Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2015/183 E. 2015/31476 K. 15.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/183
KARAR NO : 2015/31476
KARAR TARİHİ : 15.05.2015

Tebliğname No : 10 – 2014/387894
Mahkeme : İSTANBUL 19. Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi- Numarası : 17/10/2014- 2014/15 esas ve 2014/289 karar
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A) Sanık M.. M.. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Birlikte olmaları dışında aleyhinde yeterli delil bulunmadığı halde, diğer sanık Stergıos’un suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192.maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanığın salıverilmesine ilişkin talebin reddine;
B) Sanık S.. K.. hakkındaki hükmün incelenmesi:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Diğer sanık Maroula ile birlikte olmaları ve diğer sanığın soyut beyanı dışında aleyhinde delil bulunmadığı halde, kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, etkin pişmanlıkla ilgili TCK’nın 192.maddesinin 3. fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3- İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nce ve Adli Tıp Kurumu Beşinci İhtisas Kurulu Kimya İhtisas Dairesi Narkotik Şubesi’nce suç konusu uyuşturucu maddeden alınan tanık numunelerin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına;
15.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.