Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2020/881 E. 2021/14324 K. 16.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/881
KARAR NO : 2021/14324
KARAR TARİHİ : 16.11.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma sonrası yapılan yargılamada ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne dair, karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, mahkemece, verilen 18/01/2018 tarihli hüküm, davacının ve eski eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıklarının tespiti bakımından ilk bozma kararımız çerçevesinde araştırma yapılmak üzere dairemizce bozulmuştur.
Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, … Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 …, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Eldeki davada ise, mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, Dairemizin son bozma ilamı sonrasında emniyetten kolluk tutanağı alındıktan sonra, bozma gereklerinin yerine getirilmesi için başkaca bir araştırma ve irdeleme yapılmaksızın 07.08.2019 tarihli tutanak ile yetinilerek, yazılı şekilde karar verildiği, oysa davacının tespit yapılan … Sitesinde oturduğu ve 12.09.2010 tarihli halkoylaması seçimlerine katıldığı, en son 04.11.2010 tarihinde ikametinin değiştiği bu adresinde, dava konusu borç işleminin tahakkuk dönemi olan 01.10.2008-26.05.2010 tarihleri arasında, bu adresteki ev sahibi …, komşu olarak … ve site görevlisi olarak … isimli tespitli kişilerin beyanlarının alınması ile … sitesi site güvenlik görevlilerinin dahi işyeri sicil numaralarının davalı Kurumdan sorularak sigorta ve TC. kimlik numaralarından tespiti ve beyanlarının alınması ile …mahalle Muhtarlarının araştırılıp konu hakkında ifadelerinin belirlenmesi, sonraki …(…) Sitesi adresinden de ev sahibi … ve muhtarın beyanlarına başvurulması ile resen belirlenebilecek diğer deliller ile davalı kurumun işleminin yerindeliğinin denetlenmesi gerekleri üzerinde durulmadığı anlaşılmakta olup, davacının kontrol memuruna verdiği ifadenin aksinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı hususu ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde ayrıntılı bir araştırma ile “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun netlikle belirlenmesi ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne dair karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları nazara alınmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 16.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.