YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2165
KARAR NO : 2020/3945
KARAR TARİHİ : 10.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne; 07 GM 350 plakalı araç için açılan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’nün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu ve trafik kaydının iptali ve tescil, olmadığı taktirde bedel isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanları … Aktaş’ın maliki olduğu 1409 ada 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 nolu bağımsız bölümü satış suretiyle iki ayrı aşamada ikinci eşi olan davalı …’a temlik ettiğini, öte yandan yine mirasbırakanın kendi parası ile …plakalı aracı davalı adına satın aldığını, davalının dava konusu taşınmazı ve aracı alacak ekonomik gücü bulunmadığını, mirasbırakanın satış yapmaya ihtiyacı olmadığını, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile belirtilen işlemleri yaptığını ileri sürerek davacıların miras payları oranında tapu ve trafik tescil kayıtlarının iptaline ve mirasçılar adlarına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde 50.000TL bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mirasbırakanın diğer mirasçılara da taşınmaz temlik ettiğini mirasbırakanın gelirlerini hastalığı, ev ihtiyaçları ve benzeri işlere harcadığını, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece “…Hâl böyle olunca; mahkemece, çekişme konusu taşınmazın muristen davalıya ilk ½ pay temlikine ilişkin akit tablosu ile… plaka sayılı aracı davalının edinmesine dair araç satış sözleşmesi suretlerinin getirtilmesi tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, muvazaa iddiasının toplanan ve toplanacak delillere göre değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre gerekçesi de yazılmak suretiyle davacıların bedel isteğine ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yargılama neticesinde, mahkemece araca yönelik isteğin reddine, tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan 1933 doğumlu …’ın 01.03.2011 tarihinde ölümü ile geriye eşi davalı … ile ilk eşinden olan çocukları davacılar .., … ve …nin mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakan ile davalının 13.05.2002 tarihinde evlendiği, dava konusu 1409 ada 14 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 nolu bağımsız bölümün tamamı mirasbırakan … adına kayıtlı iken ½ payını 03.05.2002 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile geriye kalan ½ payı ise 21.01.2003 tarihinde satış suretiyle davalıya devrettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mirasbırakan maliki olduğu 1473 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu meskenini intifa hakkını üzerinde bırakıp çıplak mülkiyetini 22.03.2002 tarihli akitle oğlu davacı …’e, 1280 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 11 nolu meskenin tamamı ilk eş…. adına kayıtlı iken 17.04.2002 tarihli akitle intikalini yaptırıp miras payını diğer mirasçılar ile birlikte davacı kızı …’ye, yine Yozgat ili Sorgun ilçesinde bulunan 101 ada 107 parsel sayılı taşınmaz mirasbırakan adına kayıtlı iken 10.08.2001 tarihinde davacı …’ye satış suretiyle temlik ettiği, Dairenin bozma ilamından sonra getirilen kayıtlardan 1444 ada 22 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 nolu bağımsız bölümün ise 25.12.1998 tarihinde mirasbırakan tarafından davacı …’ya satış suretiyle devrettiği, onun da taşınmazı intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyeti oğlu …’a temlik ettiği kayden sabittir. Halen mirasbırakan adına olan ve mirasçılara intikal eden başka taşınmazlar da bulunmaktadır. Muvazaadan söz edilebilmesi için mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla temliki yapması gereklidir. Şöyle ki, mirasbırakanın mal kaçıracağı kişilere taşınmaz devretmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Kaldı ki, mirasbırakanın mal kaçırma amacı olsa idi tüm malvarlığını devredebilecekken bunu yapmadığı da anlaşılmaktadır. Bu somut olgular yukarıdaki ilkeler ışığında değerlendirildiğinde mirasbırakanın anılan temliki yaparken gerçek irade ve amacının mirasçılardan mal kaçırma olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının bu yönlere değinen ve yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.