YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6002
KARAR NO : 2020/5208
KARAR TARİHİ : 11.03.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Katılanın yüzüne karşı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, itiraz süresinin ”tefhim” yerine ”tefhim veya tebliğ” tarihinden itibaren başlayacağı belirtilerek kanun yolunda yanılgılı uygulamaya yol açıldığı bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere; verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanışımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 25.09.2014 tarihli ve 2014/502 Esas 2014/274 Karar sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 08.06.2010 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının inceleme tarihine kadar gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.