Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/13812 E. 2013/18762 K. 10.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13812
KARAR NO : 2013/18762
KARAR TARİHİ : 10.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, tespit istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) İstem, 15.01.1983 – 31.05.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun hükümleri kapsamında zorunlu sigortalı olunduğunun tespitine ilişkin olup, 26.08.2003 günü davalı Kuruma verilen giriş bildirgesi üzerine tescil edilerek 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı 31.05.2001 tarihi itibarıyla başlatılan davacının 11.09.2003 günü Kuruma başvurarak 15.01.1983 – 31.12.1985 döneminde vergi, 26.01.1983 tarihinden itibaren meslek kuruluşu (oda) kaydının bulunduğunu bildirdiği anlaşılmaktadır.
1479 sayılı Kanunun 26. maddesinde, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı, bu Kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıkları günden itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorunda oldukları, aksi durumda Kurumca kendiliğinden tescil işleminin gerçekleştirileceği belirtilmiş olmasına karşın, anılan Kanunda sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin belirli tarihlerden başlatılmasını öngören düzenlemelere de yer verilmiştir. Bunlar, 20.04.1982 günü yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanuna eklenen ek geçici 13. madde, 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına karşın 08.08.2001 günü yürürlüğe giren 26.10.2000 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen 619 sayılı KHK’nin geçici 1. maddesi, 02.08.2003 günü yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunla 1479 sayılı Kanuna eklenen geçici 18. maddedir. Bu düzenlemelerdeki ortak nokta, tescilin belirtilen tarihlerden sonra yapılmasına karşın, Kanunda tanınan süreler içinde borçlanma hakkının kullanılabilecek olunmasıdır
Davanın temel yasal dayanağı niteliğindeki geçici 18. maddede, bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olanların sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 04.10.2000 gününden itibaren başlayacağı, ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları, 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemeleri, belgelenen bu sürelere ilişkin olarak hesaplanacak prim borçlarını, tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemeleri kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği açıklanmış olup, söz konusu maddede öngörülen başvurusu süresi 05.02.2004 günü mesai bitimi itibarıyla sona ermiştir.
İnceleme konusu davada; 26. madde düzenlemesi ile sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal 6 aylık süresi içerisinde 11.09.2003 tarihli başvurunun geçici 18. madde kapsamında Kuruma yöneltilmiş borçlanma istemi olarak değerlendirilmesi, buna göre vergi kaydının bulunduğu 15.01.1983 – 31.12.1985 dönemi yönünden davacının anılan maddede tanınan hak ve olanaktan yararlandırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu dava konusu istemin tümüyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.