Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2011/11509 E. 2011/11864 K. 19.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11509
KARAR NO : 2011/11864
KARAR TARİHİ : 19.09.2011

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 01.10.1994-22.08.2008 tarihleri arası yersiz ödemeden dolayı geri istenen 55.752,64 YTL Kurum işleminin iptali ile 2008/8. ay itibariyle iptal edilen aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyarak ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacının 2147 ve 3201 sayılı Yasalara dayanarak borçlanması nedeniyle Türkiye’deki hizmetleri de dikkate alınarak 01.10.1994 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmış, ancak, 28.02.1997 tarihine kadar yurtdışından işsizlik yardımı aldığı gerekçesi ile aylıklarının iptal edilmesi üzerine, ödenen aylıkları borç kaydedilmiş olduğundan davacı, dava dilekçesi ile, yersiz ödemeden dolayı kurum tarafından 55.752,64 YTL’nin borç kaydedilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Dairemizin bozma ilamı öncesinde mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının 01.10.1994-28.02.1997 tarihleri arasında Türkiye’deki çalışmaları ile, 2147 sayılı Yasaya tabi borçlanması dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine, davacının 01.03.1997-22.08.2008 döneminde ödenen yaşlılık aylıklarından dolayı borçlu bulunmadığının tesbitine, 22.08.2008 tarihinden itibaren iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden ödenmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir. Bozma ilamında “Mahkemenin tesbite ilişkin hükmü yerinde ise de davacı aynı zamanda 55.752,64 YTL borcu bulunmadığının tespitini de talep etmiş olduğu halde, sadece tespite karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş, tespit hükmü yanında davacının, 01.10.1994-28.02.1997 tarihleri arasında Kurumun talebe hakkı bulunduğu miktarın HUMK’nun 388-389. maddeleri gereğince belirtmesi gerekir.” Gerekçesi belirtildiği ve mahkemece de bozma ilamına uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmeyerek istirdadı gereken miktarın yanlış belirlenmesi isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının, 2147 sayılı Yasaya tabi borçlanması ve Türkiye’deki çalışmaları ile hak ettiği aylık miktarından, kurumca bu sürelere 3201 sayılı Yasaya tabi borçlanması da eklenerek belirlenen sigortalılık süresi üzerinden ödenen aylık miktarı arasındaki fark, faizi ile birlikte belirlenerek, davacının davalı Kuruma borçlu olduğu ve borçlu olmadığı rakamların belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.