Ş’nin 13 Mart 2014 tarihli yazı ekinde pos cihaz ile yapılan tüm işlemlerin tarih ve diğer detayları bildirilmiş, ilgili yazı ekinden 5218********0133 nolu kredi kartı ile 26.05.2005 tarihinde saat 17.34’te 750 TL tek seferde harcama yapıldığı, proses tarihi 12.06.2005 olan 5571********1001 nolu kredi kartı ile 31.05.2005 tarihinde saat 13.10 da 2.000 TL, 13.11 de 1.000 TL ve 13.13 te 400 TL tutarında harcama yapıldığı anlaşılmıştır.
9…. 20.06.2018 tarihli yazı cevabından 5218********0133 nolu kredi kart sahibinin … olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Mağdur …’a yönelik eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden
Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında mağdura ait kayıp olan ve her ne şekilde sanığın eline geçtiği tespit edilemeyen kredi kartı ile iş yerindeki POS cihazından işlem yapmak suretiyle menfaat sağlayan sanığın başkasına ait banka veya kredi kartını kullanma suçunu işlediği anlaşılmakla yapılan yargılamaya göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde, “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı, ancak harcama sayısının 5237 sayılı Kanunun 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiğinden ve dosya kapsamına göre suça konu nakit çekimlerinin aynı gün saat 13:10, 13:11 ve 13:13’de peş peşe gerçekleşmesi ve hukuki anlamda tek fiil oluşturması nedeniyle sanık hakkında zincirleme suç hükmünün uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini isabetli bulunmamış ise de bu hususun 1412 sayılı Kanunun 322 inci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

B.Mağdur … TA.Ş ‘a yönelik eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden
Dava konusu dosyada, sanığın üzerine atılı suçun tatbik maddeleri ile zamanaşımına ilişkin maddelerin bir bütün olarak değerlendirildiğinde suç tarihi itibariyle 765 sayılı Kanunun 525/b maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin sanık lehine olduğu belirlenmiştir.
Sanığa yüklenen suçun yasa maddelerinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tabi olduğu 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 31.05.2005 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Müşteki …’a yönelik eylem nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesiin, 19.04.2022 tarihli ve ve 2013/432 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 2. bendinin 2. 4. ve 5. fıkralarında yer alan Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi, Türk Ceza Kanununun 62 nci maddesi, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılıp Türk Ceza Kanununun 245 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere ikinci fıkrada “TCK’nun 62/(1) maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ve 4. fıkrada ”TCK’nun 52/2. maddesi uyarınca beher günü takdiren 20,00 TL hesabı ile 80,00-tl adli para cezasına çevrilmesine,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Mağdur … TA.Ş’a yönelik eylem nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesiin, 19.04.2022 tarihli ve ve 2013/432 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gözetilerek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.