Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2015/16705 E. 2016/3698 K. 28.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16705
KARAR NO : 2016/3698
KARAR TARİHİ : 28.03.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; mirasbırakanı …’ in maliki olduğu 742 ada 43 parsel sayılı taşınmazı kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca dava dışı yüklenici …’ ya temlik ettiğini, devamında alacağı üç daireden ikisini çocukları davalılar … ve … adına tescilini sağladığını, işlemlerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalılara devredilen iki daireden miras payına düşecek bedelin, murisin ölüm tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar; davanın tenkis davası olduğunu, murisin ölüm tarihi dikkate alındığında, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu iki dairenin kaba inşaat olarak yüklenici …’dan satın alındığını, davacıya evlenirken muris tarafından miras hakkının verildiğini belirterek, davanın davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, murisin kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kendisine isabet eden daireleri davalılara temlikinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, Dairece; “…somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek, mahkemece kısa kararda yer almadığı halde, gerekçeli kararda hükmedilen bedeller için faize de hükmedilerek kısa karar ile çelişkili olarak gerekçeli karar yazılmış olması doğru değildir….” gerekçesiyle bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak, çelişki giderilmiş ve bozma öncesi gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olup, yapılan incelemede; Tetkik Hakimi …’ ın raporu okundu, düşüncesi alındı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davada ileri sürülen iddia ve buna bağlı istek muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı bulunmaktadır. Muris muvazaasına ilişkin açılan tapu iptal ve tescil davalarının herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabileceği gerek Yargıtay ve gerekse doktrince kabul edilen yerleşik içtihatlardandır. Bu isteğe bağlı açılan tazminat davalarında zamanaşımı süresinin başlama tarihinin ise iptal ve tescil isteme hakkının ortadan kalkacağı tarih olacağı da tartışmasızdır..
“Somut olayda, davacılar tapu iptal ve tescil isteyeceği yerde taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle tazminat istemişlerdir.
Bir kimse, sahip olduğu seçimlik haklardan birisi için dava açma yönünde zorlanamaz. Tapu iptal ve tescil davasının reddi durumunda açılacak tazminat davasının B.K’.nun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık süreye tabi olacağı kuşkusuzdur. O halde, eldeki tazminat isteği bakımından zamanaşımı süresinin geçtiğinden söz edilemez.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle miras bırakanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahibi olarak hak sahibi olduğu üç daireden, iki daireye isabet eden paylarını yüklenici aracılığıyla davalı oğullarına temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı yapıldığı saptanarak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre; davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 335.68.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 28.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.