Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/7486 E. 2023/6566 K. 27.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/7486
KARAR NO : 2023/6566
KARAR TARİHİ : 27.10.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :2021/515 değişik iş
İNCELEME KONUSU
KARAR : İtirazın reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Tehdit ve cebir ile kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2014 tarihli ve 2012/289 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararı ile 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükümlü …’nin, iş bu cezasının infazı sırasında, 05.09.2016 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine ilişkin … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2016 tarihli ve 2016/438 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde 30.12.2017 tarihinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle koşullu salıverilme kararının geri alınmasına ve ikinci suçun işlendiği 30.12.2017 tarihinden itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihi olan 07.05.2018 tarihini geçmemek koşuluyla sonraki işlediği suç
için verilen 1 ay 20 gün hapis cezasının iki katı süre olan 2 ay 40 günlük sürenin ceza infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin … İnfaz Hakimliğinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/2047 Esas, 2021/2127 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/515 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 94660652-105-47-8894-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/86797 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve 2023/86797 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“7242 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” şeklindeki ve aynı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi… hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” şeklinde belirtildiği üzere, koşullu salıverilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı nazara alındığında,
Somut olayda, hükümlünün Kızıltepe 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2014 tarihli ve 2012/289 Esas, 2014/16 Karar sayılı kararı ile 3 yıl 4 ay infaza konu hapis cezasının, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 indirim yapılarak infaz edilmesi gerektiğinin … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 29.08.2016 tarihli ve 2016/7-2108 sayılı müddetnamesi ile tespit edildiği, dolayısıyla hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 1 yıl 8 ay, koşullu salıverildikten sonra tabi olacağı denetim süresinin de belirlenen süre üzerinden 1/2 (yarısı) oranında indirim yapılarak 10 ay olarak bulunacağı göz önüne alındığında, bu sürenin denetim süresi olacağı, hükümlünün koşullu salıverilme tarihi olan 05.09.2016 tarihine 10 ay ilave edildiğinde bulunan 05.07.2017 tarihinin denetim süresinin sona erdiği gün olduğu, bu itibarla hükümlünün koşullu salıverildikten sonra 30.12.2017 tarihinde kasten işlediği suçun denetim süresi sona erdikten sonra işlendiği cihetle, denetim süresinden sonra işlenen suç dolayısıyla koşullu salıverilme kararının geri alınmayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”!
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün
Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.

2. 7242 sayılı Kanun’un 48 … maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin altıncı fıkrasında “Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı kadardır. Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.” aynı Kanun’un 107 nci maddesinin 12 nci fıkrasında “Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi… hâlinde koşullu salıverilme kararı geri alınır.” 14 üncü fıkrasında “Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.” şeklindeki düzenlemelere göre şartla tahliye edilen hükümlünün denetim süresinin, anılan maddenin diğer fıkralarına göre belirlenecek infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yarısı olacağı ve denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli olarak geçirilmesi durumunda cezanın infaz edilmiş sayılması gerektiği anlaşılmaktadır.

3. Bu açıklamaya göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlünün 26.08.2012 tarihinde işlemiş olduğu tehdit ve cebir ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aldığı infaza konu 3 yıl 4 ay hapis cezası ile ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 29.08.2016 tarihli müddetnameye göre, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği 5275 sayılı Kanun’un 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle şartla tahliye tarihinin 05.09.2016, bihakkın tahliye tarihinin ise 07.05.2018 olarak belirlendiği, 3 yıl 4 aylık ceza süresi dikkate alındığında hükümlünün ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 1 yıl 8 ay, denetim süresinin ise cezaevinde geçirmesi gereken sürenin yarısı olan 10 ay olduğu, bu denetim süresinin fiilen şartla tahliye tarihi olan 08.09.2016 tarihinden itibaren hesaplandığında 08.07.2017 tarihi itibariyle tamamlandığı, hükümlünün 30.12.2017 tarihinde işlediği suçun denetim süresi tamamlandıktan ve yasa gereği hükümlünün cezasının infaz edilmiş sayıldığı tarihten sonra işlenmesi nedeniyle şartla tahliyenin geri alınmasının koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, İnfaz hakimliğince denetim süresinden sonra işlediği suç tarihi esas alınarak şartla tahliyenin geri alınmasına ve aynen infaza dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olmasına rağmen, bu karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine ilişkin itiraz merciince verilen karar Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.10.2021 tarihli ve 2021/515 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.10.2023 tarihinde karar verildi.