Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2023/12945 E. 2024/15816 K. 08.02.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12945
KARAR NO : 2024/15816
KARAR TARİHİ : 08.02.2024

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/776 E., 2023/921 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması (Sanıklar …, … ve … yönünden); Bozma (Sanık … yönünden)

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.01.2023 tarihli ve 2021/440 Esas, 2023/44 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile sanıklar … ve … hakkında 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 100.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanıklar … ve … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/776 Esas, 2023/921 Karar sayılı kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ile sanıklar … ve …’ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; yabancı uyruklu sanığın kimliğini ispat edecek herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle sanık … hakkında kurulan hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık aleyhine hiçbir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğuna, 3. Sanık hakkında hakkaniyete aykırı boyutta cezaya hükmedildiğine; cezada indirime gidilmesi ve lehe olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın diğer sanıklarla eylem birliği içinde bulunmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eksik inceleme yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Re’sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay günü sanık …’ın ödünç alıp verdiği 34… plakalı araçla …’ın …’un yanına giderek İngilizce anlaşmaya çalıştığı, …’ın da kayınbabasına ait olan 48… plakalı araçla aynı yere geldiği, …’un telefonu ile uyuşturucu tedarik edenlerle görüştüğü, …’a görüşmenin Çerkezköy’de olacağına dair mesaj gelmesi üzerine … ile …’un 34 plakalı araçla; …’ın da 48 plakalı araçla yola çıktığı, …’a gelen konuma hep birlikte gidip … ile …’in, … aracılığı ile buluştukları şahıslardan uyuşturucuyu aldıkları, uyuşturucunun 48.. plakalı araca konulduğu, … ile …’un …’ın kullandığı araca binerek harekete geçtikleri, …’in ise 48… plakalı aracı kullanarak arkalarından geldiği, akabinde 48…ve 34… plakalı araçların öncü-artçı şeklinde Trakya-İstanbul istikametine doğru gelerek yüklü miktarda uyuşturucu madde sevkiyatı yapacaklarına dair ihbar gelmesi üzerine kollukça durduruldukları, …’ın kolluk görevlilerini görünce kaçmaya çalıştığı, yapılan aramada 48… plakalı aracın bagajında farklı valizlerde bulunan 35.454,0 gr. olup % 60 oranında esrar elde etmeye elverişli hint keneviri bitki parçalarının ele geçirildiği olayda; …’in suçu ikrar ederek …’un yönlendirmesiyle temin ettiği uyuşturucuyu satmak için teslim aldığını beyan etmesi, kullandığı araçtan yüklü uyuşturucu ele geçirilmesi, diğer sanıkların da eylemlerinin ihbar, PTS kayıtları ve diğer delillerle sabit olması nedenleriyle; beyanlarının salt ikrar mahiyetinde olup suçun ortaya çıkmasına ya da faillerin yakalanmasına hizmet eden bir nitelikte olmadığı değerlendirilmekle; sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı, …’ın, …’in kendisinden iki araç istemesi üzerine şüphelenmeden kabul etmesi, uyuşturucuyu valizleri gördüğünde öğrendiği kabul edilse bile sanığın bu

hususu öğrendikten sonra gerekli yerlere bildirmeyip …’e kayınbabasına ait aracı bırakıp yoluna devam etmesi ve yine sinirlenerek olay yerinden ayrıldığını belirtmesine rağmen iki aracın öncü artçı olarak yola devam etmesi dikkate alındığında; hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilmediği, zira …’in sorguda …’ın uyuşturucu alacaklarını bildiğine dair beyanı da gözetilerek suça iştirak ettiği kanaatine varıldığı, …’un, arkadaşı olduğunu beyan ettiği kişiye dair herhangi bilgi sunamadığı, … ve diğer sanıkların uyuşturucuyu bilinmeyen şahıslardan almayı organize eden şahsın … olduğuna ilişkin beyanları da göz önüne alınarak; aşamalardaki birbiri ile çelişen ve hayatın olağan akışına aykırı savunmasına itibar edilmediği, … ve …’in …’ın yabancı sanıkla tercüme işi için yanlarında bulunduğunu beyan ettikleri görülmüşse de; sanığın beyanı ile sabit olduğu üzere …’la İngilizce çok iyi anlaşamadıkları halde sanıklarla uyuşturucunun temin edildiği Çerkezköy’e neden gittiğine ilişkin bir açıklama getiremediği, …’ın … ile iletişimde olup …’a gelen mesajları çevirmesi karşısında uyuşturucu ile ilgili herhangi bir bilgisinin bulanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine …’ın Çerkezöy’e neden iki araçla gidildiğini sorgulamadığı, …’ın Çerkezköy’e giderken …’ın kendisine yetişmesini beklediği, dönerken de öncü olan aracı kullandığı göz önüne alınarak …’ın savunmasına itibar edilmediği; bu itibarla sanıkların iki araç ile birlikte gidip birbirlerini takip etmelerinin uyuşturucu taşıyan aracı perdelemek amacıyla olduğu; zira Çerkezköy’e giderken bile …’ın yavaşlayarak …’ın kendisine yetişmesini beklemesi, uyuşturucuyu aldıktan sonra öncü artçı şekilde birbirlerini takip etmeleri, …’ın kullandığı aracın önden giderek polisleri gördüğünde durması şeklindeki eylemleri incelendiğinde; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde üzerlerine atılı suçu işledikleri kanaatine varılarak mahkûmiyetlerine karar verilmiş; ele geçirilen uyuşturucu miktarı, suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, sanıkların güttüğü saik göz önüne alındığında; temel ceza tayini sırasında alt hadden uzaklaşılıp sanık sayısının 3’den fazla olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırım yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümlerde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık müdafiinin, kanuni süresi içerisinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 17.08.2023, 11.09.2023, 15.09.2023, 18.12.2023, 02.01.2024, 08.01.2024 tarihli dilekçeleri ve 05.02.2024 tarihli beyanı ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanıklar …, … ve … müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/776 Esas, 2023/921 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık … hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2024 tarihinde karar verildi.