YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/996
KARAR NO : 2013/16047
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılması gerektiğinin ve bu nedenle Kuruma gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … Tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava eksik işçilik bildirimine dayalı prim borcu nedeniyle 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılması gerektiğinin ve gecikme zammı borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının taahhütname vermediğinden ve taksitlendirme talebinde bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Eksik işçilik tesptine dayalı olan kesinleşmemiş prim alacakları 6111 sayılı Yasa kapsamına alınmış, buna ilişkin olarak anılan Kanun’un 14. maddesinin 1. bendinde;
(1) 30/11/2010 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin olup, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak için bu Kanunun yayım tarihini izleyen ikinci ayın sonuna kadar başvurulduğu halde bu sürenin sonuna kadar Kurumca resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilememiş olan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için TEFE/ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, ilk taksit bu Kanuna göre hesaplanan tutarın işverene tebliğ edildiği tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi halinde, bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir. Şu kadar ki, bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar resen tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen eksik işçilik tutarları üzerinden hesaplanan sigorta prim
tutarları, bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alacaklar için öngörülen süre ve şekilde ödenir.” düzenlemesi öngörülmüştür.
Dosya kapsamına göre; davacı şirkete ait ihaleli işin (sosyal konut inşaatı) 26.4.2005 tarihinde bitirildiği, Kurumca, eksik işçilik tespiti yapıldığı ancak prim tahakkuku henüz kesinleşmeden, davacının 27.5.2011 tarihinde 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılmak için başvurduğu, Kurum tarafından 6111 sayılı Yasa’da öngörülen şekilde prim borcu yeniden hesaplanarak, taksitlendirme anlaşması davacıya tebliğ edilmesi gerekirken, 16.11.2011 tarihinde ek prim tahakkuku tebliğ edilerek gecikme zammı hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Davacının Yasa’dan yararlanmak için süresinde yaptığı başvuru üzerine Kurum tarafından 6111 sayılı Yasada öngörülen şekilde prim borcu hesaplanarak (gecikme zammı silinerek), taksitlendirme anlaşmasının davacıya tebliğ edilmesi gerekirken, 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılmaması, usul ve Yasa’ya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Mahkemece, sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında inceleme yapılmaksızın, yetersiz incelemeye dayalı olarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 12.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.