Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/17566 E. 2023/10301 K. 30.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17566
KARAR NO : 2023/10301
KARAR TARİHİ : 30.11.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1570 E., 2021/1930 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen hapis cezasının süresine göre 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2021 tarihli ve 2021/46 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 11.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/1570 Esas, 2021/1930 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eylemin sabit olmadığına, suçun “manevi unsurunun” oluşmadığına, 2. Hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 3. Daha yüksek oranda etkin pişmanlık indirimi uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Dosya kapsamında yer alan istihbari bilginin, olay ve arama tutanağının, uzmanlık raporunun içerikleri ile sanık … ve hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü istinaftan vazgeçmesi üzerine kesinleşen temyiz dışı sanık …’in aşamalardaki savunmaları, tanık Onur’un ve tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin kovuşturma aşamasındaki yeminli beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olay günü uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair istihbari bilgi üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine dayanılarak gidilen adreste yapılan aramada, daralı 1,15 gram esrarın ele geçtiği, arama sırasında evde bulunan tanık Onur’un ele geçen esrarı sahiplenip, satıcı şahsa yeniden sipariş verdiğini beyan ederek, satıcı şahsın eşkal bilgileri ve kullandığı aracın marka, model ve plakasını bildirmesi üzerine, söz konusu adresin önünde tertibat alındığı, saat 22.50 sıralarında söz konusu aracın adresin önünde beklemeye başlaması üzerine, yanına gidilerek, şahıslara üzerlerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sağ ön yolcu koltuğunda oturan sanık …’ın üzerinde bulunan 21 parça halinde daralı
50,9 gram; sürücü olan Fatih’in ise çorabından daralı 1,4 gram esrarı çıkarıp teslim ettikleri olayda; sanıkların aşamalardaki savunmaları, uyuşturucu maddelerin satışa hazır halde bulunması, tanık Onur’un, olay tutanağındaki şifahi beyanının, tutanak düzenleyen kolluk görevlilerinin yeminli beyanları ile doğrulanması hususları dikkate alındığında, sanık …’ın, temyiz dışı sanık … ile birlikte “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğinin sabit olduğu, Fatih’in üzerinde ele geçen uyuşturucu madde kişisel kullanım sınırında kalsa da, sanık …’ın aşamalardaki istikrarlı savunmaları ile Fatih’in suçunun niteliğini ortaya çıkardığı ve bu nedenle sanık … hakkında alt sınırdan belirlenen temel ceza üzerinden 1/3 oranında etkin pişmanlık indirimi uygulandığı, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak 1/6 oranında takdiri indirim yapıldığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına ve etkin pişmanlık hükümlerine göre yapılan indirimin oranına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olayın oluş şekli ve sanıkların aşamalardaki savunmalarının içeriklerinden, sanık …’ın, üzerinde taşıdığı ve yerini söyleyerek kolluk görevlilerine teslim ettiği satışa hazır haldeki maddelerin, uyuşturucu niteliğinden haberdar olduğu dikkate alındığında, suçun manevi unsurunun oluştuğu ve “hata” hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/1570 Esas, 2021/1930 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.11.2023 tarihinde karar verildi.