YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10711
KARAR NO : 2023/4847
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/184 E., 2018/35 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, maliki olduğu 133 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 1400 m2’lik bölümünün 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında paftasında yol olarak bırakıldığından, yolun zeminde mevcut olmadığını, geçmişte de yol bulunmadığını, bu bölümünde zilyetlikten iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 133 ada 10 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi ile adına tescile karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davayı sürdürmüşlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.11.2012 tarihli ve 2012/147 Esas, 2012/271 Karar sayılı kararıyla; kadastro tespitinden itibaren 2 yıllık makul sürenin geçtiği, 20 yıllık iktisap süresinin de gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 18.04.2013 tarihli ve 2013/4051Esas, 2013/4014 Karar sayılı kararıyla; gerek 3402 sayılı Kanun’da, gerekse de 4721 sayılı Kanun’un tescil hükümlerini düzenleyen maddelerinde, hakkında tutanak düzenlenmeyen ya da tespit harici bırakılan yerler hakkında kadastro öncesi nedenlere dayanılarak dava açılmasını engelleyen ya da hak düşürücü süre belirleyen yasal düzenleme bulunmadığı, Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın 2 yıllık makul sürede açılmadığı şeklinde hiç bir yasal dayanağı olmayan gerekçe ile davanın reddedilmesinin isabetsiz olduğu; davacının tüm delilleri toplanıp tespit gününe kadar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi 05.11.2014 tarih 2013/160Esas, 2014/208 Karar sayılı kararı ile, Kadastro Kanunu’nun 14 üncü maddesindeki şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 21.11.2012 tarihli fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 261,97 m2’lik kısmın davacının taşınmazına eklenmesine karar verilmiştir.
C.İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı … Başkanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.05.2016 tarihli ve 2015/6419 Esas, 2016/5662 Karar sayılı kararıyla; gerek araştırma eksikliğinden gerekse Büyük Şehir Belediyesinin davaya dahil edilmesi için davacıya imkan tanınmasından söz edilerek karar ikinci kez bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesi 21.02.2018 tarih 2016/184E., 2018/35K. sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın dere yatağının etkisi altında olduğu, zilyetlikle kazanımının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporu ve hükmün çelişkili olduğunu, zilyetlik şartının tamamlandığını, taşınmazın yol olmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haritasında yol olarak gösterilen, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri, … Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın uygulanacağı davalar yönünden HUMK’nın 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle
Davacılar vekilinin temyiz itirazının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 210,55 TL bakiye onama harcının temyize gelen davacılardan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.