YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/5538
KARAR NO : 2023/2708
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2313 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2007 tarihli ve 2007/325 Esas, 2007/383 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un (2313 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kısa süreli hapis cezasının 5 ay süre ile gönüllü olmak koşuluyla kamu hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmiştir.
B. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2007 tarihli ve 2007/325 Esas, 2007/383 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 29.11.2012 tarihli ve 2011/19667 Esas, 2012/17754 Karar sayılı kararı ile;
“1. Hükümden sonra 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile sözü edilen maddenin altıncı fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun’la eklenen cümle dikkate alınarak, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Sanık müdafiinin son oturumdaki erteleme talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3. 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi hükümleri gereğince; mahkûm olunan kısa süreli hapis cezasının, gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilebileceği gözetilmeyerek, sanığa gönüllü olup olmadığı sorulmadan ve ayrıca, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımı yerine, farklı bir kavram olan, kamu hizmetinde çalıştırılmaya çevrilmesi,” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.02.2013 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/97 Karar sayılı kararı ile sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verilmiş, karar 22.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
B. Sanığın 29.03.2014 tarihinde işlediği suça ilişkin mahkemesince ihbarda bulunulması üzerine, Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/998 Esas, 2021/812 Karar sayılı
kararı ile 14.02.2013 tarihli ve 2013/36 Esas, 2013/97 Karar sayılı hüküm açıklanarak sanığın kenevir ekme suçundan, 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2313 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve aynı Kanun’un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
B. Suçun işlendiği 12.09.2007 tarihi ile hüküm tarihi arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile bu kararı kaldıran suçun işlendiği tarih arasındaki durma süresi çıkarıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/998 Esas, 2021/812 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.