Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/5040 E. 2023/150 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5040
KARAR NO : 2023/150
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek istinaf başvurusunun
esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.2019 tarihli ve 2018/239 Esas, 2019/276 Karar sayılı kararı ile sanık …’in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 21.01.2021 tarihli ve 2019/4125 Esas, 2021/172 Karar sayılı kararı ile, sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığına, “Şüpheden sanık yararlanır.” ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde devriye görevindeki polis memurlarının yanına gelen ve kimliğini vermek istemeyen şahsın, “Beyoğlu İlçesi …. Mahallesi….Caddesi ile bu caddeye bağlı……Sokak üzerinde 1.65 ve 1.70 boylarındaki iki şahsın uyuşturucu madde sattıklarını, 1.80 boylarındaki başka bir şahsın arada bir gelip bu şahıslardan para aldığını,” beyan etmesi üzerine, belirtilen yere gidildiğinde eşkale uyan iki şahsın görüldüğü, yanlarına yaklaşıldığı sırada kaçmaya başladıkları, sonradan kimliği tespit edilen sanık …’in kaçtığı sırada yere attığı poşet içinde 21 adet daralı 7,175 gram kokain ve 8 adet MDMA içeren tabletin ele geçtiği, sanıklar ….. ve … üzerinde suç unsuru bulunmadığı, sanık … aşamalardaki savunmalarında ele geçen maddelerin kendisine ait olmadığını ve diğer sanık …’i tanımadığını beyan etmesine rağmen, sanık …’in eşkaline uygun ihbarın bulunması, kolluk görevlilerini görünce kaçmaya başlaması ve kovalamaca sonucu yakalanması, kovalamaca sırasında uyuşturucu maddeyi attığının görülmesi, ele geçen maddelerin kişisel kullanımın üzerinde paketçikler
halinde olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğinin sabit olduğu ve ele geçen maddeler içinde kokain de bulunması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca arttırım uyguladığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki nitelendirme ve uygulama konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceği” ihtarına yer verilmemesine ilişkin hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay tarihinde kimlik bilgilerini vermek istemeyen şahsın ihbarı üzerine, belirtilen yere gidildiğinde ihbardaki eşkal bilgilerine uyan sanık … ve yanında istinaf incelemesi sonucu hakkında verilen beraat hükmü temyiz edilmeksizin kesinleşen yaşı küçük sanık …’in bulunduğu görülerek, kısa süreli fiziki takip sonrası yanlarına yaklaşıldığı sırada kaçmaya başladıkları, sanık …’in kovalamaca sırasında yere attığı poşet içinde satışa hazır 21 paket halinde daralı 7,175 gram kokain ve 8 adet MDMA içeren tabletin arama yapılmaksızın hukuka uygun şekilde ele geçirildiği, sanık …’in “Ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisi olmadığına, bu maddeleri kendisinin yere atmadığına,” ilişkin savunması üzerine, tanık sıfatıyla dinlenen tutanak mümzilerinin “Olay tarihinde bir şahsın yere uyuşturucu madde attığını hatırladıklarını, ancak bu şahsın kim olduğunu hatırlamadıklarını, kendilerine okunan olay tutanağının içeriğini tekrar ettiklerini,” beyan ettikleri anlaşılmakla, ihbarda belirtilen eşkale uyan sanığın kolluk görevlilerini görünce kaçmaya başlaması ve bu sırada uyuşturucu maddelerin bulunduğu poşeti yere atması, ele geçen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği, paket sayısı ve satışa hazır halde bulundurulması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunu işlediğinin sabit olduğu, hukuki nitelendirme ve uygulamada, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilirken, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin değerlendirilmemesi” dışında isabetsizlik görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2019/4125 Esas, 2021/172 karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜ ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2013 tarihinde karar verildi.