YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7471
KARAR NO : 2023/6565
KARAR TARİHİ : 27.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/751 değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Boğazlıyan T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hüküm özlü olarak bulunan…’ın, örgün eğitim gören çocuğu olması sebebi ile hafta içi yapılan kapalı görüşlerinde çocuğu ile görüşemediğini ve haftalık kapalı görüşlerinin hafta sonuna alınması taleplerinin reddine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 24.09.2021 tarihli ve 2021/3095 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin reddine ilişkin Boğazlıyan İnfaz Hâkimliğinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/640 Esas, 2021/716 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2021 tarihli ve 2021/751 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.05.2022 tarihli ve 94660652-105-66-27870-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/82661 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/82661 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.09.2019 tarihli ve 2019/2406 Esas, 2019/3618 Karar sayılı ilamında yer alan “…ziyaret günlerine ilişkin kurumun ve çalışanların mevcut yapısı da dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması hususunda gerçekten de idarenin bir takdir hakkı bulunduğu ancak takdir hakkının da somut gerekçelere dayanarak kullanılması gerektiği gibi, şayet takdir hakkının kullanılması durumunda bir hakkın özüne dokunulup, o hak fiilen kullanılamaz hale getiriliyor ise orada takdir hakkı kapsamında değerlendirme yapılamayacağı nazara alındığında, çocuğu okula giden hükümlünün çocuğu ile şahsi ilişki kurmak için görüş talep etmesinin anayasal bir hak olduğu, hafta içi mesai saatleri içerisinde öğrencilerin eğitimlerine devam ettiği, eğitim gören çocukların da yalnızca hafta içi ziyaret edebileceğine yönelik kararın hakkın özüne dokunduğu ve hükümlü çocuklarının ziyaret hakkını fiilen engellediğinin gözetilmemesinde;…KANUN YARARINA BOZULMASINA” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, çocuğu okula giden hükümlünün çocuğu ile şahsi ilişki kurmak için görüş talep etmesinin anayasal bir hak olduğu, hafta içi mesai saatleri içerisinde öğrencilerin eğitimlerine devam ettiği, eğitim gören çocukların da yalnızca hafta içi ziyaret edebileceğine yönelik kararın hakkın özüne dokunduğu ve hükümlü çocuklarının ziyaret hakkını fiilen engellediği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 83 üncü yer alan “(1) Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha
değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir. (Ek cümle: 24.1.2013-6411/9 md.) Çocuk hükümlüler için ziyaret süresi bir saatten az, üç saatten fazla olmamak üzere belirlenir. (2) Birinci fıkrada belirtilenler dışındaki kimselerin ziyaretine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yazılı olarak izin verilebilir.(3) Görüşler, koşul ve süreleri Adalet Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle kapalı ve açık olmak üzere iki biçimde yaptırılır.” şeklindeki ve Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde yer alan, “Ziyaret günleri ve saatleri ile bir hükümlü ve tutuklunun görüşebileceği ziyaretçi sayısı, kurumun fiziki yapısı ve kapasitesi dikkate alınarak, kurumca belirlenir. Görüş süresi, yarım saatten az, bir saatten fazla olacak şekilde belirlenemez. Görüş süresi, görüşmenin fiilen başladığı andan itibaren işletilir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde ziyaret günlerine ilişkin idarenin bir takdir hakkı bulunduğu ancak takdir hakkının da somut gerekçelere dayanarak kullanılması gerektiği gibi şayet takdir hakkının kullanılması durumunda bir hakkın özüne dokunulup, o hak fiilen kullanılamaz hale getiriliyor ise orada takdir hakkı kapsamında değerlendirme yapılamayacağı dikkate alındığında, çocuğu okula giden hükümlünün çocuğu ile şahsi ilişki kurmak için görüş talep etmesinin anayasal bir hak olduğu, hafta içi mesai saatleri içerisinde öğrencilerin eğitimlerine devam ettiği, eğitim gören çocukların da yalnızca hafta içi ziyaret edebileceğine yönelik kararın hakkın özüne dokunduğu ve hükümlü çocuklarının ziyaret hakkını fiilen engellediğinden, hükümlünün şikayetinin reddine dair İnfaz Hakimliği kararına karşı yaptığı itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine dair itiraz mercince verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde kabul edilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.10.2021 tarihli ve 2021/751 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.10.2023 tarihinde karar verildi.