YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9469
KARAR NO : 2022/3798
KARAR TARİHİ : 10.05.2022
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : TEKİRDAĞ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil ve bedel davası sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, davacı …’ın istinaf isteminin HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine; davalının istinaf isteminin HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair verilen karar süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 10/05/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile diğer temyiz eden davalı vekili Avukat …geldiler, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar, mirasbırakanları …’ın 141 ada 351, 194 ada 7, 2837, 2317, 2311 ve 2250 parsel sayılı taşınmazlarını, mirasbırakanları …’ın da 162 ada 58, 162 ada 49 ve 148 ada 13 parsel sayılı taşınmazlarını davalı oğlu Kamil’e devrettiklerini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, bir kısım taşınma..sbırakan …’ın davalıya yaptığı temlikler yönünden davanın reddine, mirasbırakan …’ın yaptığı temlikler yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve katılma yolu ile davacı … vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
2.1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı …’ın Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/793 Esas sayılı dosyasında tenkis davası açtığını, daha sonra bundan feragat ettiğini, miraasbırakan …’ın ölümünden sonra mirasçıların taksim sözleşmesi yaptığını, davacıların mirasbırakan …’tan gelen taşınmazlardaki miras haklarını aldığını, bu hususun anılan tenkis davası ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, işlem tarihinin 10/12/1981, feragat tarihinin ise 28/12/1981 olduğunu, tanık olarak dinlenen dava dışı diğer kız kardeşin beyanlarından temliklerin muvazaalı olmadığının anlaşıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı … katılma yoluyla gerekli harçları yatırarak istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir.
2.2. Davacı … vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/793 Esas sayılı dosyasında 2250 sayılı parsele yönelik dava açılmadığını, bu parsel için harç tamamlama işlemi yapıldığını, bu haliyle kararın hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davacı …’ın 2250 parsele yönelik davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; mirasbırakan …’ın son yıllarında kanser tedavisi gördüğü, kendisi ile davalının ilgilendiği, mirasbırakanın diğer çocukları ile probleminin olmadığı, terekesinde taşınmazların bulunduğu, dava dışı mirasçı … tanık olarak alınan ifadesinde mirasbırakanın davalı oğluna kendisine baktığı için taşınmaz temlik ettiğini, kız çocuklarına da bir kısım yerler bıraktığını söylediği, mirasbırakan …’ın mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirecek bir nedeninin olmadığı, rahatsızlığı nedeniyle birlikte yaşadığı eşi ve bekar davalı oğlunun tek geçimleri olan çiftçilik nedeniyle zor durumda kalmamaları için taşınmaz devirlerini yaptığı, davacı …’nin 12/12/1980 tarihinde tenkis davası açtığı, mirasbırakan …’ın bu dava nedeniyle dava konusu 3 parça taşınmazını davalı oğluna temlik ettiği, anılan 3 parça taşınmaz bakımından devirlerin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile davacı …’ın istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1).b.2 maddesi gereğince kabulüne karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuş ve davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
2.1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasbırakan ’nın terekesindeki taşınmazlar ile davalıya temlik ettiği taşınmazlar arasında denkleştirme ve adil paylaşım ilkesine aykırı olacak şekilde fark olduğunu, davacıların terekedeki taşınmazları önce taksim edip sonrasında da ekonomik nedenlerle davalıya satmalarının, mal kaçırma işlemlerine muvafakat ettiklerini göstermediğini, temliklerin satış suretiyle gerçekleştirildiğini, ölünceye kadar bakma akdinin söz konusu olmadığını, davacı … yönünden ise, feragat edilen tenkis davasının mevcudiyetine dayanılarak davanın esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, her bir davacı için ayrı ayrı 25.325,53’er TL vekalet ücreti takdir edilmesine rağmen hükümde toplama işlemi hatası yapılarak toplam 46.651,06 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın çelişkili olduğunu, mirasbırakan …’ın da mirasbırakan … ile aynı durumda olduğunu, mirasbırakanın 2968 parseli de 10/12/1981 tarihinde satış yoluyla dava dışı kızı … ‘e temlik ettiğini, terekesinde de 119 ada 5 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazının bulunduğunu, mirasbırakan …’ın eşinin mirasının tasfiye işlemlerinde denkleştirme kastı ile hareket ederek, sadece davalıya değil dava dışı bir mirasçısına da taşınmaz hissesi devrettiğini, davacılara da mirasbırakan …’ın terekesindeki taşınmazların devri amacıyla vekaletname verdiğini, böylece tüm taşınmazların mirasçıları arasında bölüşülmesini sağladığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil ve bedel isteklerine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
3.3.1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan …’ın 07/01/1980 tarihinde, mirasbırakan …’ın 17/01/2015 tarihinde öldüğü, geride davacı kızları… ve …, dava dışı kızları … ve davalı oğulları Kamil’in mirasçı olarak kaldığı, mirasbırakan …’ın 16/10/1978 tarihinde 2859, 2837, 2311 ve 2250 parsel sayılı taşınmazları, 16/11/1979 tarihinde 3413 ve 2317 parsel sayılı taşınmazları, mirasbırakan …’ın da 26/03/1981 tarihinde 148 ada 13, 162 ada 49 ve 58 parsel sayılı taşınmazları davalıya satış suretiyle temlik ettiği, mirasbırakan …’ın terekesinde 5 parça tarla vasıflı, mirasbırakan …’ın terekesinde 1 parça tarla vasıflı taşınmaz kaldığı, Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/793 Esas sayılı dosyasında davacı …’ın davalıya karşı 2311, 2317, 2583, 2837, 2859, 3413 parseller yönünden tenkis davası açtığı, 28/12/1981 tarihli feragat beyanı sonucunda davanın reddine karar verildiği, 2016 yılında ise mirasbırakan … tarafından temlik edilen 2317, 2837, 2311 ve 2250 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırıldığı, aşamada davacı …’ın 2311, 2317, 2837, 2859, 3413 parseller bakımından davadan feragat ettiği, 2250 parsel yönünden 29.475,00 TL bedel ile mirasbırakan …’ın temlik ettiği 3 parça taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
3.3.2. Mirasbırakan … tarafından davalıya yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle 148 ada 13, 162 ada 49 ve 58 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
3.3.3. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davalının her iki mirasbırakanın da tek erkek evladı olduğu, mirasbırakanların malvarlıklarının önemli bir kısmını oluşturan dava konusu taşınmazlarını satmalarını gerektirir dosyaya yansıyan bir durum bulunmadığından birlikte yaşadıkları oğulları davalı …’e yaptıkları temliklerin kız çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, mirasbırakan …’ın temlik ettiği taşınmazlar yönünden davacı … ’ın davasının kabulüne, davacı …’ın ise 08/09/2020 tarihli dilekçedeki talebi dikkate alınarak anılan davacı yönünden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı karar verilmiş olması doğru değildir.
VI. SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-a maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, HMK’nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 20/11/2021 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden davacılar vekili için 3.815,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilen davalıdan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edenlere geri verilmesine, 10/05/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.