YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5714
KARAR NO : 2014/13805
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
Esas No : 2014/5714
Karar No : 2014/13805
Tebliğname No : KYB – 2013/387752
Adalet Baanlığı’nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlü Ö.. A.. hakkındaki hükmün infazı aşamasında verilen derhal infaz kararına yönelik itiraz üzerine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 20.06.2013 tarihinde 2013/167 değişik iş sayısı ile verilen itirazın reddine ilişkin kararın kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.12.2013 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İncelenen dosyadan;
a) Ümraniye 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 23.01.2012 tarihinde 2011/1468 esas ve 2012/101 karar sayı ile verilen, hükümlü Ö.. A..’nın 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri gereğince 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına, denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmaması durumunda cezanın infaz edilmesine ilişkin hükmün kesinleştiği,
b)Üsküdar Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce 08.10.2012 tarihinde 2012/2132 DS.Y sayılı yazı ile, hükümlünün tedbirin yerine getirilmesi için kendisine yapılan tebligata rağmen Şube Müdürlüğü’ne başvurmayarak tedbire uymadığının bildirildiği,
c) Ümraniye 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce 01.11.2012 tarihinde 2011/1468 esas ve 2012/101 karar sayılı ek karar ile hükümlü hakkındaki 6.000 TL adli para cezasının infazına karar verildiği,
d)Hükümlünün bu karara itiraz etmesi üzerine, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 20.06.2013 tarihinde 2013/167 değişik iş sayı ile itirazın reddine karar verildiği
Anlaşılmıştır.
Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Dosya kapsamına göre, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararına uyması yönündeki denetimli serbestlik şube müdürlüğünce yapılan ihtar yazısının tebliğ edildiği 31/07/2012 tarihinde sanığın asker olduğu, bu itibarla sanığın çağrıya uymamasının elinde olmayan sebeplerden kaynaklandığının kabulü gerektiği, bu nedenle merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar tesisinde isabet görülmemiştir.» denilerek, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.06.2013 tarihli kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.
Somut olayda; Üsküdar Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce hükümlünün kovuşturma aşamasında bildirdiği adresine gönderilen çağrı davetiyesinin, “gösterilen adresten nakil almadan adresten terk” şerhi ile iade edilmesi üzerine, aynı adresinde 21.09.2012 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, ancak hükümlünün itiraz dilekçesine eklediği terhis belgesi ve izin belgesi fotokopilerinden çağrı davetiyesinin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği tarihte asker olduğunun anlaşıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun
14. maddesindeki “Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanına ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır” düzenlemesi karşısında; Üsküdar Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce hükümlüye çağrı davetiyesinin usulüne uygun biçimde tebliğ edilmediği, bu durumda hükümlünün tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle mahkûm olduğu cezanın derhal infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, hükümlünün itirazının kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.06.2013 tarihli ve 2013/167 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.