Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/8605 E. 2013/20573 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8605
KARAR NO : 2013/20573
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı … avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da, hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, Kurum tarafından gönderilen peşin değer cetvelindeki gelire girme tarihi itibariyle bağlanan gelirin ilk peşin değerine hükmetmek gerekir.
Öte yandan, sigortalıya aynı zamanda yaşlılık aylığı bağlanması nedeniyle, iş kazası gelirinin 506 sayılı Yasanın 92. Maddesi uyarınca yarıya indirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının tazminle sorumlu olduğu ilk peşin sermaye değerli gelir miktarının; gelirin başladığı tarih itibariyle 506 sayılı Yasanın 92. Maddesi uyarınca indirilmiş hali üzerinden hesaplanan ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına, indirme tarihine kadar yapılan, fark fiili ödeme miktarının da eklenmesi suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin değeri 52.202,10 TL olduğu halde, 92. Madde gözetilmeyerek ve gelirde kanunlar ve katsayılar nedeniyle meydana gelen artışları da dahil etmek suretiyle hesaplama yapılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanmakta olan Mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün tamamen silinerek, yerine,” Davanın kısmen kabulüne,1-) 36.541,47 TL gelirin onay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-)Harçlar Kanuna göre hesaplanan 2.496 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-)Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT’e göre hesaplanan 4270 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-)Bu dava nedeniyle yapılan 835 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine” yazılmasına, gerekçenin ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.